MURAT YILMAZ MURAT YILMAZ

Aydınlardan 'seçim güvenliği' bildirisi

Türkiye, seçimlere giderken siyaset üzerindeki şiddet, şantaj ve silahlı propaganda baskısı devam ediyor. Bilhassa demokrasiyi küçümseyen ve silahlı propaganda ile seçmeni istediği istikamette yönlendireceğine inanan illegal şiddet örgütlerinin hala varlığını devam ettirmesi kayda değerdir. Sivil, şiddeti reddeden ve siyasi rekabete inanan siyaset anlayışına zor kullanarak müdahale eden KCK/ PKK'nın çözüm sürecini ve Suriye'deki iç savaşı suiistimal ederek Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da seçme ve seçilme hakkına ciddi bir tehdit teşkil ettiği görülüyor. Bu tehdit karşısında, 56 aydının yayınladığı bildiri bir kısım medyanın görmezden geldiği ciddi bir probleme dikkat çekiyor. İşte bildirinin tam metni:
Kökleri 19. yüzyıla giden Türkiye demokrasisi, 14 Mayıs 1950'den itibaren hakim teminatı altında serbest ve adil seçimlerin gerçekleşeceği bir mevzuat ve kurumsal yapıya sahip olmayı başarmıştır. Millet, siyasi partiler ve vatandaşlar olarak bu başarıyla ne kadar gurur duyulsa yeridir.
Türkiye, 7 Haziran genel seçiminin arifesinde bulunuyor. Şüphesiz ki, bu seçimin meşru ve demokratik bir rekabet içinde, adil ve güvenli bir ortamda gerçekleşmesi için bütün siyasi partilere, hepimize, her bir vatandaşa büyük bir sorumluluk düşmektedir.
Bu sorumluluğun icabı olarak aşağıda imzası olan bizler, seçim sürecinin şiddetten uzak, sivil ve rekabete açık bir zeminde gelişmesi için özellikle milletvekili adaylarına, siyasetçilere, seçim bürolarına, siyasi partilere, seçim araçlarına, partililere ve vatandaşlara yönelik şiddet, silahlı propaganda, tehdit ve şantajların bir an önce sona ermesini istiyoruz.
Batıda HDP bürolarına yönelen sokak saldırıları ve HDP bürolarının bombalanması hiçbir şekilde kabul edilemez. Siirt'ten Ağrı'ya, Van'dan Şırnak'a kadar neredeyse bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde vuku bulan olaylarda, HDP dışındaki partilerin milletvekili adaylarına ve sempatizanlarına yönelik sözlü ve fiili saldırılardan, seçim bürolarının ve otobüslerinin taşlanmasına dek uzanan geniş bir zeminde şiddet eylemleri görülmektedir. Nitekim bu şiddet serisinin sonunda Şırnak'ta iki yurttaşımız HDP'nin propagandası sırasında yaşanan tartışmaların siyasi şiddete dönüşmesi sonucunda katledilmiştir. Elbette, şiddet nereden ve kimden gelirse gelsin kınıyor ve yetkilileri bu konuda gerekli tüm tedbirleri almaya davet ediyoruz. Ancak Doğu ve Güneydoğudaki olayların, bilhassa şiddet kullanan örgütlü bir güç olan KCK/PKK'dan kaynaklandığını ayrıca müşahede ediyoruz.
KCK/PKK maalesef çözüm sürecinin şiddete son vererek siyasi rekabetin önünü açacak mantığına aykırı bir şekilde şiddet kullanmaktan vazgeçmemiş ve silahlı unsurlarını Türkiye sınırları dışına çıkarmamıştır. KCK/ PKK yöneticilerine göre bir günlük iş olan bu karar yıllardır alınmamaktadır. KCK/PKK'nın, seçim güvenliğini ihlal eden tavrını terk etmemesi, seçimden önce şiddeti sona erdirme ve Türkiye sınırları dışına çıkma kararı almaması halinde, seçme ve seçilme hakkını engellemeye yönelik olayların sorumluluğundan kaçınamayacağını kamuoyuna duyurmak isteriz.

* SDE İç Politika ve Demokratikleşme Programı Koordinatörü

BİZE ULAŞIN