BÜLENT TİMURLENK BÜLENT TİMURLENK

El Clasico’nun alfabesi

Real Madrid ve Barcelona’nın müthiş rekabeti, kısaca El Clasico bu akşam Santiago Bernabeu’da oynanıyor. İspanyol klasiğinde Gamber’den Cruyff’a, Figo’dan Manita’ya rekabetin alfabesi

ALKIŞ: Real Madrid- Barcelona rekabetinin tarihi anlarından biri 2005 Kasım'ında Santiago Bernabeu'da yaşandı. Barça'nın 3-0 kazandığı maçta Ronaldinho'nun attığı golü ayakta alkışlayan Real Madrid'li baba-oğul unutulmadı.
BERNABEU: Barcelona'nın Camp Nou'su 98 bin kapasiteli. Real Madrid'in Santiago Bernabeu stadı ise 81 bin. İki stadın atmosferi karşılaştırıldığında Bernabeu tribünleri çok daha ateşli. Hakemin üstüne oynamayı biliyorlar ve son kurbanları Bayern Münih oldu.
CRUYFF: El Clasico tarihinde futbolcu ve teknik adam olarak Barcelona'nın tarihini değiştiren bir dahi. Onun forma giydiği, Barça'nın Madrid'de 5-0 kazandığı maç efsanedir. Teknik adamlık günlerinde ise Camp Nou'da beş golle Real Madrid'e hezimeti yaşatmıştı.
DI STEFANO: İspanyol futbol tarihinde kendi başına bir bölüm olabilecek kadar önemli bir karakter. Real Madrid ve Barcelona'nın transferi için kapıştığı, sonunda Real Madrid'in Katalanların iddiasına göre Franco yardımıyla imza attırdığı dünyanın gelmiş geçmiş en iyi ve çok yönlü futbolcularından.
ETO'O: Bugün Antalyaspor forması giyiyor ama Real Madrid'in yetenek avcılarının keşfettiği Kamerunlu golcü, değerini bilmeyen mor beyazlı kulübü, Barcelona formasıyla attığı gollerle pişman etti. Bir şampiyonluğun ardından Real Madrid aleyhine 100 bin taraftar önündeki kötü tezahüratı İspanya'yı ayağa kaldırmıştı.
FIGO: Futbol tarihinde hikayesi daha büyük bir transfer yoktur. Barcelona kaptanı, Real Madrid Başkanı Florentino Perez'e evet dedi ve kıyamet koptu. Katalanlar onun için "Senden nefret ediyoruz çünkü seni çok sevmiştik" dedi Portekizli'nin ardından. Figo, futbolu bıraktığında turist olarak bile Barselona'ya gidemedi.
GAMBER: Barselona şehrinde bir gazeteye ilan verip Katalanlar için bir kulüpten öte olan FC Barcelona'yı kuran İsviçreli.
HERNANDEZ: Alejandro Jose Hernandez. 80 bin taraftar, 600 milyon futbolsever ve Bernabeu'daki bin gazetecinin gözü onda olacak. El Clasico'nun hakemi Hernandez 35 yaşında. Geçen sezon Camp Nou'da Real Madrid'in Barcelona'yı 2-1 devirdiği derbide de düdük çalmıştı.
INIESTA: Geçen sezon Barcelona, Santiago Bernabeu'da dört golle kazanırken onu füzesi de tabeladaydı. Xavi gittiğinden beri boynu büyük ama Barcelona'nın maetrosu eski fizik gücünden uzak olsa da döktürmeye hazır yeteneğiyle yine büyük silah.
LEO MESSI: Şampiyonlar Ligi'nde Juventus duvarını 180 dakika boyunca aşamayan Messi için bu El Clasico, sezon finali. Barselona şehrinde artık merak edilen iki şey var: El Clasico'nun sonucu ve Messi'nin yeni kontratı ne zaman imzalayacağı...
MANITA: İspanyolca "Hermanita" yani kız kardeşten türeme ve küçük el anlamına geliyor. Bu isimde beş yapraklı bir çiçekten de futbol dünyasına sızdığını söyleyenler var. Manita, rakibe beş gol atmak demek. El Clasico tarihinde iki takımın da birbirlerine beş atıp, medyaya Manita manşetleri attırdıkları çok maç var.
NEYMAR: Real Madrid, El Clasico'ya Barcelona'nın üç puan önünde ve bir maç eksiğiyle çıkıyor. Bu son altı haftaya girilirken Barça için son şans demek ve Katalanların üç forvetinden biri Neymar, bu El Clasico'da cezalı.
PIQUE: Dünyanın en iyi üç stoperinden biri. Barcelona defansının sigortası, kulübün gayriresmi basın sözcüsü. Madrid medyasının kabusu, geleceğin FC Barcelona başkanı.
RONALDO: Real Madrid'deki en vasat sezonunda Bayern Münih'i 3 golle uğurladı Santiago Bernabeu'dan. Messi ile büyük kapışmasına bu kez arkasında 80 bin taraftarıyla çıkıyor. Yetenek Messi ise çok çalışmak Cristiano Ronaldo...
SERGIO RAMOS: 90+'larda attığı kafa golleriyle Real Madrid'e kupalar getiren, Pique'ye verdiği her cevapla Real Madrid taraftarını ayağa kaldıran, yeteneğinden büyük yüreğiyle beyaz formanın içinde güzel oyunun eşsiz bir karakteri.
TENERIFE: Cruyff'un Altın Jenerasyonu, Barcelona tarihine çeyrek asır önce arka arkaya dört şampiyonluk getirirken, Tenerife'ye çok şey borçluydu. Real Madrid iki yıl arka arkaya ligin son haftasında Tenerife'ye kaybetmiş, Katalanlar şampiyonluk kupasını kaldırmıştı.
ULTRAS: İtalyan futbol kültürünün İspanya'daki etkisi Franco sonrası yıllarda başladı. Real Madrid'in Ultras grubu Ultras Sur, Bernabeu'da artık kale arkasında birinci katta değil. Üst katlara sürüldüler. Barça cephesinde ise Boixos Nois var ama deplasman kontenjanı olmadığından Madrid'e gelemiyorlar.
ZIDANE: Yan kulübede Luis Enrique, Barcelona'nın maçında son derbisine çıkıyor. Bir gün döner mi bilinmez. Zidane, ilk teknik adamlık denemesinde Şampiyonlar Ligi kazandıktan sonra şimdi de La Liga şampiyonluğuna koşuyor.
BİZE ULAŞIN