REFİK ERDURAN

Bu özgürlüğe son lütfen!

Evrenin uçsuz bucaksız boşluğundaki bilinç adacığı dünyamız ne güzel yer, değil mi? Burada birbirimize gülümseyerek ne hoş geçirebiliriz kısacık ömrümüzü!
Olmaz. Dertler, sorunlar, belalar gırla. Yorumculuk gibi bir işe dolanmışsan görevin onları işlemek.
Peki, işleyelim. Bugün depremden Suriye'ye kadar sayısız devasa soruna çözüm arayışları duyurulmalı okura.
Hayır, onu da yapamazsın. Gerçek değil, yapay -daha da kötüsü, kişisel- bir belayı gündeme getirmek zorundasın. Çünkü Türkiye'desin.
Cem Karaca'nın sözünü ettiği, kendi yetersizliğinin acısını her şeye ve herkese karşı çıkmakla pansumanlayan, doyumu başkalarının önünü kesmekte arayan tipler her ülkede vardır. Ama bizde salgın halinde o patoloji.
Öyle olmasa en büyük kentimizin en büyük kültür merkezi en büyük meydana dört yıldır boş gözlerle bakan bina leşine döner miydi?
Konu kişisel değil aslında. Çünkü ülkemizdeki hakaretamiz saldırı bağımlılarının bolluğu günün birinde sizin için de sorun olabilir.
***

Levent Üzümcü adındaki oyuncuyu tanımam. Namını ilk kez iki gündür kendisini kınayan okur ve TV seyircilerinden duydum.
Enver Aysever'in CNN'deki programında bu "sanatçı" dezenformasyon ve "her şeye maddiyat olarak" bakılmasından yakınmış, sonra uzun uzun bendenize yüklenmiş.
Konu: 1. Para. 2. Tiyatroya ihanet.
İddiaları (CNN sitesinden harfiyen alarak ve yaklaşım düzeyinden ötürü özür dileyerek özetle aktarıyorum):
"Bütün ekmeğini Devlet Tiyatroları'nın Refik Erduran yedi... Özel tiyatrolarda kaç tane oyunu yapılmış bir bakalım... Yani senin oyunlarınla sen en yüksek paraları kazandın... Oyun yazarlığı dışında bir işi olmayan birinden bahsediyorum... Bu tiyatrolar kapatılsın demesi çok abesle iştigal değil mi?"
Kişisel konulara değinmek zorunda kaldığım için tekrar özür dileyerek, gerçekler:
DT'de sahnelenmesine Muhsin Ertuğrul ve Cüneyt Gökçer'in genel müdürlük dönemlerinde başlanan oyunlarım "en yüksek paraları" sağladıysa tiyatronun başarısıdır bu. Ama Los Angeles'de film ve televizyondan bolca dolar kazanırken Türk tiyatrosuna katkı hevesiyle yurda döndüm.
Oyunlarım Haldun Dormen, Ulvi Uraz, Kenter, Ali Poyrazoğlu, Gülriz Sururi - Engin Cezzar, Gönül Ülkü - Gazanfer Özcan, Yeditepe, İstanbul (Gencay Gürün) tiyatrolarında, ayrıca özel topluluklarca başka ülkelerde sahnelendi.
Oyun yazarlığı dışında fazlasıyla işim var. (Yoksa gazete yazarlığı da işten sayılmıyor mu?) Hiç ama hiçbir yerde tiyatroların kapatılmasını önermedim.
Enver Aysever programına davet etti. Orada bunların hepsinin kanıtlarını göstereceğim.
***

Geçen gün ömrümde yapmadığım tek şeyin hapsedilmek olduğunu söyledim ya. Unutmuşum, bir de müfteriye dava açmak var. Şimdi onu yapıyorum.
Dezenformasyon ile onurlara saldırmanın ülkemizde serbest spor olmaktan çıkmasına katkı diye.
BİZE ULAŞIN