ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Bağdat pazarlıkları

Irak'ta koalisyon pazarlıklarında önemli ve ülkeyi yeniden mezhep çatışmalarına sürükleme tehlikesi barındıran gelişmeler oluyor.
Ilımlı Şii ve laik İyad Allavi'nin sandıktan birinci çıkması, Irak'ta Şiiler'in denetiminde bir hükümet beklentisini asla gizlemeyen İran'ın hiç hoşuna gitmedi. Ve Şii partilerin liderleri ile tercihlerini etkileyebildiği siyasileri Tahran'a çağırdı: Cumhurbaşkanı Celal Talabani'yi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adil Abdül Mehdi'yi, Başbakan Nuri El Maliki'nin liderliğindeki Ulusal Birlik Cephesi'nin temsilcilerini, Irak İslam Yüksek Konseyi yöneticilerini. (Not: Irak İslam Yüksek Konseyi'ndeki en önemli grupları Ammar El-Hakim ve Mukteda El- Sadr hareketleri oluşturuyor.)
İran'daki temasların ardından radikal Şii lider Mukteda El-Sadr'ın hareketi yeni başbakanı belirlemek için bir "Referandum" düzenlemeye karar verdi. Ve dün Kürt bölgesi hariç tüm Irak'ta sandıklar kuruldu. Seçmenlere dağıtılan pusulada "Başbakan adayı" olarak gösterilen Nuri El-Maliki, İyad Allavi, eski Başbakan İbrahim El-Caferi, Adil Abdül Mehdi ve Muhammed Bekir Sadr arasında tercih yapmaları istendi.
İyad Allavi'nin seçimde özellikle Irak'ın güneyinde ve Bağdat'ta, diğer Şii listelerinin, yani Maliki'nin "Hukuk Devleti" cephesinin ve Ammar El-Hakim ile Mukteda El-Sadr'ın sürükledikleri "Irak Ulusal Konseyi"nin gerisinde kaldığı göz önüne alınırsa, sözde referandumdan nasıl bir sonuç çıkacağını kestirmek hiç de güç olmaz.
Bir başka deyişle, tercihler Şii partilerin denetimindeki bir koalisyon yönünde olacak. Bu da, siyasal arenada mücadele etmek için silah bırakan ve neredeyse "Tulum halinde" oylarını Allavi'ye akıtan Sünniler'in bir kez daha hükümet dışına itilmeleri anlamına gelecek.
Beyaz Saray yönetimi böyle bir gelişmenin Irak'ı yeniden karıştırabileceği kaygısını gizlemiyor. En başta da ABD'nin Bağdat Büyükelçisi Christopher Hill. Bu tehlikeyi -şimdilik- önleyebilecek iki olgu var:
1- Mukteda El-Sadr'ın El-Maliki ile arasının iyi olmaması: Maliki iki yıl önce güvenlik güçlerini El-Sadr'ın milislerinin üstüne göndermişti. Operasyonda yüzlerce milis ölmüş ya da yaralanmış, binlercesi de tutuklanmıştı. El-Sadr o operasyondan bu yana Tahran'da yaşıyor.
2- Maliki'nin (89 sandalye) ve Irak Ulusal Konseyi'nin (70 sandalye) milletvekilleri toplamının hükümet kurmaya yetmemesi. Çünkü 325 üyeli parlamentoda en az 163 milletvekilinin desteği gerekiyor.
Şii cephesinin bu açığı toplam 57 milletvekili çıkaran Kürt partilerini pazarlıkta önemli bir konuma getiriyor. Her ne kadar Mesud Barzani ve Celal Talabani gruplarının ortak listesi sadece 43 milletvekiline sahipse de, 14 sandalye kazanan diğer Kürt partileri (Goran, Yekgirto, Komela İslami), birlikte hareket etme kararı aldılar.
Bağdat'taki gelişmeleri hiç kuşkusuz Ankara da çok yakından ve dikkatle izliyor. Ama İran gibi açık ve pervasız müdahale yerine sessiz ve derinden gitmeyi tercih ediyor.
Bu politika çerçevesinde, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi eski Başbakanı ve Başkan Mesud Barzani'nin yeğeni Neçirvan Barzani'ye Ankara'daki temasları sırasında bazı telkinlerde bulunulduğunu tahmin edebiliriz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN