MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

Ecevit suikastından Bülent Arınç'a

Devlet Bakanı Bülent Arınç'ın evinin çevresinde, hem de eski adı Özel Harp Dairesi olan Seferberlik Tetkik Kurulu'nda görevli biri albay biri binbaşı iki askerin yakalanması akla geçmişin karanlık olaylarını getiriyor.
Getiriyor çünkü eski adı Özel Harp Dairesi olan bu kurumun geçmişi bir hayli karanlık. Ve o kurumu Türkiye bu yüzüyle iyi tanıyor. Uzağa gitmeye gerek yok, 70'li yıllarda ülkeyi iç savaşın eşiğine getiren çatışmanın arkasında hep aynı yapıdan söz ediliyordu: Kontrgerilla…
Bu yapının onlarca karanlık olayda imzası olduğunu o dönemi yaşayan herkes, başta da sol veya sosyal demokrat olduğunu söyleyenler biliyordu.
O yıllarda çok sayıda aydın katledildi. Kahramanmaraş, Çorum ve 1 Mayıs katliamları oldu. Dikkat edin hiçbiri aydınlatılamadı.
Bu açıdan en çarpıcı olay dönemin CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e yapılan Çiğli suikastıydı.
29 Mayıs 1977 tarihinde İzmir Çiğli Havaalanı'nda parti otobüsüne binerken uzun menzilden ateş edilmiş ve yanındaki Mehmet İsvan bacağından yaralanmıştı.
Kurşun "gazlı" bir kurşundu ve "füze cinsi bir silah"tan atılmıştı. Ayrıca Türkiye'de kullanımı özel kurallara bağlıydı.
İşte bu silahla eski Başbakan Ecevit öldürülmek istenmişti.
Peki, bir süre sonra yapılan seçimlerde yüzde 42 oy alan Ecevit'i kim öldürmek istemişti?
Daha sonra başbakan olmasına rağmen Ecevit bile bu sorunun cevabını veremedi. Ama bir adres gösterdi: "Kontrgerilla."
Takvim gazetesinden Mehmet Çetingüleç Ecevit'in olaya ilişkin görüşünü şöyle anlatıyordu:
"Belli ki bize karşı bir suikasttı. Devletin onun içinde olduğu belliydi. Sonra olay örtbas edildi."
Sanıyorum o suikasttan sonraydı Ecevit, ilk kez Kars Sarıkamış'ta "Kontrgerilla" nın varlığını dile getirdi.
Ve seçim meydanlarında "Kontrgerilladan hesap sormak bizim için bir borçtur" dedi ama dediğiyle kaldı ve hiçbir şey yapmadı, yapamadı.
Nerden nereye… O günlerde Kontrgerilla'dan hesap sorulmasını isteyen CHP'nin bugünkü yönetimi ne yazık ki o yapının bir devamı olan Ergenekon'un avukatlığını üstlenmiş durumda.
Aslında sadece Ecevit suikastı değil, geçmişte yaşanan onlarca olay örtbas edildi. Kimse bu karanlık yapının Türkiye'de neler yaptığını sorgulayamadı. Adeta siyasetin karşısında bir "dokunulmazlar sınıfı" vardı.
Şimdi lafı eğip bükmeye gerek yok. Cevabı aranan soru şu; Seferberlik Tetkik Kurulu'nda yani eski Özel Harp Dairesi'nde görevli albayla yüzbaşının Devlet Bakanı Bülent Arınç'ın evinin çevresinde ne işi vardı?
Elbette bu sorunun cevabı ve ayrıntıları ortaya çıkacak. Genelkurmay'dan yapılan açıklamada "başka bir izlemeden" söz ediliyor. Ama görünen o ki bu açıklama vicdanları rahatlatmadı. Polisin uzun bir izlemeden sonra tutuklama noktasına geldiği belli.
Ne çıkacağını yakında göreceğiz ama kafalarda hâlâ soru işaretleri var. Yıllarca devletin içindeki hukuksuz yapıların üzerine gidilemediği biliniyor. Onlar da bunu bildiği için hâlâ pervasızlar.
Tabii bu olayı, son bir yılda ortaya çıkan "ıslak imza""AK Parti ve Gülen'i Bitirme Planı", "Kafes Eylem Planı" ve şüpheli komutan intiharlarıyla birlikte düşünmek gerekiyor.
Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel yıllar sonra Yavuz Ağabey'e (Donat) ne demişti: "Devlet rutin dışı işler yapabilir"
Benim aklıma şu soru da geliyor. Geçmişte gerektiğinde rutin dışına çıkan "devlet" son dönemlerde yani AK Parti iktidarı döneminde kaç kez rutin dışına çıktı?
Acaba bu son olay da "Devletin rutin dışına çıkması" mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.