MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

FETÖ itirafçıları gerçek mi tuzak mı?

Türkiye'nin FETÖ'ye karşı mücadelesi çok yönlü sürüyor. Henüz işin başındayız ama önemli davalar arka arkaya açılmaya başladı, operasyonlar da hız kesmedi.
Buna karşı FETÖ de bütün terör örgütlerine hamilik yaparak, soruşturma ve davalarda da işin yönünü değiştirerek Türkiye'yi zora sokmanın derdinde.
Bu açıdan önemli bir tehlikeye dikkat çekmek istiyorum. Bugüne kadar yüzlerce hatta binlerce FETÖ mensubu gözaltına alındı veya tutuklandı. Aralarında önemli isimler de var.
Ancak birkaç isim var ki onların önemi tartışılmaz, ilk akla gelen Alaaddin Kaya...
Onu önemli kılan sadece Zaman gazetesinin eski sahibi ya da Taraf gazetesinin finansörü olması değil. Onu asıl ilginç kılan 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kaçmayıp, yakalanması hatta bazı iddialara göre bilinçli yakalanması... Bütün bunların bir hesaba dayandığı şüphesi var. İşte bu önemli isim, Kaya'yla ilgili birkaç gün önce Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden FETÖ çatı davasında çok çarpıcı bir sahne yaşandı.
Bir önceki duruşmada FETÖ'nün "kara kutusu" diye nitelenen Kaya şöyle diyordu:
"FETÖ ile hiçbir bağlantım yok ve Gülen'i tanımıyorum. Gülen'i tanıdığımı ispatlarsan suçumu kabul edeceğim." Zaman gazetesinin sahipliğini yapan bir ismin bunu söylüyor olması elbette ciddiye alınmaz ama yine de bu yalana karşı net cevabı FETÖ'ye karşı içeride ve dışarıda amansız bir mücadele yürüten Gürcistan'daki Kafkasya Vakfı Başkanı Hayati Küçük verdi.
Küçük, son duruşmada 1995'te dönemin Başbakanı Tansu Çiller'e Gürcistan'da FETÖ'ye ait Karadeniz Üniversitesi'nin açılışını yaptırmak için nasıl ikna çalışması yürüttüklerini anlattı. O açılışa Çiller'in gittiğini ve o kurdeleyi kestiğini de hatırlatalım.
Küçük de Kaya'nın Çiller'le birlikte fotoğrafını mahkeme heyetine verdi. Bu bilgi karşısında daha önce "ispatlarsan suçumu kabul ederim" diyen Kaya, bu kez sadece şunu söyleyebildi: "Susma hakkımı kullanıyorum." O duruşmada bir gariplik daha yaşandı.
Yıllar önce FETÖ yapılanmasından ayrıldığı bilinen Kemalettin Özdemir de Kaya ile ilgili şaşırtıcı bir ifade verdi.Özdemir, okul arkadaşım dediği Alaaddin Kaya'yı savunurken söyledikleri sadece mahkeme heyetini değil, dinleyenleri de şoke etti: "Örgütle bağlantısı yok. Kaya bütün cemaatlere karşı eşit mesafedeydi." Şimdi buraya bir nokta koyup Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir süre önce yaptığı şu uyarıyı hatırlayalım: "İtirafçı diyerek ortaya çıkarken bunlar gayet iyi aldatmacayı oynuyorlar. En tehlikeli olan bu. Şimdi itirafçı olarak söyledikleriyle başbakan olduğum zaman bana söylediklerine baktığımda tamamen aykırı ifadeler.
Bu oyuna asla gelmemek gerekiyor." Bu uyarının ne kadar önemli olduğu zamanla daha net görülecek. Çünkü birçok önemli FETÖ'cü aktör, bazı küçük ifşaatlar yaparak ve itirafçılıktan yararlanarak dışarı çıkmanın, tabana moral vermenin hesabı içinde.
Bugüne kadar söylediklerine bakıldığında bu çok açık görülüyor. Bu yüzden süreci yönetenlerin dikkatli olması gerekiyor.
Bu açıdan enteresan bir isim daha var:
Eski Zaman gazetesinin köşe yazarlarından Ali Ünal. FETÖ lideri Gülen'e en yakın isimlerden biri. Onun "itirafçı" olması başlı başına önemli çünkü o sadece bir köşe yazarı değil.
FETÖ lideri Gülen'in tercümanlığını yapan, dış dünyayla hatta istihbaratlarla irtibatını sağlayan önemli bir isim. Eğer gerçekten samimiyse söyleyecekleri sürecin kaderini değiştirir.
Onun ifadeleri de bundan sonra söyleyecekleri de dikkatle izlenmeli. Bu da bir sonraki yazının konusu...
BİZE ULAŞIN