REFİK ERDURAN

Kana bulanmadan

Karıştırmak her zaman zararlı değildir; yararlı da olabilir. Örneğin tahinle pekmezi karıştırıp lezzetli bir bulamaç elde edersiniz. Mikser adlı mutfak aleti normalde o işe yarar.
Ama normalde. Her şey gibi mikserin de yararlı mı, zararlı mı olacağı nasıl kullanıldığına bağlıdır. Mutfakta eşinizle kavgaya tutuşup mikser fırlatırsanız başını yarabilirsiniz; sonuç bulamaç değil, kan olur.
Karıştırmanın iki de mecazi anlamı var: 1. Kargaşa yaratmak ("ortalığı karıştırmak" gibi). 2. Kavramları ayırt edememek ("sapla samanı karıştırmak" gibi).
Başbakan muhalefete mikser derken birinci mecazı kullandı. Toplum genelinde ikincisi de yaygın ve çok tehlikeli. Çünkü hemen hepimiz kavramları birbirine doluyoruz. Dolayınca da her şey, ama her şey "karışıyor."

***
Başta sadist kasap cenginin mağlubu boğa, bayramda bıçağa direnen hayvancıklara eli bıçaklıların öfkesi bana Fransızların bir sözünü hatırlattı: "Bu ne kötü hayvan! Üstüne saldırılınca kendini savunuyor."
Dedik ya, kimi zaman bir şeyin NASIL yapıldığı, yapılıp yapılmamasından daha önemli bir sorun durumuna gelebiliyor.
Bayramda hayvan kesmenin dinen yüzde yüz gerekli olup olmadığı, ibadetin ve yardımlaşmanın başka yollardan yerine getirilip getirilemeyeceği tartışılmakta. O tartışma süredursun, şunu sorabiliriz: kesim gerekli ise de, BÖYLE yapılması şart mıdır?
Ülkemizde her gün binlerce usta cerrah özel odalarda sayısız ameliyat gerçekleştiriyor. Kendilerini doğramadan, ortalığı ve yüzlerini gözlerini kana bulamadan, seyirci çocuk zihinlerine ömür boyu silinmeyecek görüntüler kazımadan, Türkiye'yi içte dışta rezil etmeden.
Hayvan kesimi sırasında ise heyecanlanıp kalpten ve beyin kanamasından gidenler, pazarlık kavgasında birbirini bıçaklayanlar, aceleden satırla çocuk yaralayanlar oldu. Kendini kesenlerin sayısı ise -yalnız birinci gün hastanelere taşınarak kayda geçenleri hesaba katarsak- 2365!
Bayram mı, meydan muharebesi mi?
Devletin ve belediyelerin değil, bütünüyle toplumun ayıbı bu. Brigitte Bardot'nun yine ukalalık edip bizi lanetlemesine de hacet yok. Şapşallığımızın cezasını kendimiz veriyoruz.

***
Bir şeyin NASIL yapılacağı sorunu temel konularımızda çok daha tehlikeli sonuçlar yaratabilecek biçimde gündeme geliyor. En yararlı olabilecek atılımları bile hangi alaca karanlıklara saptırdığımıza bakın.
Adını bir türlü yerli yerine oturtamadığımız açılım (dış telkinlerden kaynaklandığı söylentilerinde gerçek payı bulunduğunu düşünseniz bile) ülkeye çok hayır sağlayabilecek bir girişimdir. Siyasal riziko göğüslenerek başlatıldı. Ancak büyük oy payına dayanan ve tek başına Menderesvari davranan bir iktidarın göze alabileceği bir politika serüvenidir.
Barışma denemeleri iki taraf da keçiliklerden dikkatle kaçınmazsa başarıya ulaşamaz. Tokalaşılırken biri parmak gücü göstermek için ötekinin elini acıtırcasına sıkmaya kalkarsa deneme önce bilek güreşine, sonra sille tokat dalaşa dönüşebilir.
Türkiye'nin en önemli açılımı şu ara öyle bir saçma çıkmaza sürüklenme tehlikesinde.
Çıkmaz diyorum. Çünkü muhalefetin "İktidar ilk seçimde gidecek" iddiası doğruysa, kurulacak koalisyonlar bir daha böyle bir denemeye girişemez.
Öylece en ağır bedeli sürgit ödeyecek olan Kürt tarafındaki etkili kişilerin tutumuna akıl erdiremiyorum. Cezaevindeki bir megalomanın kılavuzluk boyunduruğundan sıyrılamaz durumdalar.
Akıl vermede ölçü kaçıranlara "Sen kendine bak" deriz. Amerikalılar da hep somut gerçeğe ağırlık veren insanlardır. Pohpohlarsanız sorarlar hemen: "Akıllıysam neden zengin değilim?"
Kürt dostlarımın da düşünmelerini rica ederim. Şanlı liderlerinde milyonlara dağıtılacak akıl varsa kendi niçin vadilerden kışkışlanıp yanlış ülkelere sığındı da deliğe tıkıldı?
Bir kez daha dile getiriyorum içten dileğimi. Umarım tablonun her yanındaki kafa sisleri dağılır da, bütünüyle Türkiye acemi kasap gibi hastanelik olmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN