ÖZLEM DOĞANER ÖZLEM DOĞANER

Gıda savaşlarına hazır mıyız?

Artık adına savaş demek için ortaya silah çıkmasına gerek yok.
Ekonomide, teknolojide ve özellikle enerjide yaşanan savaşlar derinleşerek devam ediyor. Gerek ekonomi gerek enerji gerekse de savunmada özellikle son yıllarda attığımız "yerli ve milli" adımlarla önemli mesafeler kaydettik. Ama önümüzde göz ardı ettiğimiz çok sancılı bir savaş yaklaşmakta. Raporlar öyle vahim ki. Dünya kıtlık alarmı veriyor.
20 yıla kadar büyük gıda savaşları yaşanacak.
İklim, sel ve afetlerle yüksek verimli tarım alanlarının yüzde 25'i yok olacak.
Fiyatlar artacak. Deniz ürünlerinde ise son 10 yılda zaten yüzde 60 azalma görülüyor.
7,6 milyar insanın yaşadığı dünyada açlık çekenlerin sayısı 1 milyara dayandı. Bir o kadar insan da yetersiz besleniyor. 200 milyon çocuk, yetersiz beslenmeden ölümle karşı karşıya. Öte yanda 1.5 milyar insan aşırı beslenmeden kaynaklı hastalıklarla mücadele ediyor. Yılda 750 milyar dolarlık gıda çöpe gidiyor.
BM raporlarına göre son yıllarda gıda üretiminde yüzde 25-30'luk kayıp yaşanıyor. Nüfus ise hızla artıyor. Dünya nüfusunun 2030'da 8,6; 2050'de 9,8 ve 2100'de 11,2 milyarı geçmesi bekleniyor.
ABD, Çin, İngiltere gibi pek çok ülke, tarım üretimi için Afrika topraklarını kiralamaya başladı bile.
Türkiye ne durumda?
Türkiye tarımda ve hayvancılıkta birçok alanda dünyada söz sahibi. Ancak gelin görün ki çoğu zaman vatandaşın ekonomiye karne verdiği "pazar yeri"nde mutlu olan yok. Arada kim haksız yere kazanç sağlıyorsa, daha da ötesi hükümetle vatandaşın arasını açıyorsa bir an evvel aradan çıkartılmalı.
Tarım Bakanlığı koltuğunda çok gayretli bir siyasetçi olan Eşref Fakıbaba otururken, vatandaş "yerli malı" diye ısrar ederken biz bu yeni dünya savaşına elimiz daha güçlü hazır olmalıyız. Bağcıyı dövmek kolay, maksat üzüm yemekse bu stratejik alanda seferberlik şart.
BİZE ULAŞIN