MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

'Fenerbahçe Cumhuriyeti'nde demokrasi var mı?

Siyasi parti kongreleri ne kadar çekişmeli geçiyorsa futbol kulüplerinin kongreleri de bir o kadar çekişmeli ve heyecanlı geçiyor.
Heyecanlı geçiyor çünkü kulüplerdeki "iktidar" sahipliği "güç ve etkinlik" açısından çok daha önemli... Bu nedenle spor kulüplerinde de siyasi partileri aratmayacak bir iktidar mücadelesi var.
Tabii bu noktada en dikkat çekici şey tıpkı siyasi partilerdeki gibi kulüplerde "kulüp içi demokrasi"nin var olup olmadığı...
Bu da nereden çıktı, demeyin...
Ortada bir "Fenerbahçe Cumhuriyeti" olduğu kesin...
Peki, o cumhuriyette demokrasi var mı?
Bu sorunun nedeni bugünlerde mevcut başkan Aziz Yıldırım'a karşı işadamı Şadan Kalkavan'ın adaylığını koyması. Kalkavan adaylığını koydu ama yönetimine alacağı ünlü isimlerle temasa geçince inanılmaz bir tepkiyle karşılaştı. Önceki gün konuştuğum Kalkavan şöyle diyordu:
"Kimi yönetime almaya kalktıysak Aziz Yıldırım onu arıyor. Herkesi 'sakın onun listesine girmeyin' diye uyarıyor. Fettah Tamince'yi de Mehmet Cengiz'i de aramış. Hatta Mehmet Cengiz'le konuşmasına Cavit Çağlar da tanık. Onların bu uyarılara aldırdığı yok ama bu demokratik bir yarışa uygun değil."
Tıpkı siyasi partiler gibi kulüp seçimlerinde de demokrasi dışı yöntemler kullanılıyor. Kalkavan'ın listesinde yer alan eski Fenerbahçe yöneticisi Hakan Bilal Kutlualp, bu durumun sadece yönetici düzeyinde kalmadığını, üyelere kadar indiğini şöyle dile getiriyor:
"Büyük Fenerbahçe kongre üyelerinin oylarının uçak bileti veya herhangi bir maddi vaatle değiştirilebileceği fikri, cahillik ve saygısızlıktır."
Bu kaygı ister istemez kulüp seçimlerinde "Demokrasi var mı?" sorusunu gündeme getiriyor.
Aziz Yıldırım'ın tesisleşme konusundaki başarısı bu nedenle kimseye yeterli gelmiyor. Sportif başarı ve kongre iradesine saygı isteniyor.
Fenerbahçe yönetimine hazırlanan muhalif listede son dönemin yıldızı parlayan ismi İSO Başkanı Tanıl Küçük ve Tezcan Yaramancı gibi kamuoyunun yakından tanıdığı güçlü isimler var. Bu isimleri listesine alan Kalkavan, "değişim" sloganıyla yola çıkıp öncelikle Yıldırım'ı değiştirmek istiyor...
Bakalım bu değişim talebi "Fenerbahçe Cumhuriyeti"ni demokrasiyle buluşturmaya yetecek mi?
BİZE ULAŞIN