MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

Salih Müslüm neden yakalandı neden bırakıldı?

ABD'nin Ortadoğu siyaseti, bölgeyi kilitleyip, Suriye'yi iç savaşla içinden çıkılmaz hale getirirken, Türkiye'nin Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Operasyonu da ABD'nin ezberini bozdu. ABD, PKK-PYD üzerinden Türkiye'yi sıkıştırıp, İran'a yönelik asıl operasyonunu gerçekleştirmek için yanına çekmeye çalışırken, aynı zamanda Türkiye'yi de tehdit eden bir strateji izledi.
Türkiye, bu tehdidi gördü ve önce Fırat Kalkanı sonra da Zeytin Dalı operasyonuyla alana indi. Bu iniş, ABD'nin bütün hesaplarını altüst etti ve ABD şimdi Türkiye ile anlaşmak için müzakere yolları arıyor. Bu yolu da, taşeron olarak kullandığı PKK ve PYD'yi birbirine düşürerek bulacağını sanıyor. Bunu ABD Savunma Bakanı Jim Mattis, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli'ye söylemişti.
Bu absürt stratejiyi Türkiye ciddiye almadı ama PKK-PYD hattı ciddiye aldı ki, o çevrede bir süredir yaşanan derin tartışma su yüzüne çıktı. Önceki gün yazdığım gibi, PKK-PYD içinde bir İrancı-Amerikancı kavgası giderek sertleşiyor.
Bunun en somut göstergesi eski PYD başkanı Salih Müslüm'ün Çekya'nın başkenti Prag'da yakalanmasıydı. Müslüm, en çok itibar gördüğü AB'nin önemli başkentlerinden birinde yakalanınca ister istemez akıllara, "Acaba AB, Türkiye ile ilişkilerinde, teröre açık tavır alan yeni bir döneme mi giriyor?" sorusunu getirdi.
Ancak gerçeğin öyle olmadığı kısa süre sonra anlaşıldı. Müslüm iki gün sonra çıkartıldığı mahkemece serbest bırakıldı.
Peki, neden gözaltına alınmıştı? Ve kimlere ne mesaj verilmişti?
Doğrusu ilk başlarda bu sorulara doyurucu bir cevap bulunamadı. O günlerde, PKK'ya yakın siyasi çevrelerin ağırlıkla Müslüm'ün ellerinin kelepçelenmesi üzerinde durmaları ve ABD'nin yeni bir oyununa dikkat çekmeleri, bir süredir o çevrelerin üstünü örtmeye çalıştığı PKK-PYD içindeki İrancı-Amerikancı tartışmalarının gerçekliğine işaret ediyordu.
Onlara göre, ABD Salih Müslüm'e küçük bir ders vermişti. ABD'nin mesajı netti: "Seni istediğimiz anda tutuklar, ellerini kelepçeler ve içeri atarız..." PKK'lılar bunu "Büyük Komplo" dedikleri Öcalan'ın paketlenip teslim edilmesi meselesinden iyi biliyor. Bu noktada asıl soru, ABD'nin Müslüm'den ne istediğiydi.
Müslüm, eski PYD başkanıydı ama hâlâ hem örgütü üzerinde, hem de dünya kamuoyu nezdinde etkisi olan bir isimdi.
Ama onun asıl etkisi, Suriye örgütlenmesinde bire bir PKK'nın adamı olmasıydı.
Yani ABD'ye göre Müslüm, Cemil Bayık'a bağlı İrancı çizginin adamıydı ve PYD onun denetimindeydi. Ama ilginçtir daha çok Suriyeli Kürtlerden oluşan PYD'nin askeri kanadı YPG ve kadın örgütü YPJ'nin İran'ın değil ABD'nin kapsama alanı içinde olmasıydı.
İşte Müslüm'ün Prag'da gözaltına alınmasının nedeni de buydu. Kürtlere göre, onu gözaltına alan ABD, açık açık "Suriye'ye git, PYD'yi İran'ın etkisinden çıkart" mesajı vermişti.
Bu ne kadar gerçekleşir bilinmez ama artık PKK-PYD ekseninde -buna HDP'yi de eklemek gerekiyor- İrancı-Amerikancı tartışması dalga dalga büyüyecek ve terörü devreden çıkartmadan da son bulmayacak.
Belki o zaman Kandil'in kirli ittifaklar uğruna heba ettiği yeni çözüm süreçleri devreye girer. Bu da PKK şiddetine direnecek cesareti gösterecek sivil siyasi aktörlerin ortaya çıkmasıyla mümkün.
BİZE ULAŞIN