RASİM OZAN KÜTAHYALI RASİM OZAN KÜTAHYALI

Kürt meselesi ve sekülerleşme

Kürt meselesi etrafında çok tehlikeli bir virajdan geçiyoruz...

Önce hepimiz şu acı gerçeği kabul edelim:Kürt meselesi siyasal bir mesele olmayı aşıyor ve maalesef toplumsal bir mesele olmaya doğru gidiyor...


Bu mesele uzun süre devlet ile Kürt halkı arası bir mesele olarak varoldu... Eski devlet rejimi Kürtleri sürekli inkâr etti.
Kürtler üzerinde sürekli katı asayiş tedbirleri uygulandı... Her Kürt potansiyel suçluydu devletin gözünde...


Bu yanlış ve yanlış olduğu kadar da ahlaksız politika Kürtleri daha fazla PKK'ya yakınlaştırdı...Bu mesele üzerinde çalışan birçok akademisyenin de haklı olarak söylediği gibi PKK bu meseleyi doğurmamıştır, PKK bu meselenin bir sonucudur...


Fakat, devlet ve PKK arası bu çatışma hali toplumsal alanda karşılık görmemişti... Türkler ve Kürtler arası ciddi bir problem yoktu.Aralarında yüzyıllara dayanan sevgisizlik ve güvensizlik ilişkisi yoktu bilakis yüzyıllara dayanan bir kardeşlik hukuku vardı... O pek kullanılan tabirle yüzyıllardır kız alıp vermişlerdi.İki halkın da paylaştıkları ortak bir kültürel zemin, ortak bir manevi dil yani İslam dini vardı...


Devletin uyguladığı zorunlu göç ve yerinden etme politikaları sonucu çok sayıda Kürt aile, ülkenin daha zengin Batı ve Güney sahillerine yerleşti...
Orada bir yaşam mücadelesi vermeye başladılar...
Ülkenin doğusunda çatışma varken Batı ve Güney bölgesine göç eden Kürtlerle o yörelerin Türk halkı arası ciddi problemler yaşanmadı...
Normalde devlet ve Kürtler savaşırken, egemen Türk halkının da göç edenlere dışlayıcı davranması beklenebilir.
Öyle olmadı, çünkü Türk devletinde olan Kürdofobi Türk toplumunda özü itibariyle yoktu.Türklerin, ailelerinden devraldıkları böyle bir zihinsel miras yoktu...


Yıllar geçtikçe özellikle laik kesimde bu durum adım adım değişmeye başladı... Ekonomik pastadan pay kapma mücadelesi zamanla etnik bir dile tercüme olmaya başladı.
İki Türk arası bir ticari anlaşmazlık olduğunda mesele kişiselleşirken, Türk ve Kürt arası ticari anlaşmazlıkta konu kişiselliğin ötesinde etnik aidiyetler üzerinden ifade edilir hale gelmeye başladı...


SEKÜLERLEŞME İLE ETNİK NEFRET ARTIYOR

Öte yandan yaşam tarzı ve dünya görüşü olarak daha seküler yerlerde etnik gerginlik ihtimali daha da net olarak belirdi... Demin bahsettiğim üzere Türkler ve Kürtlerin ortak paylaştığı bir manevi zemin var. İslam üzerinden kurulmuş bir ortak bağ var... Ortak kutsallar, ortak manevi semboller, ortak evliyalar, peygamberler var... Bu etnik kimliğin ötesinde bir beraberlik sağlayabiliyor, olası ihtilafları yumuşatıyor...


Sekülerleşme/laikleşme dediğimiz sosyolojik süreçte haliyle bu semboller ve değerler aşınıyor... Sekülerleşen bir toplum yurttaşlık temelinde bir ortak ahlak oluşturamazsa etnik kimliklerin çatışmacı biçimde siyasallaşmasının önünü açar, bunu iyi bilmemiz lazım...Türkiye'de de bunu yaşadık ve yaşıyoruz... Geçen hafta bu sütundaki yazımda belirttiğim gibi İslamîleşme laflarının ne kadar palavra olduğunu biraz sosyoloji bilen herkes biliyor. Bu ülke her geçen gün daha modernleşen, buna paralel olarak da sekülerleşen bir ülke...


Modernleşme ise maalesef birçok liberal ve sol aydının inanmak istediği gibi tek yanlı olumlu bir süreç değil...
Beraberinde çok ciddi problemleri getiren bir süreç... Bir toplumun tümüyle kabuk değiştirmesini, dünya görüşünün dönüşmesini sağlayan bir süreç... Bu süreçte aşınan geleneksel değerler yerine yeni bir seküler "civic" zemin inşa edilmezse faşizan bir çatışma ortamını yaratabilecek bir süreç...


"Türk-Kürt kardeştir" sözleri bu ülkenin çoğu sekülerleşmiş ulusalcı kuşaklarının kalbinde ve beyninde etki yaratan bir ifade değil artık... Evet, yeni kuşakların çoğunluğunda bu söze bir inanç kalmamış durumda...
Sekülerleşme ile Kürt meselesinin toplumsal alana sıçraması ve yayılması arasındaki ilişkileri sosyal bilimcilerimiz dikkatle araştırmalı ve incelemeli...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN