MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

CHP'de 'çift kişilik' krizi

Siyasetin merkezi Ankara'dan siyasi partilere bakınca "demokratik açılım" sürecinin yarattığı tartışma ve gerilimi görmemek mümkün değil.
Her partinin içinde bu gerilim var ve partililer giderek iki kampa ayrılıyor.
Ama en yoğun biçimde muhalefetteki CHP'de yaşanıyor.
Ve CHP içinde ciddi bir gerilim söz konusu…
Bu gerilim grizu patlamasına dönüşür mü bilinmez ama sabırların tükenmeye başladığı çok açık.
Aslında bu gerilim bugün ortaya çıkmış değil, bir hayli gerilere uzanıyor. 29 Mart seçimlerinde İstanbul'da başlayan içi boş "çarşaf açılımı" ve varoşlarla buluşma biraz olsun parti içinde birikmiş "gazı" aldı.
Hatta bir süre bu gaz alma ve Kemal Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin ikilisinin yarattığı "değişim umudu"yla gidildi.
Ama daha fazlası olmadı.
Değişim umudu bir başka bahara kalırken, parti eskisinden daha çok BaykalÖymen ikilisinin siyasi yaklaşımlarına teslim oldu. Zamanla bu siyasi yaklaşım kendi sözcülerini de yarattı. Onur Öymen, Canan Arıtman, Birgen Keleş, Esfender Korkmaz ve son olarak da Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt bu dalgaya katıldı.

Resmi Görüş - Gerçek Görüş

Toplumu ötekileştiren, ırkçılık kokan ve darbeleri öven açıklamalarıyla sadece kamuoyunu değil, CHP içinde kalan demokratları tam anlamıyla çileden çıkarttı.
Ama kimse de sesini çıkartamadı. Sustular…
Sustular çünkü seçimlere az bir süre kaldı. Ve herkes pozisyonunu koruma derdine düştü.
Tabii düşündüğünü söyleyemedikleri ve içlerine attıkları için de müthiş bir gerilim içinde.
Deprem gibi stres birikti.
Doğrusu bu gerçeği konuştuğumuz her CHP'lide görmek mümkün. Ve her CHP'li bu stres nedeniyle insanların karşısına "çift kişilik"le çıkıyor.
Eğer tanımıyorsa "resmi görüşü" savunuyor, tanıyorsa mevcut durumdan şikâyet ediyor, partinin yapması gerekenleri tek tek sıralıyor.
Bir siyasetçi CHP'deki bu durumu geçmişte Güneydoğu'da yaşananlara benzeterek şöyle diyordu:
"Baskıcı dönemlerde insanlar sizi tanımıyorsa gerçek görüşlerini söylemekten çekinirler. Diyarbakır geçmişte böyleydi. Bununla ilgili çok anekdot var. Bir AB görevlisi Diyarbakır havaalanına iner ve bir taksiye biner. Taksiciye durumlarının nasıl olduğunu sorar. Taksici devlet görevlisi olduğunu düşündüğü adama, çok iyi yaşadıklarını, devletten memnun olduklarını ve bir sorunları olmadığını söyler. Bunun üzerine AB temsilcisi taksiciye, 'Ben AB temsilcisiyim burada bir sorun yoksa geri döneyim" der. Taksici hemen atlar; 'Yok beyim dönmeyin demin size söylediklerim benim resmi görüşümdü.' İşte bugünkü CHP'lilerin durumu da bu taksiciye benziyor."
Kulislerde bu çift kişilikli yapıya daha fazla dayanılamayacağı ve yakın gelecekte CHP MYK ve Parti Meclisi düzeyinde ciddi patlamalar olacağı konuşuluyor.
Bu tespitleri etkili bir CHP'liye ilettiğimde şu yorumu yapıyor:
"Partide birçok insan karnından konuşuyor. Bu böyle gitmez. Eğer CHP bugünden bir çıkış yapmaz, dindarlar, Kürtler, Aleviler ve toplumun alt kesimiyle barışmazsa işimiz çok zor. Önümüzdeki seçim bizim açımızdan tarihi bir seçim olacak."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.