Azı karar derler, galiba yine doğru derler.
Her şeyin hak edilmişi, uğraşılmışı, kavuşmak için gün saymışı, mesai harcanmışı güzel değil mi?
Armut piş ağzıma düşlerin tadı çabuk geçiyor. Şekerli sakızlar misali beş dakika çiğnedikten sonra kıymeti kalmıyor. At çöpe yenisini al.
İşte şimdi Bodrum'dayım yine.
Bodrum'da değil aslında Gümüşlük'te.
Beş gündür İstanbul'da çalışırken, sıcakla boğuşurken, işten işe koştururken hayal ettiğim yerde.
Tam da hayallerimdeki gibi yine...
Deniz kaymak, hava mis, arkadaşlar yanımda... Yüzüyoruz, gülüyoruz, olduğumuz yerde uyukluyoruz, kimse kimseye karışmıyor, sadece anımızı yaşıyoruz.
Ve buna bayılıyoruz. Biz kimiz? Ben ve arkadaşlarım.
Sadece iki günümüz olduğu için, pazar akşamı evimize sonra da işimize döneceğimiz için buradaki her dakikamızın tadını çıkartıyoruz, kıymetini biliyoruz.
Öyle zamanı savurmak yok, boşa surat asmak yok, şımarıklıktan 'sıkıldım' çekmek yok...
Yaşamak var yaşamak. Şükretmek var, tatile de işe de teşekkür etmek var.
Çünkü azı karar. Hemen sahip olmak zarar.
Beş gün iş, iki gün tatil. Anladım ki budur beni mutlu eden formül.
İstanbul'dan kopmadan, rahata alışmadan...

BİZE ULAŞIN