Türkiye'nin en iyi haber sitesi
AYŞE ÖZYILMAZEL

Salondaki üç bin kişiden biri olmak

Hani beni sevmiştin... yatmıştın kollarımın arasında...
Herkesten daha yakın olmamış mıydık birbirimize?
Herkesten farklı bir dünya kurmamış mıydık?
Hani o ayrı kaldığımız üç gün boyunca gözleri dolan sen değil miydin özlemekten... Sen değil miydin "Seni seviyorum" derken ağlayan?
Sen değil miydin sevgili olan?

Yavuz adına aşk adına ...
İyi günleri, zor günleri, korkuları, arkadaşları, aileleri, başarıları, başarısızlıkları beraber paylaşmadık mı biz? Terimiz, tenimiz, kokumuz karışmadı mı?
Sözler vermedik mi birbirimize, gerçekleştiremesek de kalpten hayaller kurmadık mı? Bir kadın bir erkek... bir evin iki sakini olmadık mı?
Şimdi nasıl salondaki üç bin kişiden biri olabilirim ki senin için? Aşk bitince terk edilenin elinde kala kala üç bin kişiden biri olmak mı kalıyor sadece? Yazık be!
Dünkü haberi okuduğunda Yavuz Bingöl aynen böyle düşünmüştür bence. Eski sevgilisi uzun yıllar beraber olduğu Burcu Kara kendisiyle röportaj yapan Eda Solmaz'ın Altın Portakal'da sunuculuk yaparken Yavuz Bingöl'ün orada olmasıyla ilgili sorusuna şöyle cevap vermiş; "Benim için Yavuz salondaki üç bin kişiden biriydi..."
Vay be! 10 dakika bakakaldım Burcu'nun cevabına. Sonra içim cızz etti Burcu'yu çok sevmiş Yavuz Bingöl adına, aşk adına, ilişkilerin nankörlüğü adına, hayatın acımasızlığı adına...
Sen bir adamı seveceksin, onu 'sevgili' belleyeceksin, sevişeceksin, öpeceksin sonra bir gün ayrılınca onun diğer insanlardan bir farkı kalmayacak öyle mi?
Yani Burcu'nun söylediği gibi ha salondaki üç bin kişi ha o olacak öyle mi?
Hadi canım. Git kendine bir çay koy da soluklan canım. Sen sevmeyi becerememişsin canım.

Söylesene yalan mıydı?

Kabul! Her şeyi 3G tadında tüketiyoruz. Kabul! Hayatımız o kadar işle güçle, bizi meşgul edecek ilişki alternatifleriyle dolu ki sağda bekleme yapmıyoruz.
Ama yoo, ben sevgilinin hakkının sevgilide kalmamasını kabul etmiyorum! O kadar hızlı, o kadar değişken olabilmeyi reddediyorum sayın seyirciler.
Valla da billa da eski sevgililerimden biri Burcu gibi konuşsa yıkılırdım, oturur şapkayı önüme koyup düşünürdüm; yaşanan her anı, söylenen her aşk dolu sözü, her kucaklaşmayı, verilen ama tutulmayan onlarca sözü tekrar gözden geçirirdim. "Yalan mıydı?" sorusu yer bitirirdi beni.
İlişkinin ardından ne olursa olsun birinin kıymetlisi olduğunu bilmekten başka ne kalacak elinde? Ne için söyleyeceksin "Her şeye rağmen değdi" diye?
Şimdi eski sevgililerimi düşünüyorum, şu anda küs olduğumdan, artık dost kıvamına gelmişine kadar... hiçbiri, hiçbir zaman üç bin kişiden biri olmayacak benim için. Hepsi ama hepsi hayatımın en güzel köşesinde tahtlarında oturacak.
Yoksa ben ona niçin 'sevgilim' dedim ki?

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA