ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

İmam hatiplere Pakistan ilgisi

Türkiye'nin tüm Avrupa'yla birlikte kış saatine geçmesi nedeniyle memleketle aramızdaki farkın 4 saate yükseldiği gece, hayli geç bir vakitte İslamabad'a indik.
Otele gitmek üzere otobüslere binerken görevliler sıkı sıkıya uyardılar: "Olağanüstü büyüklükte bir terör saldırısı alarmı verildi. Resmi heyetle gidiş gelişler dışında sakın otellerinizden çıkmayın."
Sabah çaresiz otelin bahçesindeki gezintiyle yetindik. Sadece kuşlar uçabiliyordu çevrede. Uzaklardan da biri susmadan biri başlayan sirenler geliyordu. Odamıza bırakılan Pakistan gazetesinde de günün bilançosu veriliyordu: Bajor'daki saldırıda 24 kişi öldü, İslamabad'da polis birkaç şüpheliyi öldürdü, Veziristan'daki operasyonda bilanço sürekli artıyor...
Sonra internete girip haberleri okuduk: Bağdat'ta çifte bombalı saldırıda 150'ye yakın ölüden söz ediliyordu. Bu coğrafya yine kanlı bir güne uyanıyordu...

Erdoğan'ın mesajları
İç çekerek Başbakan Erdoğan ile Pakistan Başbakanı Gilani'nin iki ülke arasındaki üç anlaşmaya imza koydukları törene, ardından ortak basın toplantısına gittik. Erdoğan, "Kimse din adına insan öldürme yoluna girmesin. Bu, asıl yanlış olandır" diyordu ve ekliyordu: "Aşırılardan uzak, tamamen orta yolu tutturabilen bir iradeye, bir zihniyete ihtiyaç var..."
Erdoğan'ın bu mesajında galiba iki ülke heyetleri arasındaki görüşmelerde Pakistan'ın masaya getirdiği bir konunun ya da önerinin de etkisi var.
Görüşmeler sırasında Pakistan tarafı, ülkelerinde fanatizmin medreselerde yeşermesinden, terörün medreselerden beslenmesinden yakınıp, Türkiye'deki imam hatip liseleri modelinden yararlanmak istediklerini söyledi. Erdoğan Türkiye'deki bu okulların dini eğitimin yanı sıra normal liselerin müfredatını da uyguladığını, böylece mezunlarının başka alanlarda da kariyer yapabildiklerini anlattı ve kendisini örnek gösterdi: "Ben de imam hatip lisesinde okudum. Sonra üniversitede iktisat öğrenimi aldım. Gördüğünüz gibi başbakanlığa kadar yükselebildim."
Bize aktarılan bilgiye göre, bu açıklamalardan sonra Pakistan yönetiminin, hepsi de başına buyruk medreselerin yerine devlet denetimindeki din okulları sistemine geçmek için Türkiye'deki imam hatip liselerini yerinde inceleme isteği iyice pekişti.
Görüşmelerde bir konunun daha üstünde önemli duruldu: Pakistan'ı Batı güvenlik ve askeri kurumları ve örgütleriyle daha da yakınlaştırmak. Bu çerçevede önümüzdeki ay "Anadolu Kaplanı" tatbikatına Pakistan'ın da katılması masaya geldi. Biliyorsunuz, tatbikatın bu ay yapılması gereken uluslararası bölümü Türkiye'nin İsrail'i kapsam dışı bırakması, bunun üstüne ABD ve İtalya'nın çekilmeleri nedeniyle ertelenmişti. Şimdi İsrail'in yerini Pakistan'ın alması söz konusu. Ama kesin değil. Kararı iki ülke genelkurmay başkanlıkları verecekler. Sonucu merakla bekliyoruz.

Petekler dolarken

Gelelim, imzalanan üç anlaşmaya. Biri Türkiye ve Pakistan dışişleri akademilerinin işbirliğiyle ilgili. İkincisi TİKA'nın (Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı) İslamabad'da temsilcilik açmasını öngörüyor.
En önemlisi, üçüncü anlaşma: İki ülke ilişkileri "Stratejik ortaklık" düzeyine çıkarılıyor, "Yoğunlaştırılmış İşbirliği ve Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi" mekanizması kuruluyor. Bu konsey yılda en az bir kez başbakanların eşbaşkanlığında toplanan bir tür ortak bakanlar kurulu işlevini görecek, ayrıca ilgili bakanlar da gerekirse bir araya gelecek.
Hatırlayacaksınız; daha önce Irak ve Suriye ile de benzer konseyler oluşturuldu.
Fransa ile Almanya arasındaki mekanizmadan esinlenen bu model, Türkiye'nin yakın coğrafyasıyla ilişkilerinde önemli bir araca dönüşmeye başladı.
Geziye katılan Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'na ilk fırsatta soracağız: "Petekleri teker teker dolduruyorsunuz. Irak, Suriye, Pakistan... Herhalde sırada başkaları da var. Tüm petekler balla dolunca nasıl bir tabloyla karşılaşacağız?"
Cevabını size aktarırız. Olmazsa Batı'da dillendirilmeye başlanan bizimle ilgili bir "Proje"yi anlatırız... Not: Yurtdışında olduğumuz için "Sabah'tan Mektup"a bir defalığına ara veriyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN