YAŞAR ÖZAY

Bir yerde yanlış yapıyoruz

Okullarımızın başarıları karşısında hep övündük. Öğrencilerimizin uluslararası başarılarını duydukça bayrammış gibi sevindik. Fakat geçen hafta İstanbul'daki okullarda yapılan bir araştırma bütün eğitimcileri ve aileleri üzdü. Yıllardır okullarda sürdürülen "Uyuşturucuyla Mücadele Eylem Planı" çalışmalarının bekleneni vermediği ortaya çıktı.
İstanbul'daki 154 lisede yapılan "uyuşturucu araştırması" sonucunda uyuşturucu kullanma yaşının 14 yaşına kadar indiği ortaya çıktı. Uzmanlar uyuşturucuda, Türkiye'nin "transit" ülkeden, "hedef ülke" konumuna geldiğini söylüyor. Yetkililer 31 bin öğrenci üzerinde yapılan araştırmada en pahalı uyuşturucu olan kokainin, liselere kadar indiğini belirtiyor. Durum pek öyle geçiştirecek gibi değil. Geleceğimiz olan gençlerimiz zehirleniyor. Batıya karşı övündüğümüz aile yapımız çatırdıyor. Yetkililer sonuçlar karşısında şaşkın; en büyük nedenin yapılacak olanların kâğıt üzerinde kalması olduğunu ileri sürüyorlar.

Başbakanlık olaya el koydu
Başbakanlık
ortaya çıkan korkunç durum karşısında olaya el koydu. "Uyuşturucuyla Mücadele Eylem Planı" uygulamasındaki aksaklıkların giderilmesi, gerekli önlemlerin alınması için yetkilileri harekete geçirdi. Yenilenen "Uyuşturucuyla Mücadele Eylem Planı"nda, 2012'ye kadar atılacak adımlar tekrar gözden geçirildi. Tüm illerde anket çalışması yaptırılmasına, 7-19 yaş arası çocuğu olan ebeveynlerin uyuşturucu hakkında bilinçlendirilmesine karar verildi. Ayrıca İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, Başbakanlık'tan Genelkurmay'a, Sağlık Bakanlığı'ndan Milli Eğitim'e kadar 18 farklı kurum tarafından yürütülecek bir çalışma planı hazırlandı. Bunun dışında Diyanet İşleri Başkanlığı vatandaşları bilinçlendirmek için camilerde vaazlar verecek.

Ailelere büyük görev

Alınan önlemlerin küçümsenecek yanı yok. Ama en önemli görev ailelere ve eğitimcilere düşüyor. Günde en az 6 saat öğrencisiyle baş başa olan öğretmenler, bu korkunç manzara karşısında gözlemlerini daha dikkatli yapmak zorunda. Derslerinde başarısız olan, sorumsuzluk gösteren, gözlerinin altı moraran ve sorumsuz para harcayan öğrencilerini yakından gözlemek durumundalar. Rehber öğretmenler ise şüphelendikleri öğrencileri yakın takibe almalı. Aileler ise çocuklarının harcamalarını, arkadaş çevresini ve yaşam tarzını yakından izlemek durumundalar. En küçük bir vurdumduymazlık önü alınamayacak sorunların çıkmasına neden olur.
Uzmanlar ayrıca Türkiye üzerinden PKK'nın yılda 100 milyon dolarlık uyuşturucu kaçakçılığı yaptığının, gençlerimizi zehirlemek için uğraştığının gözden kaçırılmaması gerektiğini gözler önüne serdiler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.