MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

Merkez sağın 'Ergenekon'la imtihanı

Bugünlerde DP kongresi nedeniyle merkez sağ partiler ve Ergenekon örgütü ilişkileri yine tartışma gündeminde.
2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle merkez sağın iki partisi DYP ve Anavatan'ın Meclis'e girmemelerinde emekli komutanların ciddi etkisi olduğu ileri sürülmüş, hatta Genelkurmay başkanlarından emekli orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'nın konuyla ilgili ses bantları yayınlanmıştı.
O süreç henüz tam aydınlatılamadı ama herkesin vicdanında bir kanaat oluştuğu kesin. Bu kanaati, Ergenekon davasının ikinci iddianame eklerinde ortaya çıkan belgeler de doğruluyor.
Eklerde, Cumhuriyetçi Çalışma Grubu'nun yaptığı istihbarat çalışmalarına çok geniş yer veriliyor. Dönemin iki kuvvet komutanı, Şener Eruygur ve Hurşit Tolon'a iletilen raporlarda merkez sağın 2003 yılındaki durumu bütün ayrıntılarıyla ele alınıyor ve neler yapılabileceği sıralanıyor.
Raporun başlığı bile dikkat çekici:
"Mahalli seçimler öncesi ortamın şekillendirilmesi..."
Yani açıkça siyasi ortama bir şekil vermek isteniyor.
Bu çerçevede ele alınan raporda önce, 2002 seçim sonuçları ve siyasi partilerin oy oranları değerlendiriliyor.
Bu değerlendirmede merkez sağ partiler, ANAP ve DYP'nin özel bir yeri var.
Nedeni de belli, AK Parti'ye karşı bu iki partiyi birleştirmek istiyorlar.
Ancak bu çaba harcanırken, hazırlanan "Biyografik İstihbarat" çalışması tam anlamıyla bir "tehdit" unsuru niteliğinde...
Daha önce de yazıldı, örneğin o dönem ANAP Genel Başkanı olan Ali Talip Özdemir'le ilgili şöyle deniyor:
"Belediye başkanlığı döneminde Fethullahçı gruplarla yakın ilişkiye girdi. Atatürkçü STK'larına karşı tavır aldı."
Bilgiler ne kadar doğru olduğu bilinmez ama okuyana çarpıcı geldiği kesin.
İşte onlardan biri:
"Emekli tümgeneral Erdal Şener'de kaset var."
Benzer iddiaların yer aldığı raporlar daha sonra genel başkan olan Nesrin Nas'ın iş ve siyasi ilişkileri için de hazırlanmış. O raporlardan birinde işadamı Zeynel Abidin Erdem'le ortaklığa dikkat çekilip, şöyle deniyor:
"Z. Abidin Erdem'in şirketinde orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın kızı Bengü Caymaz çalışıyor. Z.A. Erdem, CIA ve Genelkurmay arasında arabulucu olduğunu iddia ediyor..."
Bu raporlarla neyin hedeflendiği açık değil mi?

"Ağar'ın desteklenmesi gerek..."
Şimdi gelelim bu raporun son bölümüne...
Bu bölümde yer alan bilgiler hem Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşananları doğrular nitelikte, hem de merkez sağın neden doğru bir rota izleyemediğini gösterir özellikte.
"Sonuç" bölümünde yer alan şu tespit gerçeği anlatmaya yetiyor:
"ANAP ve DYP genel başkanlarının biyografik istihbaratlarına istinaden durumları değerlendirildiğinde, DYP genel başkanının daha güvenilir olduğu, bu nedenle M. Ağar'ın desteklenmesi gerektiği,
Kısa vadede sayıları 55'i bulan DYP kökenli AKP milletvekilinden mümkün olduğu kadar çoğunun DYP'ye transfer edilmesine..."
Bu tespitler, Ergenekon'un "biyografik istihbaratçı"larının siyasete nasıl müdahale etmek istediklerini gösteriyor.
Kim bilir belki de bu istihbaratlarla merkez sağ bu hale getirildi.
Ama buna rağmen, hâlâ merkez sağ siyasetçiler bu hesaplaşmayı yapmadılar ya da yapmak istemiyorlar.
Şimdi adı geçen bu partilerden DYP'nin devamı Demokrat Parti'nin, hafta sonu olağanüstü kongresi yapılıyor. İşte bu kongre merkez sağa, siyasete müdahale edenlerle hesaplaşma fırsatı sunuyor.
Bakalım, merkez sağ siyasi aktörleri içine yuvarlandıkları devletçi düşünceden arınarak ve kendilerini kuşatan statükocu güçlerle hesaplaşarak bu fırsatı şansa çevirecekler mi?
Çevirmezlerse "eski iktidar günleri"nin hayalini kurmakla yetinecekler, o kadar...
BİZE ULAŞIN