MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

CHP'li Kürtler neden susuyor?

Türkiye belki de ilk kez toplumun her kesiminin ilgiyle izlediği bir sorunu tartışıyor; "Kürt açılımı…"
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, tarihi fırsata ilişkin çabalarını sürdürüyor.
Başbakan Erdoğan nihayet AK Parti genel başkanı sıfatıyla DTP Eş Başkanı Ahmet Türk'le görüşüyor.
DTP yetkilileri de sürece uygun sıcak mesajlar veriyor ve uç çıkışlardan uzak duruyor. Ve en anlamlısı Şehit Anaları Diyarbakır'da PKK saflarında çocuklarını kaybeden analarla buluşup şunu söylüyorlar:
"Biz bir araya geldik. Şimdi sıra sizde…"
Gerçekten son 25 yılda yakalanabilen en barışçıl iklimin içindeyiz.
Peki, Kürt meselesinde böylesine sıcak bir zemin yakalanmışken öteki siyasi partilerde durum ne?
İşin doğrusu mevcut siyasi partiler çözümün değil, kutuplaşmayı derinleştirmenin peşinde…
Toplum muhalefetin yarattığı bu kaygıya rağmen yine umutlu…
Bir haftalık tatil süresince toplumu, farklı mekanlarda izlemeye çalıştım. Bodrum Yalıkavak çarşısında okey oynayanlar da, İstanbul Sarıyer'deki balıkçı da bu çabalara umutla bakıyor ve şu soruyu soruyorlar;
"Açılım iyi de sonu gelecek mi?"

CHP daha net olmalı!

Vatandaşın bu soruyu sormasının en önemli nedeni hiç kuşkusuz muhalefet partilerinin, özellikle de CHP'nin tavrı…
Sosyal demokrat olduğunu söyleyen CHP'nin barış sürecine ilişkin söyledikleri herkes tarafından şaşkınlıkla izleniyor.
O şaşkınlığı yaşayan bir CHP'li şöyle diyor:
"Genel başkanımız 'Etnik kimliği milli kimliğin karşısına koymamak gerekiyor…' diyor. Milli kimliği de Türk Milleti olarak açıklıyor. Hani 'devlet etnik kimlikler karşısında kör olacaktı?' Türkiye 80 yıldır bu tezi savunuyor. CHP daha net şeyler söylemeli. Bu yaklaşımla Kürt sorunu çözülmez. Herkesi bir arada tutmanın yolu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Buna da kimsenin itirazı yok."
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın bu çıkışları yönetim katında olmasa da parti tabanından, sosyal demokrat çevreden ve Kürt toplumundan ciddi tepki alıyor.
Düşünsenize 1989 yılında ilk kez Kürt sorunu hakkında rapor hazırlayan bir parti şimdi çözüm sürecinin dışında kalıyor.
Siyaset kulislerinde bu tespiti yapanlar, CHP içindeki Kürtlerin ne düşündüğünü soruyor.
Örneğin sayıları sınırlı da olsa Mehmet Ali Özpolat, Sırrı Özbek, Mesut Değer, Tekin Bingöl ve Savcı Sayan gibi siyasetçiler Kürt açılımıyla ilgili parti yönetiminin tavrını destekliyorlar mı?
Tabii en çok merak edilen de "yenilikçiler" ya da "açılımcılar" olarak nitelenen Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin'in tavrı…
Siyasette "değişim" sloganıyla yola çıkıp, Türkiye'nin en kritik sorunu konusunda neden susuyorlar?

Çözüme uzak durulmamalı
CHP'nin Kürt meselesine uzak duruşu ister istemez sorunun bir kez daha kilitleneceği kaygısı yaratıyor.
Türkiye, son 25 yılda Kürt meselesiyle ilgili onlarca adım attı. Sanıyorum 8 kez pişmanlık, birkaç kez af yasası çıkarttı. Onlarca ekonomik paket açtı. Ama sorun çözülmedi.
Şimdi hem dış dünyanın koşulları, hem de iç siyasi gelişmeler Kürt sorununun çözülmesi için yeni bir fırsat sunuyor.
Kürt sorunu, kolay ve tek boyutlu bir sorun değil.
Bugün çözüm yolunu açsanız bile yıllarca süreceği çok açık… Sadece boşaltılan 3 bin köyün geri dönüşünü bir düşünün. Korucular tarafından işgal edilen bu köyleri sahiplerine nasıl vereceksiniz?
Ama Türkiye bu sorunu çözmek zorunda…
Çözecek gücü de var.
Tam da bu nedenle AK Parti iktidarda diye CHP ve diğer sol partilerin Kürt meselesinin çözümüne uzak durmamaları gerekiyor.
Başta CHP olmak üzere kendisini sol sayan her parti, Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunu rahatsız etmeyecek bir çözümün bulunmasına yardımcı olmalı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN