NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Bize ot, eşeğe helva!

Geçen hafta baharın en makbul yeşilliklerini sayarken alfabenin yarısında kalmıştık. Labadanın libidosuyla başlayıp tamamlayalım. Finalde zahtere mi mahkûmuz? Eşek helvası yani zaho ne güne duruyor?

LABADA: Kimisi kuzukulağı ile labadayı (efelik, efelek) birbirine karıştırır, halbuki 'efelenme' boşuna değil, libidodan kalsın aklınızda! Labada daha iri yapılı ve büyük yapraklı... Tadı buruk hatta acımsı olduğu için kuzukulağı gibi çiğ değil pişirilerek tercih ediliyor. Geleneksel mutfaklarda pirinçli yemeği, sarması yapılıyor. Karışık ot yemeklerinde ve böreklerde de rastlıyorsunuz.

MERCANKÖŞK: Kekiğin yakın akrabası kendisi. Alanyakekiği, beyazkekik, tatlıkekik denmesi boşa değil yani. Çiğ de yersiniz, tencereyi/tavayı ateşten almadan içine atarsanız da pişman olmazsınız.

NANE: Taze nane yaza en yakışanlardan; limonatadan ayrana, salatadan tatlıya neye eklense kesin ferahlık... Zaten bir su ve orman perisi eski Yunan mitolojisinde. Hades ona âşık olunca, kıskanç karısı tarafından dönüşü olmayan şekilde bitkiye dönüştürülen bir peri! Ama işte ne kadar yok olsa da kokusuyla kendini hep hissettiren...

ORMAN SARIMSAĞI: Ayı sarımsağı da deniyor, yabani sarımsak da... Taze yaprakları çiğ de yeniyor, çorbadan sosa omletten püreye pek çok şeyin içine girip pişerek de... Sorun şu ki, bizde nadiren bulunuyor.

ÖZLEMEK FİLİZİ: İlkbahardan yaz sonuna kadar dağ tepelerinde yetişen bu yabani sarmaşık filizini toplama enerjisi bulana, haşladıktan sonra afiyet olsun.

PARAOTU: Mayıs ve haziran aylarında çıkan sarı çiçekli bir ot bu, sarıkız denmesi de ondan. Tembeller için hazırlanıp tezgâhlara yığılan 'ot mix'lerinde, karışık ot kavurmalarında hep orada.

REZENE: Ya aşk ya nefret! Rezene yani arapsaçıyla ilişkide ikisinin arası yok. Anason çağrışımlı baskın koku başka türlüsüne izin vermez. Taze yapraklı dalları arapsaçı diye bilinir, tohumları rezene diye geçer (İngilizcesi 'fennel'; sık rastlıyoruz menülerde). Kuzu etine aşırı yakışır; pek çok sebzeyle iyi anlaşır, otlu böreklerin olmazsa olmazı, kuru börülceye sınıf atlatır.

SEMİZ, SİNİR, SİRKEN: Klasik yoğurtlu salatası bir yana, yoğurtsuz da ayrı nefasette oluyor semizotu salatası. Çilekle mesela. Küp küp doğranmış karpuzla. Umulmadık uyum. Yum! Sirkenotu mu? Sinirotu mu? Onlara daha var; hele yaz yaklaşsın.

ŞEVKETİBOSTAN: Şevket son yıllarda şımardı. Gözümüzün önünde, affedersiniz poposu göğe erdi. Çoğu baharlık otun demeti üç kuruşken, hem naza çekiyor hem de soyup soğana çeviriyor hayırsız. Akkız da denen şevketibostan, kuzu etiyle kıskandırıcı bir uyum sağlar. Balıkla da iyi gider. Velhasıl her dem lezzetli ama işte pek bir kıymetli...

TERE: Rokanın bu ruh ikizinin bir ismi de gerdeme. Yapraklar taze saplarıyla beraber ideal salata malzemesi. Turpotu mu? Yavaş olsun, eylülde gelsin.

ÜZERLİKOTU: Salatalık, çorbalık değil ama nazarlık! Adına nazar otu da deniyor, hafakan basması ondan soruluyor. Daha çok keten tohumu, rezene ve balla işbirliğine sokuluyor niyeyse...

VICCI VICCI: Çattım çanak, hüddüdü, ibiççe, kapçık, titregızım... Böyle beş benzemez adı olan vıccı vıccı, kim der ki o narin, kırılgan, albenili gelincik! Çiçek açmadan çiğ ya da ıspanak gibi yemekleştirip yiyebilirsiniz yapraklarını.

YABANİ KUŞKONMAZ: Tatlı filiz, ısparıça, izvinya, tilkikuyruğu, dikenucu; her ne derseniz adına, bilin ki açık ara en sevdiğim ve de şimdi tam tam tam zamanı... Kavurması, yumurtalısı efsane olur. Endamıyla da ayrı sivrilir doğrusu.

ZAHO: Z'ye gelince kaçınılmaz son zahter mi? Hayır. Hafif tüylü zaho, helvacık ve eşek helvası diye de biliniyor. Zira eşekler onu çok seviyor!

BİZE ULAŞIN