ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Hareketli günler

Gerek Ortadoğu, gerekse Kafkaslar yoğun bir diplomasi trafiğine sahne oluyor. Gelenleri gidenleri alt alta sıralayınca, sanki "Zamana karşı yarışılıyormuş" gibi bir tablo ortaya çıkıyor.
Papa 16'ncı Benedictus şu sıralar Kutsal Toprak lar'da. Gezisinin ilk durağı olan Ürdün'de İslam-Hıristiyan barışı ve diyalogu üstünde durdu. Dün geçtiği İsrail'de ise "Üç kitaplı din"in kardeşliğine vurgu yaptı, barış için dua etti.
Papa'nın gezisinin başladığı gün Ürdün Kralı Abdullah alarm çanlarını çaldı: "Ortadoğu'da barış görüşmeleri bir kez daha ertelenirse veya başarısızlığa uğrarsa, yeni bir Arap-İsrail savaşı kaçınılmaz olacak." Savaşın tarihini de verdi: 12-18 ay arası!
Abdullah'ın alarmının Batı başkentlerinde yankılandığı gün ise, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu barış ve çözüm planıyla ilgili görüşlerini anlatmak için Mısır'a gitti.
Ama aynı Netanyahu, Türkiye'nin aracılığıyla yürütülen ve Gazze saldırısı nedeniyle kesilen Suriye-İsrail görüşmelerinin temelini oluşturan Golan Tepeleri konusunda tüm süreci dinamitleyecek bir çıkış yaptı: "Golan'ı asla vermem!" Bu restin Suriye'deki yansımalarını Cuma günü öğrenebileceğiz: Cumhurbaşkanı Gül'ün -bizim de katılacağımız- Şam gezisi sırasında.
Ancak Gül'ün Suriye ziyaretinden önce Başbakan Erdoğan'ın Azerbaycan gezisi var. Hem de bugün.
O ziyaret de bir dizi gelişmenin ilk adımını oluşturuyor: Erdoğan'ın Bakü'den sonra, bu ay içinde Moskova'ya gitmesi bekleniyor. Diplomatik çevrelerdeki beklenti daha sonra da ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın Ankara'ya geleceği yönünde. Tüm bunları da Dağlık Karabağ sorununa barışçı çözüm bulmakla görevli Minsk Grubu'nun üç eşbaşkanının liderlerinin, yani ABD Başkanı Barack Obama, Rusya Başkanı Dimitri Medvedev ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Saint Petersburg'daki zirvesi izleyecek.

Azeriler'i rahatlatmak
Erdoğan'ın yeni Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu'nun da eşlik edeceği Bakü ziyareti "Enerji" konusundaki önemli gelişmelerin arefesine de denk geliyor
: Geçen hafta Prag'daki enerji zirvesinde Nabucco gaz boru hattı projesiyle ilgili hükümetler düzeyindeki anlaşmanın yakın bir gelecekte imzalanması konusunda mutabakata varılmıştı. AB Komisyonu'nun Enerji Komiseri Andris Piebalgs dün imza tarihini resmen açıkladı: 25 Haziran.
Ayrıca, Ankara Büromuz'un haberine göre, Türkiye ile Azerbaycan arasında Şahdeniz yataklarının ikinci bölümünde üretilecek gazla ilgili görüşmeler de başladı.
Ama gerek Nabucco'da, gerekse Şahdeniz'de mutlu sona ulaşabilmek için Ankara ile Bakü arasında hiçbir kara bulutun kalmaması gerekiyor.
Erdoğan'ın gezisi işte bu açıdan da özel bir önem taşıyor.
Her ne kadar Türkiye ile Ermenistan'ın ilişkilerini aşamalı olarak normalleştirmek için bir yol haritasında uzlaşmalarının ardından Ankara-Bakü arasında patlak veren gerilim, Cumhurbaşkanı Gül'ün Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'le Prag'da yaptığı görüşmeyle ve iki başkent arasındaki yoğun telefon trafiğiyle büyük ölçüde yumuşamış olsa da, "Kritik" bir soru hâlâ yanıtını bekliyor. Azeri basınına göre, soru şu:
Türkiye'nin Ermenistan'la İsviçre'nin arabuluculuğuyla yürüttüğü görüşmelerin her aşamasından Azerbaycan'ı bilgilendirdiği açıklamalarına Aliyev "Bilgilendirmek ayrı, danışmak ayrı" diye tepki göstermiş ve eklemişti: "Türkiye, Ermenistan'la yürüttüğü görüşmelerde Dağlık Karabağ ile ilgili şart koşuyor mu?"
Biliyoruz; Erdoğan her fırsatta "Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden Ermenistan'la ilişkileri düzeltmeyiz", "Türkiye'nin Azerbaycan halkına ve yönetimine zarar verecek bir girişimde bulunması mümkün değil" gibi güvenceleri tekrarlayıp durdu ama anlaşılan Azeri kardeşlerimiz bunun yüzlerine karşı tekrarlanmasını istiyor ve bekliyorlar.
İşte Erdoğan'ın gezisi sırasında vereceği mesajlarla hem bu beklentilerin karşılanacağını, hem de Azeriler'in Türkiye'ye karşı büyük ölçüde haksız ve asılsız kuşkularının ve de kırgınlıklarının giderileceğini umuyoruz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN