Yüz yüze konuşmaya ne oldu?
Arkadaşlar, sevgililer de iş mi oldu?
Anladığımız tek ilişki modeli iş seviyesi mi? Peki gerçekliğe ne oldu?
Garip bir haldeyiz gibi geliyor. Anlamaya çalışıyorum da olmuyor. Bakın işte, yazdığımız e-mail kadar ilişkimiz.
Geç bilgisayarının başına ya da al eline cep telefonunu bas tuşlara yaz üç beş satır bitti gitti.
İş dünyası için bulunmaz nimet e-mail.
Her türlü yazışman kayda geçiyor, işleyiş hızlanıyor, toplantı yapmaktan kurtuluyorsun, zaman kazanıyorsun, bir e-mail ile onlarca kişiye ulaşabiliyorsun vesaire vesaire.
Ama ya gerçek ilişkilerimiz?
Aynı hikâyeyi kaç kişiden duyuyorum; "Beni e-maille bıraktı", "Bir e-mail yazmış, sonra da ortadan kayboldu."
Aklıma yıllar önce aktör Daniel Day Lewis'in kendisi gibi oyuncu altı yıllık aşkı Isabelle Adjani'yi faks ile terk edişi geldi.
Fırtınalı aşkları için oldukça kısa ve öz bir terk edişti; "Bitti, seni bir daha görmek istemiyorum."
Ne kadar acımasız, keskin ve soğuk. Hatırlayınca yine kanım dondu.
Bu erkekler kendilerini Daniel Day Lewis mi zannediyor ne? Neyse...
En yakın arkadaşınla ya da sevgilinle ilişkini iki üç paragraflık bir e-maille bitirebiliyorsan ne hale gelmişsin kendine hiç sordun mu?
Kanlı canlı, emek verilmiş, kâğıdı kalemi olan bir mektup bile değil, e-mektup!
Çok acayip gözlemler içindeyim sevgili okurlar. Onlara göre gayet normal bana göre tuhaf, iç burkucu ve duygusuz haller bunlar.
Uyum sağlamakta zorlanıyorum ve verecek cevap bulamıyorum. Çünkü tam da en çalışmadığım yer burası.
Teknoloji bizi korkak mı yaptı yoksa?
Teke tek konuşmalara, teke tek sonlandırmalara son derece cesaretsiziz. Ödümüz patlıyor tartışmak zorunda kalmaktan, haksız sayılmaktan, savaşmaktan... Kavga etmeyelim, uğraşmayalım da ne olursa olsun.
Aman serin serin yaşayalım gitsin, ucundan tutalım da sahiplenmeyelim, sorumluluğuna girmeyelim.
Oysa kavgasız ne aşk olur ne arkadaşlık. Çatır çatır kavga edip sevişmedikten sonra sen yaşadığına "aşk" diyebilir misin?
Ben diyemem.
Hiç yoktan kaldır telefonu ara da ayrılırken sesini duyalım, ne yaşadığımızın farkına varalım, esip geçmesin, kalmaya değer bir şeyler varsa cebimize giriversin değil mi?
Ama yok! E-mail kadar ilişkilerimiz, e-mail kalitesinde, e-mail hızında, e-mail yabancılığında.
Elektronik, ayrıntısız, hissiz ve kaçmaya müsait.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN