YAŞAR ÖZAY

Sınavsız üniversite mümkün mü?

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan' ın gündeme getirdiği "Sınavsız Üniversite" açıklaması sınavla yatan, sınavla kalkan ülkemizde hayli ses getirdi. Bazıları, geçmiş dönemlerde politikacıların seçim meydanlarında oy toplamak için dile getirdiği bir söylem olarak algılasa da ben bu konuyu önemsiyorum. Çünkü geçmiş dönem çok gerilerde kaldı. Devlet üniversitesi sayımız 25'lerden 94'lere, vakıf üniversitelerimizin sayısı ise 49'a çıktı. Ayrıca 13 üniversite açılmak için sıra bekliyor.
Açıklıkla söylemek gerekirse arz ve talebin dengelenmesi halinde YÖK Başkanı Özcan'ın dile getirdiği "Sınavsız Üniversite" birkaç yıl içinde gerçekleşebilir. Ayrı konuya ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan da bir öneriyle katılmıştı. Yarımağan "Çok tercih edilenler hariç bazı bölümlere öğrenciler lise diplomasıyla girsin. 400'e yakın lisans programının 100'üne sınavsız öğrenci alınabilir. Her üniversite 10 programını böyle belirlerse sınav stresi son bulur" açıklamasında bulunmuştu. Bu öneriyi yapmasındaki nedeni ise bir yıl önce üniversitelerde boş kalan 160 bin kontenjanı göstermişti.
Gerçekten ÖSYM'nin 2009 üniversite yerleştirme sonuçlarına göre en fazla kontenjan açığının fizik, işletme, bilgisayar mühendisliği bölümlerinde olduğu, tarım işletmeciliği ve Gürcü dili edebiyatı bölümlerini tek bir kişinin tercih etmediği görüldü. Her boş kalan kontenjan ülke ekonomisi için zarardır. Bunu önlemenin yolu okumak isteyen gençlerin önünü açmaktır. Bir an önce bu konuda düşünceler geliştirilmeli, gençlere üniversite kapıları açılmalıdır. Önerim sınavsız üniversiteye giren öğrencilerin birinci yılında başarısız olması halinde, derhal meslek yüksek okullarına yönlendirilmesi, üniversitelerin sınıflandırılarak rekabet ortamının sağlanması ve sınavla alınacak bölümlerde ise okul başarısını göz ününde bulunduracak yeni bir yasal düzenlemenin hayata geçirilmesidir.

Sistem denetimde

Seviye Belirleme Sınavı ile ilgili yazdığım yazılar hayli ses getirdi. Sınavın Türk eğitim sistemine bir katkı yapmadığını, öğrencileri ve aileleri gereksiz bir yarışa soktuğunu dile getirmiştim. Gelen uyarılar beni haklı çıkardı. Okullarda açılan kurslar, dershaneye giden öğrenci sayısındaki artış, kendi okulunu başarılı göstersin diye yöneticilerin öğretmenlere yaptığı baskılar... Bütün bunlar iyi niyetle getirilen sistemi içinden çıkılmaz hale soktu. Bu çıkmazdan bir an önce kurtulmak gerek. Fakat nedense Milli Eğitim Bakanlığı istenen adımı atmakta aceleci davranmıyor. Sistemi kontrol etmek için MEB Müsteşarı Muammer Yaşar Özgül, bütün illere genelge gönderdi. Yılsonu Başarı Puanlarının kontrol edilmesini, yapılan haksızlıklar varsa sorumluları hakkında soruşturma açılmasını istedi. Alınacak sonuç belli. İşini uyduran köşeyi dönecek, olan zavallılara olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN