BÜLENT TİMURLENK BÜLENT TİMURLENK

San Siro tribünleri Terim’i çok sevince...

Fatih Terim’in Milan’dan ayrılmasının üzerinden çok zaman geçti. Çok şey de yazılıp çizildi. Ama Mauro Sumo’nun bir anısı hikayeyi farklı şekilde okumaya açık hale getiriyor

Tribünlerin çok sevdiği ve hatta taptığı teknik direktörü yönetimler sever mi? Taraftarın sonsuz güvenini kazanan hocalar bu duyguyla koltuklarını sağlama mı alır, yoksa bu sevgi çok mu göze batar?
Yıllar önce Fatih Terim'in Milan macerasının bitiş nedenleri hakkında çok şey yazıldı çizildi. Inzaghi'nin kaçırdığı penaltı, Beyefendiler Masası'nın lideri kaptan Paulo Maldini...
Yeni olan ne var peki? Bambaşka bir konuda araştırma yaparken Mauro Sumo imzalı bir makale okudum. Mauro Suma 51 yaşında, gazeteci ve 1999 yılında Milan'ın televizyon kanalının başına geçmiş. Yani Milan'ın içinden biri. Bu kartviziti sayesinde de yazdıkları daha da önem kazanıyor...
Tarih 21 Ekim 2001... Fatih Terim yönetimindeki Milan, derbiye çıkıyor. Takım, sezona iyi başlamış, derbi öncesi teklemiş durumda. Fiorentina, Udinese deplasmanı ve Lazio maçlarından 9 puan. Ardından Perugia deplasmanında 3-1 kaybedilen maç. İplerin gerildiği San Siro'daki 1-1 berabere biten Venezia maçı... Milan derbide Inter'i süpürüyor, 4-2 kazanıyor.
Galibiyeti tribünle kutlamak için Fatih Terim, Curva Sud'ün önüne gidiyor. Gitmiyor da aslında çağırıyorlar. İmparator diye yıkılıyor ortalık. Milan'ın taraftar grupları da kulüp üzerinde çok etkili o yıllarda. Mauro Suma, 11 yıl sonra yazdığı bir makalede teknik adam tribün ilişkilerine dair örnek verirken o derbiyi hatırlatıyor.
Suma ertesi gün Milanello'da rastladığı Cesare Maldini'ye "Gördün mü Terim'i? Curva'yı nasıl peşine taktı. Taraftar çok seviyor onu. Ne güzel değil mi?" diyor. Baba Maldini'nin suratının asıldığı verdiği cevaptan belli: "Milan'da böyle işler olmaz. Bize ters" diyor ve tribünlerin Terim'e olan sevgisinden dolayı rahatsız olduğunu ifade ediyor.
Mauro Suma, 11 yıl sonra yazdığı makalede "Ben Cesare ile konuştuktan 15 gün sonra Fatih Terim ile Milan'ın yolları ayrıldı" diyerek çok şey söylüyor zaten...
Suma ve Cesare Maldini arasında geçen konuşma ve bunun sonuçları aslında futbol dünyasında coğrafya gözetmeksizin yönetimlerin teknik adamlara bakışına da ayna tutuyor. Futbolcular da teknik adamların tribünlerin sevgilisi olmalarından rahatsız... Kaybedilen maçların ardından tepkinin kendileri üzerinde yoğunlaşacağının farkındalar. Yönetimler de istifaya çağrılırken, suçu o çok sevilen teknik adamda arıyorlar... Bu hikayenin aktörlerini Ünal Aysal ve Fatih Terim olarak okursanız, Terim'in Galatasaray'daki üçüncü döneminin neden ve nasıl sona erdiğini de anlarsınız...
Hikayenin sonunda ne mi oldu? O sezon Juventus şampiyon oldu. Inter, Lazio deplasmanındaki derbideki skor gibi, 4-2 ile dağıldı ve son hafta şampiyonluğu kaybetti.
Yedi yıl sonra Maldini futbolu bıraktığında Curva Sud, "Sadece Franco Baresi" tezahüratıyla bayrak adamlarını uğurladılar! Maldini ağladı, Curva iki yıl önce kendilerine paralı askerler diyen Paolo Maldini'ye "Paralı asker dediğin tribünden alkış mı bekliyorsun" pankartı açtı, Maldini de "Onlardan biri olmadığım için gurur duyuyorum" diye cevap verdi.

18
Fiorentina ile 23, Milan ile ise 13 maça çıkan Fatih Terim, İtalya Serie A kariyerinde 18 kez galibiyet sevinci yaşadı.

BİR GELENEK
Milan'ın pazubantları

Bugünlerde eski günlerini arayan Milan, futbol dünyasında kazandığı kupalar kadar kaptanlarına olan sadakatıyla da kalabalıklardan ayrılan bir kulüp. "Milan'da 40 yılda dört kaptan değişti" cümlesini kurunca detaya girmek lazım. Detaya girmezsen, aslında doğru bir ifade ama detayını yazıp, diğer isimleri de anmak lazım.
Malum Maldini'nin futbolu bırakmasıyla Milan'da bir devir kapandı. Paolo Maldini'nin babası Cesare Maldini, 1961-66 yılları arasında kaptandı. Ondan pazubandı Gianni Rivera aldı ve 1979'da kaptanlığı bıraktı. Onunla Franco Baresi arasında üç isim var ki kısa dönem kaptanlık yaptıklarından işte yukardaki kalın hatlı ifadenin dışında kalıyorlar. Albertino Bigon, 79-80 sezonunda kaptandı. Ertesi sezon Milan, Serie B'yi boyladığında kaptanlığa Aldo Maldera'yı getirdiler. 81-82 sezonunda ise kaptan Fulvio Collavati. Ondan sonra ise Baresi tarih yazdı işte. Milan tarihinin en uzun kaptanlık pazubantını takan adamı. 1997'ye kadar 15 sezon santra noktasına en önde yürüdü. 1997'de kaptanlığı devralan Maldini ise 12 yıl sonra kramponları asınca soyunma odasının bir numarası Ambrosini oldu. Yarım asırlık hikayenin son kahramanı ise 2013 yılından beri pazubandı takan Riccardo Montolivo

719
20 yıl Milan forması giyen ve futbolu yetiştiği kulüpte bırakan Franco Baresi, kırmızı-siyahlı formayla 719 maça çıktı.
BİZE ULAŞIN