ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Soğan krizi

Bir bardak zeytinyağını veya ayçiçeği yağını tavada kızartın. 4 kuru soğanı yarım halka biçiminde doğrayın, 4 çorba kaşığı un, iki yumurta, tuz ve karabiber koyup karıştırın. Bu karışımı kaşık kaşık kızgın yağa döküp kırmızı renk alıncaya kadar kızartın. Bir servis tabağına boşaltın. Bir şişe ketçap veya 2-3 kaşık acı biber salçası dökün...
Hintliler'in en sevdiği ve sofralarından eksik etmedikleri yemeklerden biri bu. Adı: "Soğan köftesi".
Ama şu sıralar pek pişiremiyorlar. Çünkü soğan bulamıyorlar. Dünyanın Çin'den sonra ikinci büyük üreticisi olan Hindistan'da soğan neredeyse karaborsaya düştü.
Oysa soğan, Hint mutfağının en önemli, en vazgeçilmez besin maddelerinden biri.
Peki, ne oldu da, Hindistan'da soğan kıtlığı patlak verdi? Cevap: Tamamen meteorolojik koşulların sonucu.
Hindistan'da soğan üretiminin çok önemli bir bölümünü batı bölgeleri sağlıyor. Bu yıl bu bölgelere normalin birkaç katı muson yağmuru yağınca, soğan tarlaları sel suları altında kaldı. Ürün mahvoldu.
Ve ekonominin kuralları işlemeye başladı: Arz, talebi karşılayamayınca önce soğan fiyatları yükseldi. Bir kilo soğan 35 rupi'den 85 rupi'ye yükseldi. Yüzde 100'ün üstünde zam!
Ardından pazarlara gelen soğan miktarı azaldı, azaldı, azaldı...
4 kişilik bir Hint ailesinin günlük soğan tüketimi ortalama bir kilo! O kadar hayati bir besin maddesi.
Kadınlar çarşıda, pazarda soğan bulamayınca, pişirdikleri yemeklerin tadı kaçtı.
Aynı şekilde, restoranlarda geleneksel olarak her masaya konulan ve "Müessesenin hediyesi" olan soğan tabakları da kayboldu. Yerlerini lahana tabakları aldı.
Restoranlarda işletmeciler, müşterilerin öfkesini göğüslemekte zorlanmaya başladılar.
Evlerde de kadınlar, eşlerinin, çocuklarının eleştirileriyle bunalmaya başladılar.
Ve öfke sonunda sokağa taştı.
Hükümet telaşlandı. Önce soğana ihracat yasağı getirdi. (Not: Körfez emirlikleri soğan ihtiyaçlarını Hindistan'dan karşılıyorlar.)
Yetmedi, soğan ithalatına izin verildi. Hem de sıfır gümrükle.
Ve... Hindistan tarihinde ilk kez "Can düşmanı"ndan, yani Pakistan'dan soğan ithal etmeye başladı.
Ama onun da ihtiyaç fazlası soğan stokları iyice sınırlı. Zira muson yağmurları onu da fena vurdu. Onun da tarımsal üretimini sel alıp götürdü.
Şimdi hükümetin telaşı giderek paniğe dönüşüyor. Zira yeni ürünün pazara gelmesi en erken Mart sonunu bulacak. Yani, Hintliler en az üç ay daha sofralarında soğan göremeyecekler.
İş ciddi. Zira geçmişte soğan yüzünden nice iktidarlar devrildi: 1980'de iktidardaki Janata Partisi soğan fiyatlarındaki artışa çare bulamayınca, seçimde parlamento dışında kaldı! 1998'de yine soğanın pahalanması iktidardaki Bharatiya Janata Partisi'ni birçok eyaletteki seçimde koltuğundan etti.
Ve 2011'de Hindistan'da yerel ve bölgesel seçimler var. O yüzden iktidardaki Kongre Partisi tir tir titriyor.
Hindistan dünyanın yükselen güçlerinden... Hindistan BRIC grubu üyesi... Hindistan bilmem kaç milyon kişiyi yoksulluktan kurtardı...
Hintliler'in gözünde hepsi hikâye! Bir demet soğan bile bulamadıktan sonra...
Anadolu öyküsüdür. Çobana sormuşlar, "Zengin olsan ne yaparsın" diye. O da hiç düşünmeden yanıtlamış: "Soğan cücüğünü yerim!"
Hintliler'inki de o misal. Zenginler soğan cücüğünü yiyor, yoksullar biraz kartlaşmışını.
Ama şimdi ne cücük var, ne de kart soğan...
Ve iktidar partisi işi gücü bıraktı, soğan kriziyle boğuşuyor.
Karacabeyli soğan üreticilerimize duyurulur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.