ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

'Baykal'a kapım ve sofram açık'

CHP Genel Başkanı buyursun, gelsin. Kamera getirmesin, benim de gizli kameram yok; merak etmesin...



Biz altı medya mensubu Başbakan Erdoğan'la müthiş yoğun (İki güne 30 kadar devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşme, Ermenistan heyeti ile doğrudan ve dolaylı birden fazla temas, üniversitede konferans, sergi açılışı sığdırıldı) Washington gezisinin dönüş yolunda bir araya geldik.

Ve son durumla ilgili görüşlerini öğrenmek için hemen sorularımızı sıralamaya başladık:
ABD basınında Yüksek Mahkeme'ye yapılacak atamayla ilgili sayfalar dolusu haber çıkıyor. Yüksek Mahkeme'de bir üyelik boşalıyor. Doldurma yetkisi sadece Başkan Obama'da. Ve Kongre'nin sadece bu konuda hiçbir söz söylemeye hakkı yok. Yani, Obama büyük ölçüde siyasi bir atama yapacak.

Yüksek yargının söylemi
Erdoğan:
Bizim de anlamakta zorlandığımız yer burası. Anayasa değişikliği paketinde yüksek yargıyla ilgili düzenlemeleri hazırlarken, ABD'den, Batı'dan örnekler verdik. Yüksek yargı mensupları ikili görüşmelerde "Haklısınız" diyorlar, dışarıda farklı konuşuyorlar. Batı diyorsunuz, bizi Batı'ya sırt dönmekle suçluyorsunuz, işte Batı'daki uygulama... Üstelik biz karma bir model hazırladık, sivil toplum örgütlerinin (Not: Türkiye Barolar Birliği, TÜSİAD ve sendikaların yeni Anayasa önerilerini kastediyor) taslaklarını inceledik. Bir de ne diyorlar; "Böyle bir hazırlıktan bizim haberimiz olmadı..." Doğru değil; hepsinin haberi oldu. Adalet Bakanımız hepsini ziyaret edip görüştü. Ama görüşlerini, önerilerini yazılı vermediler; bağlayıcı olmasından çekindikleri için. Neyse ki, Anayasa Komisyonu'ndaki çalışmalar sakin geçti. Hafta başında Meclis Genel Kurulu'na gelecek.

Deniz Baykal'ın çağrısı

Baykal'ın çağrısıyla ilgili son değerlendirmeniz ne?
Erdoğan: Dürüst, samimi yaklaşımlar olursa, masaya oturacağımızı söyledim. 3 maddenin paketten ayrılmasını istiyor ama aslında 3 konuyla ilgili 11 maddeden söz ediyor. "Şark kurnazlığı yapıyorlar" dedim. Şimdi "3 maddeyi seçim sonrasına bırakalım" diyor. Hani, 3 maddenin referanduma götürülmesini istiyordun? Bu samimi bir yaklaşım mı? Bu maddelerin hemen tamamında toplumsal bir konsensüs oluştu "Parlamento yargıya müdahale ediyor" diyorlar; hangi yüksek mahkemede Meclis'in temsilcisi var? Halkımızı yanıltma gayreti içindeler ama yanıltamayacaklar.
Baykal randevu isterse...
Erdoğan: Kapım da, sofram da her zaman açık. Buyursun. Kamera getirmesin, benim de gizli kameram yok; merak etmesin...

Ermenistan hazır değil

Ermenistan'la ilişkiler Washington ziyareti öncesine göre farklılaşma gösterdi mi?
Erdoğan: Gönlümüz daha ileri mesafe alınmasından yana. Ancak Ermenistan hazır değil. Birincisi; Sarkisyan'a gönderdiğim mektupta, "Türkiye kendi hafıza kayıtlarını dayatma niyetinde değildir. Ama kimse de kendi hafıza kayıtlarını Türkiye'ye dayatmaya kalkmasın" ifadesini kullandım. İkincisi; biz ahde vefa ilkesine bağlıyız. Attığımız imzanın arkasındayız. Önşartsız istiyorlar. Protokol metinlerinde somut olarak geçmiyor ama "Bölgesel barışın gelişmesine bağlı" ifadesi var. Bu ifade Karabağ sorununa gönderme yapıyor. Konu aslında Karabağ'ın kendisi değil, reyonlar. (Not: Ermeni işgali altındaki 7 Azeri yerleşim birimi.) Bu reyonlardan hiç değilse 2'si ilk aşamada geri verilse, sürecin önü açılacak. Onların derdi Karabağ'ın Ermeni toprağı olduğunu Azeriler'e kabul ettirmek. Azeriler ise Karabağ'da Ermeniler'in yaşamasına itirazları olmadığını ifade ediyorlar. Karabağ'ın statüsünün belirlenmesinin bugünün sorunu olmadığını, 10-15 yıl sonra ele alınabileceğini ifade ediyorlar. Yani, reyonlar meselesi çözülse, hem Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki sıkıntılar azalacak, hem de Azerbaycan-Ermenistan arasında gerilim düşecek.

Obama ile gündem

Obama ile görüşmenizde ağırlıklı konular hangileriydi?
Erdoğan: Ermenistan ve İran. Ancak zirvede İran gündeme gelmedi. Zirve nükleer güvenlik üstüne kuruluydu. Sarkozy, nükleer suçlarla ilgili olarak BM çatısı altında bir uluslararası mahkeme kurulmasını önerdi. Ama böyle bir kurumun maliyeti var. BM çatısı altında daha önce kurulmuş olan mahkemeler (Not: Bosna savaş suçları, Ruanda savaş suçları mahkemeleri gibi) bile sağlıklı yürütülemiyor. Biz baştan beri söylediğimiz gibi İran'ın nükleer sorununun diplomasiyle çözülmesini savunuyoruz.
Güvenlik Konseyi üyelerinden Brezilya da bizimle aynı görüşte. Ancak görüldüğü kadarıyla İran'a yeni müeyyideler konusunda ABD'nin acelesi var. Biz bu aralar hareketlenebiliriz, Dışişleri Bakanı Davutoğlu yeniden Tahran'a gidebilir.

Komşu ve silahlanma

Atina'ya yapacağınız ziyarette, Yunanistan'la silahlanma yarışını frenleyecek bir anlaşma imzalamanız söz konusu olabilir mi?
Erdoğan: Biz zaten öyle bir çağrı yaptık. Yunanistan yıllardır silahlanma gayreti içinde. Biz o kadar silah almadık. İki ülkenin nüfuslarına vurursanız, aradaki farkı daha iyi görebilirsiniz. Silahlanma yarışı "Yurtta sulh cihanda sulh" ile bağdaşmaz. İki taraf için de söylüyorum. Biz ayrıca Yunanistan'a ekonomik yardım gayreti içindeyiz. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ı bu konuyla ilgili olarak Atina'ya göndereceğiz.

Türk'e saldırı ve Baydemir

Ahmet Türk'e saldırıya tepkiniz ne oldu?
Erdoğan: Olayı duyar duymaz Ahmet Türk'ü aradım, yanında Sırrı Sakık vardı. Şiddetle kınıyoruz. Bu olayın duyarsız kalınabilecek hiçbir yanı yok. Ama şahsım dahil bütün liderler bu tür saldırılara maruz kaldılar. Ama tepkilerde kullanılan dil de çok önemli. Bizler süreci tahrik edenlere gereken cevabı vermezsek, empati gibi görürsek, o da yanlış olur. Bazıları çok çirkin açıklamalarla süreci tahrik ediyorlar. Tüm liderlerin ağızbirliğiyle tavır koydukları bir olayda bu tür beyanlar son derece yanlış olur. (Not: Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in Erdoğan'ın adını vererek, "Bu saldırı size yapılsaydı..." diye başlayan çıkışını kastediyor.)
Yarsav'ın Ankara Adliyesi'ndeki brifingi için ne düşünüyorsunuz?
Erdoğan: Ankara Adliyesi'nde böyle bir toplantı yapılması, yüksek yargının da buna katılması, bir tahrik... Güya sivil toplum örgütü olan bir kuruluşun nasıl siyasallaştığını görüyoruz. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı farklı görüşte biri olsaydı, bu toplantıya izin verir miydi? Sen bir sivil toplum örgütüsün, dışarıda yer kiralarsın, isteyen gelir. Yüksek yargının birincil mahkemeye gelip böyle bir etkinlik yapması, görülmüş şey değil. Şimdi kapıyı açtılar. Haydi bakalım adaletini göster, "Biz de yapmak istiyoruz" diyecek farklı görüşteki sivil toplum örgütlerine de aynı yaklaşımı göster bakalım...
Erdoğan'ın satır aralarında önemli mesajlar verdiği bir gezi dönüşü sohbetin özeti böyle...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN