GALİP ERCAN ÖZTÜRK GALİP ERCAN ÖZTÜRK

İstikrar parayla satılmıyor!

Takımında 4. sezonuna kötü başladı. İlk 13 resmi maçta sadece 3 galibiyet alabildi, 2 beraberlik ve 8 yenilgisi vardı. Taraftar tesisleri basıp onu tartaklamış, oyuncuları da birkaç kez hırpalamıştı. Ama yönetim onu göndermedi. Önce Chelsea galibiyeti, ardından 3 lig maçında 7 puan geldi. Baptista, Riise ve Vucinic için harcanan yaklaşık 26 milyon euro'nun ardından beklenti yüksekti. Sezona kötü başlanmasına rağmen Roma'da Luciano Spalletti'ye sabredildi ve sabır meyvelerini vermeye başladı. Spalletti hala Roma'nın başında.
Türkiye'de ligde 12 maçın 6'sını kaybetmiş bir teknik direktör şampiyonluğu hedefleyenleri geçin, diğer takımlarda bile görevde kalabilir miydi? Ama Roma'da kaldı. Bu istikrar sayesinde Roma sürekli Şampiyonlar Ligi'nde ve ligde en az ilk dörtte.
Milan, ilk 2 maçında mağlup olduğunda 2001 yılından bu yana takımın başında bulunan teknik direktör Ancelotti'nin ismi tartışmaya açılmıştı. Galliani arkasında durdu. Ardından kırmızısiyahlılar 15 maçta 12 galibiyet, 3 beraberlik aldı. Şu anda da ezeli rakibi Inter'in 3 puan gerisinde ikinci. Bunlar istikrar örnekleri. Ama istikrar adına tutmayan aşıda ısrar etmeme gerçeği de var. Tottenham 2 kez UEFA Kupası'nı Sevilla'ya kazandırmış Juande Ramos'u geçen sezon göreve getirdi. Ama olmadı. 8 maçta alınan 2 beraberlik ve 6 mağlubiyetten sonra Harry Redknapp getirildi ve Ramos gönderildi. Tottenham, Redknapp ile oynadığı 9 maçta 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi aldı.

BİZDE DURUM FELAKET!
Bu örneklerden Türkiye'de ders alması gereken yöneticiler var. Kimler mi? Kalması gereken teknik direktörleri gönderen, gitmesi gerekenleri sesi çıkmıyor, her dediğine "Evet" diyor diye takımlarında tutanlar. Oyuncuların gece alemlerine dalmasına bakmayıp, teknik direktörü "Aman ben ön planda olayım" diyerek arkaya ittiren, kazanılan maçlarda mikrofonun önüne Napolyon edasıyla çıkan, yenilgilerde ise ortadan kaybolan sportif direktörler.
Herkese 'gider' yapıp, yaptığı binanın dışındaki haşmetiyle övünüp içerideki kolonların çoktan çatladığını görmeyen, kulübün adeta temeli olmuş isimleri dinamitleyen sonra da "O kadar para harcadık, niye başarısızız ki" diyen başkanlar.
O yüzden artık uğraşmamalıyız Aragones ve Skibbe ile. Yukarıda saydığımız aktörler varken, onlar bu kulüplerde figüran rolünde bile değiller ki.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.