REFİK ERDURAN REFİK ERDURAN

Cins cins...

Kişinin mutluluk ya da mutsuzluk derecesini belirleyen insan ilişkilerinde hangi konu en büyük rolü oynar? Ekonomik durumu mu? Siyasetteki konumu mu? Toplum içindeki itibarı mı?
Karşı cinsle ilişkileri hepsinden önemlidir.
Onun tarafından beğenilmek, beğenilmemek... Karşılıklı uyum ve güven sağlamak, sağlayamamak... Aksama olunca verilecek tepkiler... Böyle sorunlar çocukken anne ya da babayla ilişkide gündeme gelir, ömür boyu sürer.
Ülkemizde biz başka pürüzlerin giderilmesiyle uğraşırken çok sakıncalı bir duruma eğilmiyoruz pek: Kadın-erkek ilişkilerimiz vahim ölçüde hastalıklı.
Medyamızın konuya yaklaşımı ise sorunlu. Kimi zaman da komik.

***

Bir "büyük" gazetede büyük başlık:
"Yatakta panikleyen koca ağır kusurlu."
Hayırdır? Erkek yatakta isteksiz olabilir, kızabilir, iğrenebilir, üzülebilir, vazgeçebilir, türlü duyguya kapılabilir. Paniklemek neyin nesi? Kadın yastığın altından el bombası, yorganın içinden kasatura mı çıkarmış?
Upuzun haber metninde ipucu yok. Başlıktaki "koca ağır kusurlu" lafının da nereden çıktığı belli değil. Çünkü hanım "Eşim cinsel ilişkinin nasıl kurulduğunu bilmiyor" diyerek dava açmış, o kadar. (Anlaşılan adama o konulardaki binlerce kitaptan birini vermeyi ya da porno izletmeyi akıl etmemiş.) Mahkeme kararında ağır kusur lafı geçmediğine göre, gazetenin kocayı niçin öyle suçladığını anlamak zor.
Basınımızda kadın çalışanlar artmakta ya. Belki başlığı erkeklere pek sıcak bakmayan bir hanım kızımız atmıştır.
***

Şaka, şaka. Feministlerimizin eteklerinden ya da kot paçalarından öperim. Medyamızda kadın ağırlığının artmasını yürekten diliyorum. Ancak, ilişkilerde adaletli denge gözetilmesini de diliyorum.
Türkiye'de erkek egemenliğinin, baskısının, edepsizliğinin sürmekte olduğu apaçık bir gerçek. Önlenmesi şart. Ama kadınların da kendilerine göre silahları var. Kimilerinin onları hoyratça kullanmakta oldukları bir başka gerçek. Ayrıca, hak savunuyoruz derken hemcinslerinin haklarını çiğnedikleri de görülüyor.
Örneğin Tunceli'nin birahanelerinde kadınlar çalışıyor diye gösteri yapıp camları kırmışlar. Bir yerde erkeklerin çalışmasını normal sayıp kadınların aynı hakkı kullanmalarını protesto etmek eşitliğe uygun mu?
O gösteride bir kadının taşıdığı pankarttaki resim de tiksindirici bir görüntü: Erkeğin ağzından çıkan kocaman bir kol karşısındaki kadını yumrukluyor. Altta "Sözle şiddete son" yazılı.
Peki, söz şiddetini yalnız erkekler mi kullanır? Onların güçlülük taslayarak kendilerini çok kırılgan duruma düşürdükleri unutulmamalı. İşsiz bir aile babasına karısının "Ne biçim erkeksin, çocuklarını doyuramıyorsun" demesi kadar yaralayıcı saldırı olur mu?
***

Bir de kimi kadınların evlilik bitirirken sergiledikleri acayip açgözlülük var. Örneğin aylar önce kendinden 23 yaş küçük biriyle evlenen orta yaşlı bir hanım "Bana sövdü" diyerek boşanırken genç kocasından 50 bin lira manevi tazminat ve 3 bin lira nafaka talep ediyor.
Tazminatı anladık. Küfür cezası diye herkes birinden para isteyebilir. Ama kısacık bir ortak yaşantı sonundaki nafaka talebinin etik dayanağı, bir erkeği nikâh imzası atmaya ikna etmenin maliyeti nedir?
Ha, anlarım, birlikte yıllar geçirilmiş, o süre içinde kadın eve ve aileye emek vermiş, edinilen varlığa öyle yollardan katkı sağlamıştır. Ayrılırken o birikimden payını almak hakkıdır elbette. Boşanma sırasında gaddarca bencil davranan erkekler maalesef az değildir. Hukukla yola getirilmeleri gerekir.
Gelgelelim inanılmaz tamah sergileyen kadınlar da yok değil. Ölçüsüz mahkeme kararlarıyla öyleleri tarafından "ciğeri sökülen", ömrünün son yıllarını o yüzden sıkıntı içinde geçiren erkekler bilirim.
Hasılı, meleklik ve şeytanlıkta cinsiyet farkı yok. Bütün mesele ilişkilerde insancıllık dozunu artırabilmek. Şimdilik bir teselli: Çarpıklıklar büsbütün tekelimizde değil. Şu Wikileaks kahramanı adamcağızın başına gelenlere bakın!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.