ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Komşu nereye?

YUNAN ÜÇLEMESİ / 1

Bir devlet başkanı veya başbakan durup dururken yurtdışına kaçar mı? Hele işbaşındaysa ve halkın ciddi bir bölümünün desteğine sahipse?
İtalya eski Başbakanı Bettino Craxi gibi rüşvet, yolsuzluk, siyasi menfaat dosyaları ortaya saçılırsa, evet. (Tutuklanacağını anlayınca Tunus'a kaçtı ve orada öldü.)
Tayland eski Başbakanı Taksin Şinavatra gibi, görevi kötüye kullanırsa, iktidar gücünü kişisel zenginleşmenin aracı yaparsa, belki. (Şimdi yurtdışında dolaşıp duruyor; bazen Londra'da, bazen Dubai'de.)
Fildişi Sahili Devlet Başkanı Laurent Gbagbo gibi hileyle hurdayla seçimi kazanırsa, mümkün. (Uluslararası kamuoyunun baskılarına, yaptırımlarına rağmen koltuktan kalkmamakta direniyor ancak bir yandan da el altından Güney Afrika'ya sığınma pazarlıkları yürütüyor.)
İyi ama bu olası firar gerekçelerinden hiçbirisi üstüne yapışmayan, temizliğiyle- dürüstlüğüyle nam salmış ve halkın en az yarısının sevip saydığı bir başbakan için "Yurtdışına kaçacak" söylentileri yayılır mı? Yayıldı. Hem de giderek daha çok insanı inandıracak biçimde yayıldı. Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu için.
Biraz da son zamanlarda haftanın pek çok gününü ülke dışında geçirmesi nedeniyle spekülasyonlar öylesine dallanıp budaklandı ki, sonunda Papandreu konuya uluorta açıklık getirmek zorunda kaldı: "Hayır, Yunanistan'dan firar etmeyeceğim!" (Not: ABD'nin Kanada sınırındaki Minnesota eyaletinin merkezi Saint-Paul'de doğdu, sınırın öte tarafındaki Toronto'da büyüdü.)
"Şuyuu vukuundan beter" derler ya; Papandreu hakkındaki "Yurtdışına kaçacak" söylentisi de öyle bir şey.
Çünkü Yunanistan'da herkese "Kaçan kurtuluyor" dedirtecek bir tablo var:
Ekonomi bu yıl yüzde 4.2 daraldı. IMF gelecek yıl da yüzde 2.5 küçülme bekliyordu, "Pardon" dedi, "Yanlış hesaplamışım, 2011'deki daralma en az yüzde 3 olacak!"
Bu yıl bütçe açığının gayrısafi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 8 olacağı tahmin ediliyordu, yeni dengeler de bu öngörüye göre kurulmuştu, ama "Affedersiniz" dedi AB'nin istatistik kurumu Eurostat, "Yanılmışım, açık yüzde 9.5'u bulacak!"
Oysa Yunanistan, "Troyka"ya (AB, IMF, Avrupa Merkez Bankası) bu yıl bütçe açığını yüzde 8 dolaylarında tutacağı sözü vermiş, onlar da kredi dilimini bu taahhüde dayanarak serbest bırakmışlardı. Şimdi ne olacak?
IMF'nin Atina'da kamp kuran müfettişi, pardon temsilcisi Poul Thomsen'in cevabı: "Üzgünüz. Ama Yunanistan'ın yıl sonuna kadar açığı yüzde 8'e yaklaştırmak için ek önlemler almasından başka çare yok..."
Haydi... Yeni zamlar. Yeni ücret kesintileri. Kamu harcamalarında yeni makaslamalar...
Buna can mı dayanır? Ya da buna can ne kadar dayanır?
O nedenle Yunanlılar hemen her gün sokaktalar. O nedenle ülke kaosun eşiğinde. Düştü düşecek.
Ve Başbakan Papandreu, "Asla firar etmeyeceğim" diyor. Ama Yunanlılar, özellikle gelecek umutları tükenmiş gençler firar kuyruğuna girdiler. Bir imkân ya da fırsat bulup kapağı sınır dışına atan, "Elveda Yunanistan" diye haykırıyor, "40-50 yıl sonra görüşürüz. Tabii o zamana kadar ayakta kalırsan."
Yarın, "Üçleme"nin ikinci yazısı. Konusu: Sosyalleşmiş, sosyal demokrat çizgiye kaymış IMF'nin Yunanistan'a hazırladığı reçeteler...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.