MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

Demirtaş yeni parti mi kuruyor?

Muhalefet cephesinde ittifak görüşmeleri hızlansa da büyük ittifak çıkmayacağı anlaşılıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ikinci tura bıraktırmak için daha çok aday çıkarma eksenli mikro ittifaklar hesabı yapılıyor.
CHP, ANAP, DSP gibi birkaç küçük partiyle, İyi Parti, Saadet ve DP ile HDP ise son açıklamalara göre küçük Kürt partileriyle bir araya gelerek cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanacak.
Yerelde ise ittifakların biraz daha farklı olması bekleniyor.
Muhalefet tablosu böyle görünüyor ama o tablonun içinde sürekli gündemde tutulan bir siyasi aktör var:
"Cumhurbaşkanlığı seçimlerini biz belirleriz" diyen eski HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş...
Demirtaş cezaevinde ama eskisinden daha çok muhalefet partilerinin gündeminde.
Özellikle de CHP'lilerin... CHP'liler yerelde ittifak yapmak ve kitlelerini alıştırmak için ısrarla Demirtaş'la görüşüyor ve gündeme taşıyor.
Bugünlerde görüşmelere "övgüler" de eklendi. CHP'den asker kökenli Dursun Çiçek ve ardından Aykut Erdoğdu'nun, kendi partili arkadaşlarına yapmadıkları övgüyü Demirtaş'a yapmaları hayra alamet değil.
Onların bir hesabı var ama asıl önemli olan Demirtaş'ın hesabı... İzleyenler bilir, Demirtaş bir süredir yargılandığı mahkemelerde "çözüm süreci" dönemi ve sonrasında yaşanan "hendek" çıkmazına ilişkin ilginç açıklamalar yapıyor.
Ağırlıkla hükümeti suçluyor ama satır arası şiddete, hendeklere karşı çıktığını ve "yanıldığını" da söylüyor: "Şunu samimiyetle söylemeliyim; parti içinde herkesle sıcak ilişkiler kurabilen, güçlü bir siyasetçi olduğumu düşünüyordum. Bu konuda yanıldığımı itiraf ediyorum. Böyle olduğunu bilmiyordum ve tahmin de edemedim." Demirtaş'ın bu itirafları CHP içinde "HDP Kandil'e karşı çıkıyor, buna devam ederse ittifak yaparız" umudu yaratırken, HDP içinde ise "Acaba yeni bir parti mi kuruluyor?" biçiminde yorumlanıyor.
İşin doğrusu ikinci olasılık çok daha ilginç. Çünkü HDP içinde PKK'nın Kürtleri sürüklediği derin hayal kırıklığı yeni bir arayışı zorluyor. İçeride hendek siyasetiyle siyasi başarıyı heba eden, halka ağır bedel ödeten, dışarıda ise Suriye'de ABD emperyalizmi, İran hatta Suriye diktatörü Esad'la kirli ilişki kuran PKK'nın hüsranla bitişe gittiğini herkes görüyor ve sorguluyor. Ama henüz cesaret edip bu gerçeği söyleyen yok.
Demirtaş'ın çıkışları buna işaret olarak yorumlanıyor ve şu deniyor: "Demirtaş Kandil'e meydan okuyabilse çok şey değişir.
Aslında tam zamanı, PKK'nın Suriye siyaseti de iflas etti. Başlangıçta parti kadrolarından az destek görse de halktan büyük destek görür." Acaba bu mümkün mü? HDP içinden "yeni bir parti" ya da yeni bir ses çıkar mı? Şu sıralarda cevabı aranan soru bu. Bu genel siyaset açısından da beklenen olumlu bir adım.
Peki bu adımı bazı çevrelerde en uygun siyasi aktör olarak görülen Demirtaş atabilir mi? Bu soruya henüz net bir cevap verilemiyor.
Çünkü Demirtaş'ın şiddet-siyaset ilişkisine yönelik tavrı hâlâ topluma "güven" vermiyor ve samimi bulunmuyor. Şiddete karşı çıkıyor ama o şiddeti yapan PKK'dan hiç söz etmiyor. Mahkemelerde hendek konusunda yanıldığını hatta karşı çıkışına Kürt medyasının bile yer vermediğine değiniyor ama hendeklere destek verdiğine dair de onlarca açıklaması var.
Arkasında 6-8 Ekim vandalizmine yol açan çıkışları var. Hendek sonrası PKK'dan özür dileyen bildiride partisinin imzası var.
Dahası PKK'nın 10 Temmuz 2015'te "devrimci halk savaşı" ilanına desteği var.
Bütün bunlar Doğu cephesinde yeni bir arayış olduğunu ama yeni bir siyasi aktör olmadığını gösteriyor.
BİZE ULAŞIN