BÜLENT TİMURLENK BÜLENT TİMURLENK

Biz yedi kız kardeştik

İtalya'nın ev sahipliğini yaptığı 1990 Dünya Kupası günleri... İtalyanlar, İngilizler ve Yunanistan'ın son turda çekildiği ev sahipliği oylamasında Sovyet Rusya ile baş başa kalmıştı.
Sovyetlerin 1984 Olimpiyatları'nı boykot etmiş olmasının oylamayı etkilediği ve İtalya'nın 1934'ten sonra ikinci kez ev sahipliğini bu sayede kazandığı söylenir.
1984'te çıkan bu kararın ardından İtalyanlar eldeki bütün stadyumlarını yenileme işine giriştiler. Ülkede 80'lerin ortasından sonra Napoli ve Maradona fırtınası esiyordu ve karşılarında o dönemin en büyük yeteneklerinden olan Michel Platini, Juventus forması giyiyordu. İtalyan patronların futbola olan tutkularının tezahürü ise kulüp satın almaktı. Agnelli Ailesi Juventus'u 70 yıldır kontrol altında tutuyordu ama dönem Silvio Berlusconi ve Milan'lı yılları çağırıyordu.
1990 Dünya Kupası sonrasında yıldız futbolcular İtalya biletlerini birer birer almaya başladılar. Dünyanın en popüler ligi İtalya idi ve büyük futbolcular bu büyük rekabetin bir parçası olmak için bol sıfırlı kontratlara imza attılar. 1983-2003 arasında İtalyanlar, Avrupa kupalarında 13 finalin bir tarafı oldular. 1989-1999 yılları arasında UEFA Kupası finali İtalyanların ambargosundaydı, dördünde zaten finalistler İtalyandı ve sekiz kez kazandılar. 1999'da Parma'nın kazandığı son kupadan sonra bir kez olsun bile kazanamazken arada 2006 Dünya Kupası'nı kaldırmayı da ihmal etmediler.

***

1995-2005 yılları arası İtalya'da sahnede 'Yedi kız kardeşler' olarak bilinen kulüpler vardı. Şampiyonluk yarışı onlar arasında dönüyor, bugün olduğu gibi Napoli ya da Atalanta gibi kulüplerin esamesi okunmuyordu.
Juventus, Milan, Inter, Roma, Lazio, Parma ve Fiorentina... Az ya da çok hepsi bu dönemde kupalar kazandılar. Inter'in şampiyonluk hasreti bu dönemde de sürerken, iki Roma şehri takımı AS Roma ve Lazio uzun yıllar sonra şehirde bayram havası estirdiler.
Parma, Avrupa'da kupa kazanırken, Fiorentina iki İtalya Kupası ve Süper Kupa ile kardeş olmanın hakkını verdi. Ne İngiltere ne de İspanya'nın İtalya'ya kafa tutacak hali yoktu.
Serie A dünyanın en büyük ve en görkemli ligiydi. Yedi kız kardeşlerin büyük rekabetini uçuran ülkedeki yeni yayın ihalesi oldu. İki dijital platformun akıl almaz rekabetinden kulüplere akan para o dönem için çılgınca ve ödenemeyecek bir tutardı. Evet, Çizme'de hayat o gün güzeldi ama yarını düşünmediler.
1998-2002 yılları arasında yedi kız kardeşler hiç korkmadan kasalarını büyük yıldızlar için sonuna kadar zorladılar, uçurum yakındı ve önce kim düşecekti?
İlk "Batıyoruz" çığlığı Fiorentina'dan geldi.
Cecchi Gori iflasın eşindeydi ve Fiorentina ne var ne yoksa sattı. Lazio Başkanı Cragnotti'nin borsa yolsuzluğu ortaya çıkınca gözler Roma şehrinin öteki takımına çevrildi. Sensi Ailesi'nin serveti eriyor ve baba Sensi hastaydı.
Parma patronunun ise Parmalat skandalı olarak bilinen soruşturma sonrasında 8 milyar euro vergi kaçırdığı ortaya çıkınca Parma da kabuslar evinin kiracısı oldu.
Yedi kız kardeşler ayrı düşmüş, Juventus en büyükleri olarak kıs kıs gülüyordu. Roma'yı rakip görmüyorlardı, Inter'in basiretsiz transfer politikası da devam edince rekabet Agnelli vs. Berlusconi'ye doğru kayıyordu.
Öyle de oldu, 2003'te Şampiyonlar Ligi finaline Manchester'da çıktılar ve penaltılarla gülen Silvio Berlusconi ve Milan oldu. Fiorentina ve Parma alt liglerde geri dönecekleri günlerin hayallerini kurarken, Milan İstanbul'da iki yıl sonra Şampiyonlar Ligi finalini kaybetti. Juventus arka arkaya iki yıl şampiyon olmuş, İtalyan Milli Takımı görkemli kadrosuyla Almanya'ya 2006 Dünya Kupası'na gidiyordu. 'Calciopoli' olarak bilinen şike skandalı milli takım kamptayken patladı. Bir zamanlar Maradona'lı Napoli'nin futbol aklı olan Luciano Moggi'ye kulübü emanet eden Agnelli Ailesi, Juventus'un bir alt lige düşürülmesini kabul etti. Dönemin kârlı takımı ise Inter oldu.

***

Yedi kız kardeş iki yıl önce tekrar Serie A'da buluştu ama artık sahnede Napoli ve Atalanta da vardı... Milan, Inter, Parma, Roma, Fiorentina yabancı sermayeye satılmış, sadece Lazio (Lotito) ve Juventus (Agnelli), İtalyan patronların kontrolünde kalmıştı...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.