TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

'Kirli Plan'cılar açığa çıkacak mı?

Türkiye şimdi Taraf gazetesinin hafta sonu duyurduğu "AKP ve Gülen'i bitirme Planı"yla ilgili haberi tartışıyor.
Aslında planın içeriği, hedefi bilmediğimiz şeyler değil. İki yıldır Türkiye'nin gündeminde olan Ergenekon'un yapmak istedikleri de bu değil miydi?
Onlar da kaos yaratacaklar sonra da darbe yapacaklardı...
Son belgede ürkütücü olan hatta Ergenekon'un kapsama alanında olanları bile şaşırtan şey, belgeyi kaleme alanların pervasızlığı ve belgenin tarihi.
Belgenin tarihi Nisan 2009.
Yani Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ' un yeni açılım işareti verdiği TSK'nın demokrasiden vazgeçmeyeceğini açıkladığı günler...
Meğer o günlerde aynı kurumun daha alt kademelerinde ürpertici "kirli plan"lar hazırlanıyormuş.
Geçmişte yapılan kuşatmalar, kışkırtmalar kesmediği için bu kez daha pervasız yöntemler devreye sokulmuş.
Neler yok ki o pervasız planların içinde.
"AK Parti içinde ajanlar harekete geçirilecek"
"Işık Evleri'nde silah ve mühimmat bulunması sağlanacak"
Yetmezse Fethullah Gülen cemaati ile PKK arasında işbirliği olduğu ileri sürülecek. O da yetmezse CIA ve Mossad ile irtibatlı olduğu propagandası yapılacak.
Peki, bunlar ortaya çıktıktan sonra TSK yönetimi ne yaptı?
Hızlı bir şekilde Genelkurmay Askeri Mahkemesi habere yasak koydu.
Cevap ise ancak iki gün sonra geldi. Ve ne yazık ki TSK'nın cevabı kimseyi tatmin etmedi:
Bu tatminsizliği büyük olasılıkla o cevabı kaleme alanlar da yaşadı ki ortaya şu paragraf çıktı:
"Askeri Savcılığımızca olayla ilgili olarak yapılan soruşturmada şu ana kadar elde edilen deliller değerlendirildiğinde, ele geçirildiği iddia edilen belgenin Genelkurmay Başkanlığı'nın herhangi bir biriminde hazırlanmadığına ilişkin bir kanaate varılmıştır."
Toplum "kanaat" değil somut cevap bekliyor.
Haberde "İrtica ile Mücadele Planı" nın nerede hazırlandığı çok açık biçimde ortaya konuyor; Genelkurmay Harekât Başkanlığı 3'üncü Destek Şube Müdürlüğü...
Altındaki imza da belli; Kıdemli Albay Dursun Çiçek.
Peki, bu bilgilerin doğru olup olmadığını araştırmak çok mu zor?
Daha ilginç olanı dün Taraf gazetesinde yer alan emekli bir orgeneralin açıklamasıydı.
Emekli General, İrticayla Mücadele Eylem Planı hazırlığının Ocak ayında başladığını ve İlker Başbuğ'u uyardığını söylüyordu.
TSK yönetimi bu noktada tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya...
Tabii asıl sorumluluk hükümette...
Hükümet kendisine bağlı bir kurumda, kendisini yıkmaya çalışanları yargı önüne çıkarmak zorunda.
Darbeciler ve toplum mühendisleriyle bu hesaplaşma yapılmadan Türkiye'nin gerçek demokrasiye ulaşması zor görünüyor.

AK Partililer de "Bale" sever
İstanbul Küçükçekmece Belediyesi, bölgelerini "Küçük İstanbul" olarak tanımlıyor. Gerçekten de öyle... Son beş yılda Küçükçekmece'de müthiş bir değişim oldu.
Kentsel dönüşüm projeleri, yeni yapılan modern yaşam alanları, yine açılan sanat ve kültür merkezleri, toplumun her kesimini bir araya getirerek yeni bir toplumsal sentez yarattı.
Önceki gece Küçükçekmece Belediyesi'nin bir etkinliğine katıldım. Son bir yıl içinde üç sanat ve kültür merkezinde gitardan, baleye, kemandan bilgisayara bir dizi alanda eğitim alan tam 19 bin gencin sertifika töreni vardı.
Törene katılanlar, adeta Türkiye'de yaşam biçimleri üzerinden yürütülen siyasi tartışmaları tekzip ediyor, ön yargıları kırıyordu.
Düşünsenize Türkiye'nin siyasi arenasında "Bale'ye, Opera'ya giderler mi?" tartışması sürerken, AK Partili bir belediyenin sanat merkezinde minik kızlar, klasik müzik eşliğinde bale gösterisi sunuyordu.
Törende konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay'ın "Atatürk'ün 'muasır medeniyetlerin üstüne çıkacağız' hedefine iyi eğitim almış kuşaklarla ulaşacağız" sözünü dinlerken, bir tek şeyi düşündüm;
"Biz ön yargılarımızdan kurtulursak Türkiye kurtulur."
BİZE ULAŞIN