ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Yükseliş ve düşüş

Fransa'da Türkiye Mevsimi etkinliklerinin yavaş yavaş sonuna geliniyor. Sadece üç ay kaldı. Ama Fransızlar, Türkiye Mevsimi'nin bitmesini beklemeden 2010'la birlikte Rusya Yılı başlatacaklar. Biliyorsunuz, Türkiye'de de 2010, Japonya Yılı olacak.
Araştırmalara göre Türk halkının sadece yüzde 1'i yılbaşı tatilini yurt dışında geçirmeye hazırlanıyor. O yüzde 1'lik dilimden Paris'i seçecek olanlara bir tavsiyemiz var: "71, rue du Temple, Paris 3e." adresindeki "Musee d'Art et d'Histoire du Judaisme"i, yani "Yahudilik Tarihi ve Sanatı Müzesi"ni ziyaret etsinler.
Müzede, "Kamondolar'ın İhtişamı" konulu bir sergi yer alıyor. Daha doğrusu bir hazine: Eugene Boudin, Edgar Degas, Eugene Delacroix, Johan Barthald Jongkind, Edouard Manet, Claude Monet, Pierre Auguste Renoir ve Alfred Sisley tabloları, Japon estampları, Çin heykelleri, "Tanrıların mobilyası" denilen Foliot'un imzasını taşıyan 18'inci yüzyıl koltukları ve daha neler neler... Hazinenin bir ucuna küçücük bir not iliştirildi: "Bu eserler Kont Isaac de Camondo tarafından 1911'de Louvre Müzesi'ne bağışlanmıştır.

" İstanbul' dan Paris'e
Kont İsaac de Camondo? İstanbullu bir Sefarad Yahudisi ailenin son üyelerinden biri. Aile uzun bir dönem Osmanlı Sarayı'nın bankacısı olarak ünlendi. İzlerini bugün bile İstanbul'un her tarafından görmek mümkün.
Birkaçını sayalım: Bankalar Caddesi'nde Kamondo Merdivenleri, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, Galata Residence, hanlar (Kamondo, Büyükada, Saatçi, Latif, Lacivert, Yakut, Kuyumcular, Gül, Lüleci gibi)...
Kırım Savaşı'nda Osmanlı'yı finanse eden Kamodorlar, 1800'lerin ikinci yarısında Avrupa'ya gittiler. Berlin'e, Londra'ya, Roma'ya, Paris'e. Mallarıyla, mülkleriyle. Osmanlı bu göçe hiçbir güçlük çıkarmadı...
Abraham Behor ve Moiz Kardeşler'in oğulları İzak ve Nesim, Paris'i tercih ettiler. Ve sanata düşkünlükleriyle, servetlerini harcama bahasına oluşturdukları gözkamaştırıcı koleksiyonlarla kısa sürede Paris'te Rothschild'ler kadar ünlendiler. İzak ölmeden önce koleksiyonunu Louvre Müzesi'ne bağışladı. Nesim, Birinci Dünya Savaşı'nda Fransız ordusunda pilot olarak görev aldı ve uçağının Almanlar'ca düşürülmesiyle öldü. Babası Moiz, oğlu adına özel bir müze kurduktan sonra 1936'da dünyadan göçtü. Geriye kızı Beatrice, onun eşi Leon Reinach ve iki çocukları kaldı. Onlar Fransız devletini ihya eden zengin, güçlü ve saygın bir ailenin son kuşak temsilcileriydi.
Üç yıl sonra İkinci Dünya Savaşı patladı. Paris'i işgal eden Hitler orduları Fransa'da da Yahudi avı başlattı. Beatrice, Leon ve iki çocuklarının da peşine düştüler. Kamondolar'ın Fransa'ya hizmetlerini unutmayan birkaç nüfuzlu kişi devreye girip onları kurtarmaya çalıştılar ama işbirlikçi Mareşal Petain hükümeti de, Paris polisi de omuz silkip geçtiler.
Beatrice, eşi Leon ve iki çocukları Auschwitz toplama kampına gönderildiler. Onları bir daha gören olmadı. Ve Kamondo sülalesi kurudu.
Ama Fransız devleti bir başka ikiyüzlülük (Bu ifade bizim değil, Kamondolar'la ilgili yazısında "Le Monde" gazetesi kullandı) örneği gösterdi: Kamondolar'ın son kuşağını toplama kampına göndermeden önce tüm mallarına ve servetlerine el koydu.
Kamondolar'ın hizmetini Osmanlı tüm servetlerini yurt dışına çıkarmalarına izin vererek ödüllendirmişti; Fransa ise servetlerine el koyarak ve ölüm kamplarına göndererek...
Yolu şu sıralar Paris'e düşecek olanlara; "Kamondolar'ın İhtişamı" sergisini kaçırmamalarını öğütleriz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.