ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Washington'dan Ankara'ya bakış

Başbakan Erdoğan'la birlikte Washington'dayız. Sebeb-i ziyaretimiz: 47 ülkenin devlet veya hükümet başkanlarının katıldığı Küresel Nükleer Güvenlik Konferansı.
Bedenimiz ABD'de ama aklımız-düşüncemiz Ankara'da. En azından Erdoğan'ın ve gezide ona eşlik eden kurmaylarının.
Hepsi de Meclis Anayasa Komisyonu'nda görüşmeleri tamamlanan (Not: Bu yazıyı hazırlarken Komisyon henüz son maddelerle ilgili çalışmayı bitirmemişti ama Erdoğan'ın çevresi sonuca ilişkin herhangi bir kaygı duymuyordu) Anayasa değişiklik önerisinin bundan sonraki yasal sürecindeki olası gelişmeleri veya sürprizleri kestirmeye uğraşıyordu.
Gerek Başbakan Erdoğan'la, gerekse kurmaylarıyla yaptığımız sohbetlerden edindiğimiz izlenimleri aktarmakta yarar görüyoruz. Hemen belirtelim; anlatacaklarımız bizim kişisel tahminlerimiz ve ipuçlarından çıkardığımız sonuçlar. Yani, bizden başka kimseyi bağlamıyor. Evet, bize göre tablo şöyle:
Bu Anayasa değişikliği paketi aslında bir sentez: TÜSİAD'ın (Hem rahmetli Anayasa Hukuku Profesörü Bülent Tanör'ün önerilerini, hem de yıllar sonra onun anısına yenilenen versiyonu içeriyor), Türkiye Barolar Birliği'nin, işçi sendikalarının çeşitli tarihlerde yayınladıkları "Türkiye için yeni bir Anayasa" arayışlarının hepsinden faydalanıldı.
İlgili tüm kurumlardan katkı istendi. Bu arada askerden de. Genelkurmay, "Bizimle ilgili bir şey varsa, önceden haberimizin olmasına seviniriz" dediler. Paket onlara da gönderildi ve anlatıldı. Yüksek Askeri Şûra kararlarının yargı denetimine açılması dahil, hiçbir düzenlemeye itirazları olmadı.
Diğer kurumlar gibi Meclis'teki iki muhalefet partisinin de katkısı talep edildi. Biri kapısını açmadı, diğeri teklifin kapağını bile çevirmeden reddetti.
Ama şimdi durum değişiyor. Özellikle Ana Muhalefet, yani CHP cephesinde. Başta sadece geçici 15'inci maddenin (Not: 12 Eylül yönetimi sorumlularına veya yetkililerine yargıya karşı zırh sağlayan düzenleme) kaldırılmasına destek vereceğini söylüyordu, şimdi yüksek yargıyla ilgili 3 madde dışında teklifteki tüm düzenlemelerin Meclis'ten referanduma gerek kalmayacak bir çoğunlukla, yani 367'nin üstünde "Kabul"le geçmesi, söz konusu 3 maddenin kaderinin ise referandumla belirlenmesini istiyor. Birbaşka deyişle, o 3 maddeyi bile peşinen reddetmiyor, "Halk karar versin" diyor.
Meclis'teki oylamada 3 eşik var: 367 ve üstü (Değişiklik önerilerinin Meclis kararıyla yasalaşması sonucunu veriyor), 330-367 arası (Referandumu zorunlu kılıyor) ve 330'un altı (O durumda da paket reddedilmiş oluyor). Biliyorsunuz, önce maddelere geçilmesi oylanacak. Sonra her madde tek tek milletvekillerinin onayına sunulacak. Ve en sonunda da teklifin nihai halinin tümü oylanacak. Elbette teklifin tümünün oylanması, yani Meclis'teki son oylama önemli ama maddelere göre oy dağılımının da ciddi bir etkisi olacak. Ya da olabilir. Örneğin, Cumhurbaşkanı Gül'ün tercihlerinde maddelerdeki oy dağılımı rol oynayabilir. Anlamı: Paketin tümü referandumu gerekli kılmayacak bir çoğunlukla kabul edilse bile, 330-367 aralığında kalan maddeleri Çankaya Köşkü referanduma götürebilir. Dikkat; "Götürür" demiyoruz, "Götürebilir" diyerek bir olasılığa açık kapı bırakıyoruz.
Başbakan Erdoğan ve çevresi Anayasa Komisyonu'ndaki olumlu havadan memnun. Ayrıca izlenimlerimize göre, MHP'li bir grup milletvekilinin pakete destek vermesi beklentileri de var.
Erdoğan, Meclis'teki oylamanın sonucu ne olursa olsun, meydanlara inip halka paketi anlatmaya hazırlanıyor. "Biz halkın dilini, düşüncesini, nabzını iyi biliriz" inancıyla, Anayasa paketini kamuoyuyla, halkla paylaşmaya kesin kararlı görünüyor.
Bu kararda kamuoyu araştırmalarının AK Parti'nin ve iktidarın yeniden yükselişe geçtiğine ilişkin mesajlar vermesinin de elbette ciddi bir etkisi var. Yükseliş de iki etkene bağlanıyor: İlki, açılımın, "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi"nin toplum tarafından daha iyi anlaşılmaya başlanması. Bunun sonucunda da açılıma desteğin somut biçimde artması. İkincisi ise ekonominin herkesin hissedebileceği biçimde iyileşmesi. Özellikle dip komşumuzun, Yunanistan'ın tarihinin en ağır kriziyle boğuştuğu bir sırada, Türk ekonomisinin tüm göstergelerinin olumlu sinyaller göndermesi, iyimserliği kamçılıyor.
Sonuç: Yine izlenimlerimize göre, Erdoğan ve kurmaylarının Anayasa değişikliği paketinin hayata geçirilmesi konusunda zerrece kuşkuları yok. 1982 Anayasası'nın -yeni ve de irice- yaması vatana, millete hayırlı olsun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN