REFİK ERDURAN

Baş değil, beyin örtüsünden korkun

Neden sözüm ona en birleştirici zaman dilimi olan bayram günlerini bile kan revan içinde parçalanarak geçirmekteyiz? En tehlikeli aptallık türü olan "ötekileştirme" ruhumuza sinmiş de ondan.
Önemli bir sanat kurumumuzun yönetimindeki kişilerle konuşuyordum birkaç gün önce. Bütün sanat dallarını yürekten destekledikleri kesinlikle ispatlanmış kimi kişilerin (örneğin Nabi Avcı dostumun) "tiyatro düşmanı" olduğunu iddia edebildiler.
Somut kanıtlar düşüncelerini değiştirmiyordu; dinlemeye bile niyetleri yoktu. Kendilerinin mantık ve huzur düşmanı olduklarını söyleyerek yanlarından uzaklaştım.
Sonra düşündüm. Sorun mantıkla değil, kördüğüm olmuş duygularla ilgili. Onları çözmeye çalışmak gerek. Toplumumuzdaki müzmin kutuplaşmanın saçma simgesi olan başörtüsü üstüne - "Evita" müzikali gibi uyarıcı etki yapma amaçlı- bir oyun yazmaya karar verdim.

***

Kamuoyumuzda o konuda beni umutlandıran akıllanma belirtileri var. Sorunun laiklik yandaşlığı ya da karşıtlığı davası değil, sınıfsal ayrışım olduğu kavranmakta yavaş yavaş.
Orhan Pamuk bir Alman gazetesine açık konuştu:
"Burjuvazi beni öfkelendirir... Egoistlikleri ve kendi vatandaşlarından nefret etmelerinden hiç hazzetmem... Türk kadınlarının birçoğuna, sadece başörtüsü taktıkları için tepeden bakarlar. Bu tutumları bana, eskiden Güney Afrika'da beyazların siyahlara bakışını anımsatır."
Ona hak veren İsmet Berkan da kendi anneannesinin beş vakit namaz kıldığını, annesiyle babasının "inançlı" ama bunu göze çarptırmayan kişiler olduğunu anlattıktan sonra, "üçüncü kuşak laik" dediği çocuğu için şunları yazdı:
"Dinî görünürlüğün bir sembolü olarak başörtüsünü başkalarında görecek.
Başörtülü insanlarla arasında ciddi bir kültürel sınıf farkı olacak."
Evet, anahtar "sınıf".
Bugün on kadınımızdan yedisinin başı kapalı olduğunu hatırlatan Berkan sözü şuraya getiriyor:
"Diyelim doktor olmayı başarmış bir başörtülüyü gördüğünüzde hafiften de olsa bir tedirginlik, bir yabancılık duyuyorsanız, bence kendinizi bir sorgulamalısınız."

***
Toplumun müzik beğenisini değiştirme çabasının en zor devrim denemesi olduğu söylenir. Duygulara ilişkin bütün dönüşümlerde karşılaşılır o güçlükle.
On kadınımızdan başını kapatan yedisi altta kalmış sınıftandır. Başlarındaki örtüye yabancılık duymadan bakabilip bakamamak da bir duygu sorunudur.
E-posta kutuma (sütun dibindeki değil, kişisel "gmail" adresime) gelen mesajların pek çoğunda hâlâ "sol" denilen -bence seçkinci sağyayın organlarını tercih etmeyip niçin SABAH'ta yazdığım sorulmakta.
Orhan Pamuk ve İsmet Berkan'ın tezlerindeki temel gerçeği görenler yanıtı da bulmuş olurlar.
Elverir ki zihin örtülerinden kurtulalım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN