ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Sakine ve Teresa

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın New York'ta Müslüman cemaatin temsilcilerine hitaben yaptığı konuşmayla ilgili haberi okuyunca utandım. Batılı meslektaşlarım adına.
Ahmedinecad diyor ki: "Ey dünya basını; haftalardır İran'daki idam mahkûmu Sakine Aştiyani için kampanya yürütüyorsunuz. Peki neden Teresa Lewis için aynı duyarlılığı göstermiyorsunuz? Neden Teresa için suspussunuz?"
41 yaşındaki Teresa Lewis son anda bir gelişme olmazsa yarın ABD'nin Virginia eyaletinin Danville kentinde idam edilecek. İğneyle.
Suçu: Zina yapmak ve sevgilisinin kocasını ve oğlunu öldürmesine yardım etmek. Avukatları, idam cezası karşıtı sivil toplum örgütlerinin sözcüleri infazı durdurmak için çırpınıyorlar, Teresa'nın cinayeti tasarlayamayacak kadar geri zekâlı (IQ'su 72) olduğunu öne sürüyorlar.
Teresa ile Sakine'nin suçları bire bir aynı. Sakine de Teresa gibi zina yaptı ve sevgilisine kocasını öldürttü. Üstelik cinayete de yardımcı oldu.
Batı medyası açtığı kampanyada Sakine'nin sanki zina yaptığı için ölüm cezasına çarptırıldığı izlenimi uyandırmaya özel bir önem verdi. Yalan. Sakine zinadan değil cinayetten (Kocasının yemeğine uyku ilacı koydu ve derin uykusunda sevgilisine öldürttü) idama mahkûm edildi. İran yasaları adam öldürmeye idam cezası öngörüyor. Yani ölüm cezası şeriata değil, parlamentonun kabul ettiği ceza yasasına dayanıyor.
Batı medyası ısrarla Sakine'nin idam cezasının taşlanarak infaz edileceğini öne sürüyor. Yanlış. Hatta yalan. İran'da Humeyni döneminden bu yana hiçbir kadın mahkûm taşlanarak öldürülmedi. İnfazlar hep darağacında yerine getiriliyor. Taşlayarak idam Taliban döneminde Afganistan'da vardı, şimdi yer yer (Özellikle aşiretler bölgesinde) Pakistan'da var.
Batı medyası Sakine'nin infazının neredeyse "An meselesi" olduğunu yazıp duruyor. Kasıtlı yanlış.
Çünkü İran'da bir davada idam hükmü verildikten sonra infaz için ortalama 5-6 yıl bekleniyor. Önce karar çeşitli organlar (Üst mahkeme, temyiz, son sözü söyleyecek olan dini lider Hamaney) tarafından en ince ayrıntısına kadar didikleniyor. Suçlu lehine bir unsur olabilir, böylece ceza belki yumuşatılabilir diye. Son aşamada mağdurun, yani cinayet kurbanının ailesine bir kez daha başvuruluyor; "Kan parası karşılığı bağışlayabilir" olasılığıyla. Tüm bu işlemler tamamlandıktan ve son kapı da kapandıktan sonra yasanın gereği yerine getiriliyor.
Batı medyasının "Her an taşlanabilir" diye kıyameti kopardığı Sakine hücresinde ve sağlığı yerinde ama geri zekâlı Teresa yarın iğneyle idam edilecek.
"Burada (ABD'de) bir kadın idam edilecek ve kimse protesto etmiyor" diyen Ahmedinecad haklı. Çünkü Batı medyası ikiyüzlü. İran'ı ve İslam'ı aşağılamak için Sakine olayını -hem de çarpıtarak- tepe tepe kullanıyor ama Teresa'yı görmezden geliyor. Hıristiyan ahlakı bu mu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.