FERHAT ÜNLÜ FERHAT ÜNLÜ

PKK Terörünün Anatomik Kimyası (TAK)

Anatomi biyolojik bir kavram. Ancak PKK terörünün özel yapısının bileşenlerini, yani anatomik kimyasını çözmek için mecazi manada biyolojik araştırmanın ötesine geçip, örgütün yan markası TAK’ın temel yapıtaşlarına inmek gerekiyor

Anatomi -malum- biyolojik bir kavram. Ancak PKK terörünün özel yapısının bileşenlerini, yani anatomik kimyasını çözmek için mecazi manada biyolojik araştırmanın ötesine geçip, örgütün temel yapıtaşlarına inmek gerekiyor.

TAK, PKK'nın masum sivilleri hedef alan en vahşi yönünü simgelediği için bu inceleme için biçilmiş kaftan. Bu yüzden bu haftaki Üç Boyutlu Portre'nin konusu TAK. Devletin hazırladığı gizli belgelere dayanarak, TAK'ın kuruluş sürecini ve amacını özetlemekle işe koyulalım:

"HPG'nin (PKK'nın silahlı kanadı) 2004 Aralık ayında Irak/Sidar'daki toplantısında 'Eylemlerin, Kürt nüfusunun yoğun olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden çok Batı bölgelerinde yapılması, hedef olarak güvenlik güçlerinden ziyade ekonomik değeri olan tesisler ile sansasyonel hedeflerin seçilmesi, eylemlerin basında yer almasının sağlanması' kararlaştırıldı.

Sözde ateşkesin bitirildiğinin açıklanması sonrasında örgüt tarafından 2004 yılında başlatılacak olan şiddet eylemlerinin halk tarafından yapıldığı imajını vermek, ayrıca; yurt içinde ve yurt dışında oluşabilecek tepki veya kötü imajı engellemek amacıyla Kuzey Irak'ta TAK (Teyranbeze Azadiya Kürdistan- Kürdistan Özgürlük Şahinleri) adı altında yeni bir örgütlenme oluşturulmuş ve yapılan bu eylemler bu yapı adına üstlenilmiştir."

Devletin hazırladığı belgelerde TAK'ın 2004 yılında PKK'nın paravan örgütlenmesi olarak kurulduğu ve bu paravan örgütün amacının, metropollerde, şehir merkezlerinde sansasyonel şiddet eylemleri gerçekleştirmek olduğu belirtiliyor. Buna göre paravan terör markası, örgütün uluslararası alandaki terörist imajından kurtulmak ve örgüt üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla özellikle kullanılıyor.

Belgelere göre TAK'ın gerçekleştirdiği terör eylemleri, örgüt tarafından 'fedai' ve 'sabotaj' eylemleri olarak iki grupta tasnif ediliyor. Fedai, yani intihar saldırısı/canlı bomba eylemleri TAK'ın temel terör yöntemlerinin başında geliyor.

PKK terör örgütü ile TAK arasındaki organik bağlantı ise pek çok delille kaim.

Bunlardan biri, 17 Şubat 2016'da Ankara Çankaya Merasim Sokak'ta düzenlenen saldırının faili Zınar Zeberin kod adlı canlı bomba Abdülbaki Sömer'in yazdığı 15 sayfalık word belgesinde yer alan bilgiler. Sömer, bir PKK üyesi. Örgüte 5 Ağustos 2005'te 16 yaşındayken katılmış. Sömer'in, saldırıdan önce yazdıkları, canlı bombaların psikotik bozukluklarını ele verir nitelikte:

"Böylesi bir eylem tarzına yürürken nedense bilmiyorum ama ölen bir insanın ruh haliyle değil de hiç ölmeyecek bir insanın ruh haliyle gittiğimden en ufak bir kuşkunuz olmasın. Her şeyden önce bu eylem anlayışının ailem için de ağır olacağının farkındayım. Size ve beni yakından tanıyan herkese böylesi bir acıyı yaşatmak istemezdim."

TAK'la ilgili en önemli soruşturmayı, Beşiktaş'taki Vodafone Park Stadyumu'ndaki bombalı saldırının soruşturmasını yürüten savcı Mesut Erdinç Bayhan idi. İlginç olan, Bayhan'ın askerliğini yaparken PKK'lılarca vurulmuş gazi bir savcı olması.

TAK, SALDIRILARA 2004'TE BAŞLADI

TAK'ın Sözde Birinci Kongresi'ne ilişkin 24 Ocak 2010'da açıklanan sonuç bildirgesinde özetle 'Başta metropoller olmak üzere her yerin sözde savaş alanı olarak kabul edildiği, asker ve sivil bürokratlar başta olmak üzere herkesin hedef alındığı' alenen belirtiliyor.

TAK'ın ilk eylemi, 2 Temmuz 2004 tarihinde Van Valisi Hikmet Tan'ın konvoyunun geçtiği sırada park halinde bulunan 65 EA … plakalı bomba yüklü aracın uzaktan kumanda ile patlatılması. Bu saldırıda üç vatandaşımız hayatını kaybetti. Devletin hazırladığı belgelere göre TAK tarafından gerçekleştirilen ve aynı zamanda üstlenilen saldırılar şunlar:

- 22 Mayıs 2007 tarihinde Ankara Ulus Anafartalar'da gerçekleştirilen bombalı saldırı. Bu saldırı Erdal kod adlı Güven Akkuş isimli terörist tarafından düzenlendi. Mezkûr saldırının, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın konvoyunun geçişi sırasında ona suikast amacıyla planlandığını, ancak canlı bomba Akkuş'un polisleri görünce panik olması üzerine kendini patlatmasıyla sonuçlandığını da hatırlatalım.

- 3 Ocak 2008'de Diyarbakır'da gerçekleştirilen bombalı saldırı. O gün askeri aracın geçişi esnasında bomba patlatılması sonucunda bir dershaneden çıkan, altısı çocuk yedi kişi hayatını kaybetti.

- 22 Haziran 2010'da İstanbul Halkalı'da gerçekleştirilen bombalı saldırı.

Askeri personeli taşıyan bir otobüsün geçişi esnasında meydana gelen patlamada dört asker şehit oldu, bir sivil de hayatını kaybetti. Yine Halkalı'da bu saldırıdan iki hafta önce sekiz polis memurunun yaralanmasıyla sonuçlanan bombalı saldırıyı da TAK gerçekleştirdi.

- 20 Eylül 2011'de Ankara Kızılay'da gerçekleştirilen bombalı saldırı. Kumrular Sokak'ta park halindeki bir otomobilin patlatılması sonucu beş kişi hayatını kaybetti, 40 kişi de yaralandı.

- 9 Ağustos 2012'de İzmir Foça Deniz Üs Komutanlığı'na yönelik saldırı. Askeri personeli taşıyan araca yönelik plastik patlayıcı düzeneği ile gerçekleştirilen saldırıda iki asker şehit oldu, dokuzu asker, ikisi sivil olmak üzere 11 kişi de yaralandı.

- 23 Aralık 2015'te İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na yönelik saldırı.

Havalimanı'na 81 mm'lik havan topu ile Pendik-Esenyalı istikametinden gerçekleştirilen dört atışlık saldırı neticesinde bir kişi hayatını kaybetti, bir kişi de yaralandı.

SALDIRI GRAFİĞİ 2016'DA YÜKSELDİ

- 17 Şubat 2016'da Ankara Merasim Sokak'ta gerçekleştirilen bombalı saldırı.

Bomba yüklü bir araçla Abdulbaki Sömer tarafından askeri servis araçlarına yönelik intihar saldırısı gerçekleştirildi. Saldırıda askeri personel ve sivillerden oluşan 29 kişi şehit oldu, 80 kişi de yaralandı.

- 13 Mart 2016'da Ankara Kızılay'da gerçekleştirilen bombalı saldırı. TAK'ın, Seher Çağla Demir adlı canlı bombanın öncülüğünde gerçekleştirdiği bu saldırı, en çok can kaybına neden olan terör saldırılarından biriydi. Bomba yüklü araçla gerçekleştirilen saldırıda 36 vatandaşımız hayatını kaybetti, 312 vatandaşımız da yaralandı.

- 27 Nisan 2016'da Bursa'da gerçekleştirilen bombalı saldırı. Asya Glidağ kod adlı Eser Çali isimli terörist tarafından gerçekleştirilen canlı bomba eyleminde sekiz vatandaşımız yaralandı.

- 7 Haziran 2016'da İstanbul Vezneciler'de gerçekleştirilen bombalı saldırı. Vezneciler otobüs durağı yakınlarında görev değişimine gitmekte olan Çevik Şube Müdürlüğü'ne ait iki otobüsün geçişi esnasında bombalı araç ile gerçekleştirilen saldırıda altısı polis, altısı sivil olmak üzere 12 kişi şehit oldu,

17'si polis, 27'si sivil olmak üzere 44 kişi de yaralandı.

- 6 Ekim 2016'da İstanbul Yenibosna'da gerçekleştirilen bombalı saldırı.

75. Yıl Polis Merkezi Amirliği yakınlarında bomba yüklü motosiklet ile saldırı gerçekleştirildi, saldırı neticesinde 10 vatandaşımız yaralandı.

- 10 Aralık 2016'da İstanbul Beşiktaş'ta gerçekleştirilen bombalı saldırı.

Vodafone Park Stadyumu'nun yanında düzenlenen bombalı saldırıda 39'u polis, yedisi sivil toplam 46 kişi şehit oldu, 239 kişi de yaralandı. Bu saldırı en çok can kaybına neden olan TAK saldırısı idi.

- 17 Aralık 2016'da saat 08:30 sıralarında Kayseri il merkezinde bulunan Dağ Komando Tugayı personelini taşıyan otobüse bombalı araç ile yapılan saldırıda, 14 asker şehit oldu, 44 kişi de yaralandı.

Dikkat edilirse TAK'ın saldırı grafiği 2016 yılında belirgin biçimde yükselmiş. Saldırıların özellikle 15 Temmuz öncesinde yoğunlaştığı düşünüldüğünde o dönemde PKK'nın paravan terör markasının, FETÖ darbesine zemin hazırlayacak bir fonksiyon üstlendiği sarih biçimde görülüyor.

Öte yandan saldırılar 15 Temmuz girişimi başarısız olsa da devam etmiş. Böylelikle muhtemelen ikinci bir olası müdahalenin zemini aranmış, şartları oluşturulmaya çalışılmış. En iyimser yorumla post-15 Temmuz sürecinin travmatik etkisi henüz devam ederken yeni terör eylemleriyle topluma korku aşılanmaya çalışılmış.

Ancak darbelere, terör eylemlerine karşı şerbetli olan bu millet, FETÖ'nün iç işgal girişimine bedeni ve ruhuyla direndiği gibi TAK'ın saldırılarından da etkilenmemiş. Zira benim bu yazıda belgeleriyle ortaya koymaya çalıştığım terör anatomisini, kimyasal bileşenleri bu büyük millet zaten sezgiyle biliyor. Onu bir bakışta tanıyor. Boşuna değil, dirayetiyle terörün kimyasını her seferinde bozmayı başarması.

BİZE ULAŞIN