ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

AİHM'den al haberi

Türk halkı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ni (AİHM) iyice içselleştirdi. O kadar ki -gerçi henüz herhangi bir ankete konu olmadı ama- kamuoyunun AİHM'i en güvenilir adalet kurumu olarak algıladığını bile söyleyebiliriz.
İşte o AİHM üç gün önce "Bomba gibi" bir karar aldı: İspanyol adaletinin Herri Batasuna partisini yasaklamasını, yani kapatmasını onayladı.
Herri Batasuna ayrılıkçı terör örgütü ETA'nın siyasal koluydu. Bazılarına göre ise "Meşruiyet vitrini" işlevini görüyordu. İspanya Yüksek Mahkemesi, "Terör örgütüyle bağları bulunduğu" gerekçesiyle partinin kapatılmasına karar verdi.
Bunun üstüne Herri Batasuna yöneticileri davayı AİHM'e taşıdı. Mahkeme 1.5 yıl süren yargılamadan sonra üç gün önce kararını açıkladı: "Herri Batasuna partisi ve yöneticileri Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi himayesinden yararlanamazlar!"

Demokrasi için tehlike

Oybirliğiyle alınan kararın gerekçesi daha da zehir-zemberek. Madde madde aktaralım:
"Yıllardır terör saldırılarına hedef olan İspanya'daki durum göz önüne alındığında, Herri Batasuna partisinin ETA örgütüyle bağları demokrasi için bir tehdit olarak değerlendirilebilir."
"İspanya Yüksek Mahkemesi'nin kapatma kararı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlali anlamına gelmiyor. Tam tersine bu kararla acil bir toplumsal zorunluluğun gereği yapılmış oluyor."
"Mahkeme (Not: AİHM) dava konusu olan partinin yöneticilerinin söylem ve eylemlerinin, bu partinin tasarladığı ve amaçladığı toplum modelinin net bir görüntüsünü ortaya koyduğu, bu modelin demokratik toplum kavramıyla bağdaşmadığı ve İspanyol demokrasisi için güçlü bir tehlike oluşturduğunu belirledi. O nedenle kapatma kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin öngördüğü meşru amaca uygun olduğu sonucuna vardı."
"İspanyol yargıçların kapatma kararı, terörizmin övgüsünü yapanların mahkûm edilmesi konusundaki uluslararası kaygının yansıması olarak da kabul edilebilir." AİHM ayrıca Herri Batasuna'nın devamı olarak kurulan iki partinin yasadışı ilan edilmeleri ve üyelerinin bağımsız aday etiketiyle bile seçimlere sokulmamaları kararlarının da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı düşmediğine hükmetti. Yine oybirliğiyle!

Türkiye'deki yansımaları
AİHM kararının Türk hukuk ve yargı çevrelerinde de epey yankı yapacağından ve dikkatle incelenip değerlendirileceğinden eminiz.
Herhangi bir kasıt aramasınlar; Demokratik Toplum Partisi (DTP) yöneticilerine de 58 sayfa tutan AİHM gerekçeli kararını en azından hukukçularına inceletmelerini tavsiye ediyoruz. Karara ulaşmak çocuk oyuncağı; AİHM'in resmi sitesine girerlerse, birkaç dakikada indirebilirler.
Bu tavsiyemizi son derece meşru bir nedene veya olguya dayandırıyoruz: Malum, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın DTP'nin kapatılması talebiyle Anayasa Mahkemesi'nde açtığı davanın artık son aşamasına girildi. DTP yetkilileri Yüce Mahkeme'den "Kapatma" kararı çıkarsa, AİHM'e gideceklerini birçok kez açıkladılar.
DTP'nin AİHM'in bu kararını derinlemesine irdelemesi menfaatine; çünkü Anayasa Mahkemesi'nden kapatma kararı çıkarsa, en azından "AİHM kararı emsal oluşturabilir mi", "AİHM, Herri Batasuna için aldığı kararı DTP için de tekrarlayabilir mi" gibi sorulara şimdiden yanıt aramaya başlamış olurlar.
Yok, kapatma kararı çıkmazsa, bu kez davanın karşı tarafının tasarlayabileceği yeni hukuki ve siyasal girişimlere karşı hazırlanmalarını sağlayacak zaman bulabilirler.
Yüce Mahkeme'den nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın, AİHM kararının gerek hukukta, gerekse siyasette birçok taşı yerinden oynatacağını söylemek, hiç de abartılı olmaz.
BİZE ULAŞIN