REFİK ERDURAN

Niçin SABAH?

Sicilimi bilenler yıllarca ara verdikten sonra köşe yazarlığına dönüş yaparken niçin SABAH'ı seçtiğimi merak edebilirler.
Nedenlerin en önemlilerini özetleyeyim. Başkalarına da yeri geldikçe değinirim.

***

Bütün yorumcularımız kutuplaşmanın tehlikelerinden söz etmekte.
Henüz hiçbir ülkede sınıfsız toplum kurulmuş olmadığı için, her yerde var kutuplaşma. Katmanların çıkarları arasında çelişkiler var.
Bizde ise çatışma bambaşka bir mindere kaydı, "laiklik yandaşlığı ve karşıtlığı sorunu" öne geçti. Sosyal adalete nasıl yaklaşacağımızı, Güneydoğu'yu mağdurluk duygusundan nasıl kurtaracağımızı, ekonomide belimizi nasıl doğrultup Batı'nın karşısına eşitlik gücüyle çıkabileceğimizi tartışacak yerde, kimin eşinin başı havadar, kimininki ne biçim bezle örtülü türünden "simge" konuları temel sorun durumuna getirdik.
Şu ara yanlış gündemli kavgaları kızıştıran her şey Türkiye'ye zararlıdır.
Dikkatle izliyorum, etkili yayın organlarımız arasında bunu en az yapan, kamuoyunu akılcı tartışma çizgisine en serinkanlı sabırla çağıran gazete SABAH oldu.

***

Çoğu kişinin üstünde birleştiği bir görüş de şu: sol kanadı olmadığı için Türk demokrasisi pırpır ediyor, uçamıyor.
Peki, niçin yok sol kanadımız?
Bir şeyin sahtesi ortalığı kaplamışsa, sahicisi piyasadan silinir. Kamuoyumuzun etkin bölümünü biçimlendiren "aydın" çevrelerinde - özellikle medyada- kerameti kendinden menkul şeyh misali "ilerici" geçinen kişiler pek çok. Emekçi sınıfıyla ilişkisi evindeki temizlikçi kadınla merhabalaşmaktan ya da lüks lokanta garsonuyla göz göze gelmekten öteye gitmeyen insanlar "sol" adına boyuna ahkâm kesmekteler.
SABAH'ta yazan dostlarım arasında insancıllığını iyi bildiğim, temelde Atatürk ilkelerine bağlılığına yüzde yüz güvendiğim gerçek aydınlar var. Özentilerle malul ideoloji züppeleri yok.
O tür balonları gerektikçe patlatma işinin en kolay bu gazetede yapılabileceğini düşündüm.

***

Konunun bir de keyif yanı var.
Sizinle bir oyun oynasak... Ağırlıklı köşe yazarlarımızın listesini yapsanız, o günkü olaylardan birini seçip "Bunun üstüne yarın hangi köşede ne yazılacağını bil bakalım" deseniz... İddiaya girerim ki tahminlerimin hemen hepsi aşağı yukarı doğru çıkar.
Böylesi beni sıkıyor. Meslektaşları okuyorum ama birkaç istisna dışında "Şöyle bir bakayım" kabilinden.
SABAH'takilerden kimileri zaman zaman aklımın yatmadığı şeyler söylüyor, hatta tepemi attırıyorlar ama çoğu kez şaşırtıyor, güldürüyor ve hep ilgimi çekiyorlar.
O ilginçliğe bir şeyler katmaya çalışacağım.

***

Bu yaşta yeniden kolları sıvamamda eşimin oynadığı role değinmezsem bir şey gizlemiş olurum. Geçenlerde şöyle bir laf etti:
- Her sabah gazeteleri karıştırırken homurdanıp duruyorsun.
Bunları bana söyleyeceğine niçin paylaşmıyorsun herkesle? Tepki gelir diye korkuyor musun?
Böyle laf edilir mi erkek milletine... Onun ve sizin karşınızdayım işte. Bakalım korkacak mıyım?
BİZE ULAŞIN