MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

Kılıçdaroğlu’nun MİT iddiası ve Adil Öksüz

15 Temmuz kanlı darbe ve işgal girişiminin en kritik ismi hiç kuşkusuz Pensilvanya'yla darbeciler arasındaki bağı kuran Adil Öksüz'dü. Hava Kuvvetleri imamı Öksüz'ün yakalanmasına rağmen salıverilmesi o günden sonra kamuoyunda en çok tartışılan konu oldu.
Nasıl olmasın? Darbe talimatı bizzat onun kuryeliğiyle ordu içindeki darbeci FETÖ'cülere iletilmişti. Bu yüzden tartışılması doğaldı ve kimin veya kimlerin ihmali olduğunun açığa çıkartılması önemliydi. Ancak bu tartışmada doğal olmayan başka şeyler de vardı... CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu konu üzerinde ısrarla ve imalı durmasıydı.
Kılıçdaroğlu önce CNNTürk'te şöyle demişti: "Adil Öksüz neden serbest bırakıldı? Bir bilgimiz var ama açıklayamıyorum." Sonra da Abdulkadir Selvi'ye şu bilgiyi vermişti: "Öksüz'ün, MİT ajanı olduğuna dair bir istihbarattı."
Şimdi buraya bir nokta koyup, bugüne dönelim. Öksüz'ün gözaltına alınıp, mahkemece serbest bırakılması skandalına yol açan "operasyon"la ilgili iddianame açıklandı. İddianamede olayın nasıl gerçekleştiği ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Öksüz, Akıncı Üssü'ne yakın bir yerde yakalanır. Yakalayan polislerden Serter Koçak, Öksüz'ün FETÖ imamı olduğunu ve önemini daha o an herkesin duyabileceği bir sesle yüzüne karşı söyler: "İmamsın oğlum, bundan sonra sen bizdesin, seninle daha sonra özel ilgileneceğim."
Sonra da gözaltındaki şüphelilere dönerek şöyle der: "Bu sizin imamınız, size emirleri bu getiriyor, koskoca albay olmuşsunuz şu adamdan emir alıyorsunuz, görün işte halini... Gelsin kurtarsın kurtarabiliyorsa sizin Fetullahınız."
Polis Koçak, bunları söylemekle yetinmeyecek, üstlerine de durumu iletecekti: İddianameye göre, Koçak bu bilgiyi üst amiri Gökhan Yücel'e, Yücel de Ankara İstihbarat Şube Müdürü Alp Aslan'a bildirecekti.
İşte Adil Öksüz'ü kurtarma operasyonunun başladığı yer tam da burasıydı... Çünkü Aslan bu önemli bilgiyi üst amirlerine, İl Valisi'ne veya Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirmeyecekti.
Tabii işin bir de jandarma ayağı var. O da devreye girince Polis-Jandarma işbirliğiyle içi boş dosya hazırlanacak ve mahkemeye gönderilecekti. Mahkeme de önüne gelen dosyalara bakıp, gönderilen 100 kişiden 99'unu tutuklarken, Öksüz'ü serbest bırakacaktı. Çünkü onun dosyası tertemizdi. Ama mahkemede de enteresan bir şey vardı, üyelerinden Çetin Sönmez de FETÖ'cüydü.
Şu anda Hâkim Çetin Sönmez dahil bu olaya karışan 28 kişi tutuklu ve haklarında dava açılmış durumda. Ama etkin rol oynadığı halde dışarıda olanlar da var. İddianameden anlaşılan o ki, darbe sabahı bile devlet içindeki FETÖ'cü unsurlar kendilerini yakma pahasına Öksüz'ü usta bir operasyonla kurtarmıştı.
Şimdi tekrar başa dönelim... Öksüz'ün kaçırılması elbette çok çok önemli. Ancak onun günlerce CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu tarafından gündemde tutulması hiç de bu önemle ilgili değildi. O daha çok MİT'le ilişkisi üzerinde durdu. Oysa iddianamede MİT'e dair tek bulgu yok.
Bugün adalet yürüyüşü yapan Kılıçdaroğlu ne yazık ki o günlerde Öksüz'ü kaçırtan FETÖ'cüleri samimiyetle sorgulamadı.
Acaba bu da "kontrollü darbe" gibi FETÖ'nün işine yarayan hedef şaşırtma mıydı? Değilse iddiasıyla ilgili bildiklerini mahkemeye veya kamuoyuna açıklamalı.
Bekliyoruz.
Ramazan Bayramınızı kutluyor, ülkemize ve dünyaya barış ve huzur getirmesini diliyorum.
BİZE ULAŞIN