GALİP ERCAN ÖZTÜRK GALİP ERCAN ÖZTÜRK

Dünya yerli derken biz yabancı arıyoruz

Fatih Terim'in istifasının ardından Milli Takım'a teknik direktör bulmak için bütün ülke seferber olduk. Henüz birkaç isim ön plana çıkmışken ikiye bölündük. Bir tarafta "Yerli" diyenler var, diğer tarafta yabancı teknik adamdan yana tavır koyanlar. Fatih Terim de halefinin kesinlikle yerli olmasını istedi.
2010 Dünya Kupası finalleri için vize alan veya yarışa devam eden takımların teknik adam tercihlerine bakalım. Avrupa'dan 9 grup lideri Güney Afrika biletini aldı. Bunların 7'si (Danimarka, Almanya, Hollanda, Slovakya, İtalya, İspanya ve Sırbistan) yerli teknik adamlarla gruplarını ilk sırada bitirdi. Sadece yıllardır yerli teknik direktörlerle arzulanan başarılara ulaşamayan İngiltere (Fabio Capello-İtalyan) ve kendi ekolüne yakın bir ülke olan Almanya'dan Ottmar Hitzfeld ile çalışan İsviçre yabancılarla liderliği yakaladı.
Avrupa'da iddiasını sürdüren, play-off'ta mücadele eden sekiz takıma gelince... Bunların da 5'i yerli teknik direktörle çalışıyor: Ukrayna, Portekiz, Fransa, Slovenya ve Bosna Hersek (Blazeviç Hırvat ama Bosna doğumlu).
Rusya, Euro-2008'e de birlikte gittiği Hollandalı Guus Hiddink ile, Yunanistan ise Alman Otto Rehhagel ile yola devam ediyor. İtalya ile grup liderliği için çekişen İrlanda Cumhuriyeti'nin teknik direktörü ise ünlü İtalyan Giovanni Trappattoni.

17 TAKIMDA 12 YERLİ
Avrupa'da Dünya Kupası'na giden veya gitme şansı süren toplam 17 milli takımın 12'sini yerli teknik direktörler çalıştırıyor. Oranlara bakarsak direkt olarak finallere giden takımların yüzde 78'i, play-off oynayacak olanların yüzde 63'ünde yerliler görevde.
Kuzey-Orta Amerika Grubu'ndan finallere gitme başarısı gösteren ABD ve Meksika'nın tercihi de yerli. G.Amerika'nın iki devi Arjantin ve Brezilya da yerli teknik direktörlerle G.Afrika'ya gidecek. Asya Grubu'ndan finallere gidecek Avustralya, G.Kore, K.Kore ve Japonya dörtlüsünden üçü yerli teknik adamına güvenmiş. Sadece Avustralya, Hollandalı Verbeek ile çalışıyor.
Şu anda Brezilyalı teknik direktörü Joel Santana'yı kovan ve yerine bir isim arayan ev sahibi Güney Afrika dışında Dünya Kupası'na gitmeyi garantileyen 22 takım var. Bunlardan 14'ü yerli, 8'i yabancı teknik adama görev vermiş. Yaklaşık yüzde 64'lük bir oran.
Tablo böyleyken, lisanssız teknik direktör sayısı ülke nüfusu kadar olan Türkiye'de "Milli Takım'a ille de yabancı" demek ne kadar doğru. Bunu "Terim'den sonra hiçbir yerli o koltuğu dolduramaz" diyerek açıklamaya kalkmak ne kadar mantıklı? O zaman yolları ayırmasaydınız demezler mi adama?
Adı ister Abdullah, ister Ertuğrul, isterse Yılmaz olsun. Ama altyapı taramasını yapacak, yeni isimler bulacak ve bu ülkenin insanıyla aynı dili konuşup onu bir yabancıdan çok daha iyi anlayacak yerli bir teknik direktöre ihtiyacımız var. Artık başarıya doymuş Hiddink ve Löw'den daha fazla ne alabiliriz ki?
Üstelik kendilerini yetiştirmek için çaba sarf etmeyip sonra "Futbol yönetimi basketbolculara kaldı" diye ağlaşan futbolcularımız arasında başka bir adam olduğunu gösteren, karşılaştığınızda bile kendinize çeki düzen vermeniz gerektiğini hatırladığınız Tugay Kerimoğlu gibi bir ikinci adamımız varken.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.