TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

DP'ye kaynak bulma formülü

DP ile Anavatan Partisi birleşme konusunda ilk adımı attı. Büyük olasılıkla da devamı gelecek. İki parti önce kongrelerini yapacak ardından da yeni bir isim altında, örneğin "Birleşik Merkez Parti" olarak siyasi çalışmalarına başlayacak.
Teorik olarak kulağa hoş geliyor.
Zaten amaç da toplumda böyle bir algı yaratmak.
Ancak bu çabaya rağmen kafalarda oluşan soru işaretleri hâlâ devam ediyor. Çünkü eski siyasilerin toplumda bir karşılığı olmadığı bilinen bir gerçek. Yapılan son kamuoyu yoklamaları da bunu gösteriyor. Araştırmalarda yüzde 1'lere düşen DP ile yüzde 1'in altındaki Anavatan Partisi'nin birleşmesi dünyayla buluşmak isteyen Türkiye toplumuna umut mu olacak? Toplumun onları bir umut olarak görmemesi bir yana, bu oluşumda da kimsenin umut olma gibi bir derdi yok.
Peki, bu durumda neden DP böylesine önemsendi ve bazı kesimlerden ciddi destek gördü?
Sorunun cevabı Türkiye'nin içinden geçtiği siyasi süreçle yakından ilgili.
DP kongresinin sürdüğü gün Mehmet Ali Bayar'a yakınlığıyla bilinen bir siyasetçi şöyle diyordu:
"Asıl amaç siyaset yapmak değil."
Bu cevabın şifrelerini bir başka deneyimli siyasetçi çözüyor: "Bu çok uzun zamandan beri planlanan ciddi bir organizasyondur. Arkasında bir konsorsiyum var. Bu konsorsiyumda Süleyman Demirel, Hüsamettin Cindoruk, Mesut Yılmaz, Mehmet Ağar, Mehmet Haberal, Bedrettin Dalan ve bir medya patronu var. Hedeflenen yeni bir 28 Şubat yapılanmasıdır. DP delegesi buna alet edilmiştir."
Bazı siyasilerin iyi niyetle baktığı DP ve Anavatan Partisi'nin birleşmesi de bu planın bir parçası mı olacak?
Deneyimli siyasetçi sürecin bundan sonrasını şöyle anlatıyor.
"Bu yapılanmanın iki ayağı var, biri Ergenekon'u sulandırmak, ikincisi ise iktidar partisini yıkmak. Seçime kadar parçalı şekillerde iktidara ve Ergenekon sürecine taciz ateşi yapılacak. MHP'nin almayıp, CHP'nin aldığı pozisyonu diğer siyasi partilerle güçlendirmek istiyorlar. Buna Şener'in partisi de dahil."
Bu öneri çok tartışılır!

Böylece 2003 yılından bu yana AK Parti karşısında hayali kurulan cephenin oluşması da hayata geçirilmiş olacak. Darbe girişimleri, 367 dayatmaları, 27 Nisan e-muhtıralarıyla önü kesilemeyen AK Parti'yi durdurmak için bütün merkez sağcılar bir araya getirilmek isteniyor. Sonunda sivil siyaset yolu tercih edildi ama bu kez de ortaya yıpranmış isimlerle çıkıldı.
Ayrıca hesaba katılmayan isimler gerçeği de var. Bu noktada iki partinin birleşmesi gerçekleşse bile merkez sağın toplanamayacağını ileri süren "deneyimli siyasetçi" ilginç bir başka noktaya dikkat çekiyor:
"Bu süreçte en büyük darbeyi Tansu Çiller yedi. Oyun kuracak alanı kalmadı. Çıkıp '28 Şubatçılara partiyi teslim etmeyeceğiz' deseydi farklı bir kongre olurdu. Ama demedi ve o da oyun dışı kaldı. Ancak Tansu Çiller, Aydın Menderes ve Mehmet Ali Bayar'ın dışarıda kaldığı bir birleşik merkez sağ nasıl olacak? Bu işi planlayanların işi de kolay değil."
Son dönemde siyasetin hareketlenmesiyle yeni şeyler bekleyenlerin hayal kırıklığı yaşayacağını ileri süren "deneyimli siyasetçi" sözlerini çarpıcı bir iddiayla bitiriyor:
"Demirel'in kendine gelen bir heyete söylediği önemli bir söz var: 'Eğer, bir medya patronuna 800 milyon TL civarında ceza vuruluyorsa o medya patronundan bu harekete 100 milyon TL alınabilir.' Sanırım bu söz pek çok şeyi açıklıyor."
BİZE ULAŞIN