YAŞAR ÖZAY

Kayıt çilesi

Milli Eğitim Bakanlığı kayıt sırasında torpili, bağışı ve belli okullardaki öğrenci yığılmalarının önüne geçmek için önceki yıllarda başlattığı e-kayıt sistemini Türkiye genelinde yürürlüğe soktu. Sistemin yürürlüğe girmesi ile birlikte de kargaşa başladı.
Yeni getirilen kayıt sistemine göre 1'inci sınıfa başlayan öğrenciler Ulusal Adres Veri Tabanı'ndaki adres bilgilerine göre okullara kayıt olacaklar. TC kimlik numaralarına göre il-ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri'nde kurulan komisyonlar öğrencileri otomatik olarak okullara yerleştirecek. 1 Haziran -26 Haziran arasında yapılan yerleştirmeden sonra veliler çocukların hangi okula kayıt edildiğini ancak 29 Haziran'dan sonra veli bilgilendirme sisteminden veya evine en yakın okula sorarak öğrenecek.
Okulların açılmasıyla öğrenci ismi çıkan okula giderek ders başı yapacak. Bakanlık yetkilileri öğrencinin isminin çıkmasının kayıt belgesi yerine geçtiğini belirterek, velilerin kayıt için herhangi bir işleme başvurmayacaklarını, kayıt parası vermeyeceğini dile getiriyorlar.
Sistem ilk bakışta başarılı bir sistem gibi görünse de birçok yanlışı da peşinden getiriyor.
Bilindiği gibi önceki yıllarda çalışan anne ve babalar çocuklarını işyerine yakın anaokulunda kayıt yaptırmayı tercih ederlerdi. Bu sayede de iş çıkışında çocuklarını alarak evlerine giderlerdi. Getirilen yeni sistem velilerin çocuklarını işyerine yakın okullarda okutmasına olanak vermiyor. Geçmiş yıllarda ilköğretim okulları kayıtlarında veliler, adres bölgelerinde olmasa bile başka okulda okuyan çocukları varsa, bu okula kardeşini de kayıt yaptırabiliyorlardı. Yeni sistem bu yolu da kapattı. Ayrıca özel okula kayıt yaptırmak isteyen, çocuğunu özel bir eğitim kurumunda okutmak isteyen velileri de bir sürpriz bekliyor. Bu veliler de çocuklarını isminin çıktığı okuldan özel okula çocuklarını nakil ettirmek durumundalar.
Getirilen uygulama, standart eğitim sistemi olan bir ülkede, küçük kentlerde ve okulların nüfusa göre dengeli sayıda bulunduğu bölgelerde geçerli olabilir.
Oysa bizim ülkemizin şartları buna müsaade etmiyor. Türkiye bütçesinden Milli Eğitim Bakanlığı'nın en büyük payı almasına rağmen okullarda ikili öğretim ve köylerde birleştirilmiş sınıflarda eğitim yapılıyor.
Büyük kentlerimizdeki varoşlarda okul sayısı yeterli değil. Bu sistemle sınıflardaki öğrenci sayısı yüzde yüz artacak. Sınıflar 60-70 kişilik olacak. Büyük kentlerin merkez bölgelerindeki okullarda ise yeterli öğrenci olmadığı için sınıflar boş kalacak. Oysa eski sistem bu boşluğu kapatıyordu.
Ayrıca getirilen yeni kayıt sisteminin pedagojik olmayan bir tarafı da kardeşleri birbirinden ayırması. Başka bir okulda okuyan kardeşin, okuluna kayıt yaptırmak isteyen diğer kardeşin geçişine adres farklı olduğu için izin vermiyor. Veliler yeni getirilen kayıt sistemi için şimdiden Bakanlığın, Milli Eğitim Müdürlükleri'nin kapısını aşındırmaya başladılar. Farkında olmayanlar ise yeni yeni uyanıyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı sistemden taviz vermemekte kararlı. Bu konuda durmadan genelge yayınlıyor.
Öğrenci velileri ise sistemi delmek için her yola başvuruyor. Konuştuğumuz öğrenci velileri ise çok dertliler. Bir veli "Ben çocuğunu bu okulun anasınıfına verdim. Tek amacım bu okulda okutmaktı. Şimdi bu okulda okutamazsınız sizin adresiniz farklı diyorlar. Böyle şey olur mu? Ben de okula yakın bir ev buldum. Adresimi orayı göstereceğim. Eskiden muhtarlar bağış alır. İkametgâh verirlerdi. Şimdi emlakçılar bu işi yapacaklar" diye konuşuyor. Anlaşılan kayıt parası, belli okullardaki yığılmaları, torpili önlemek için alınan karar bakanlığın başını hayli ağrıtacak. Sorunsuz bir kayıt dönemi bekleyen Milli Eğitim Bakanlığı sistemi yumuşatmadığı takdirde, sorunlu bir kayıt dönemine hazır olmalı.
BİZE ULAŞIN