ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Teröristlere yaptıklarını misliyle ödeteceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 8 şehit verdiğimiz olayın ardından bölgedeki teröristler ve uçaksavarları yok edildi. Mücadeleyi kararlı şekilde sürdüreceğiz. Teröristlere yaptıklarını misliyle ödeteceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Senegal'in başkenti Dakar'dan Mali'ye geçmeden önce kendisine eşlik eden gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gündeme ilişkin önemli mesajlar veren Erdoğan Afrika ülkelerinin FETÖ ile mücadelede kendilerine destek verdiğini hatırlatarak, "Türkiye olarak Afrika açılımı çerçevesinde bu kıtayla ilişkilerimizi çok daha güçlendireceğiz.
Afrika'nın bir gün mutlaka ayağa kalkacağına inanıyorum. Hiç şüphem yok. Atalarımızın kurduğu güçlü bağları bizim geleceğe taşımamız gerektiğine inanıyorum. Kudüs konusunda da bu ülkelerle tam bir dayanışma içerisinde olduk. Bu ülkeler tavırlarını net koydular. Afrika bizim için olmazsa olmaz bir kıtadır. İhmale gelmeyecek bir kıtadır. Afrika'ya biz sömürgeci mantığıyla değil, muhabbetle yaklaşıyoruz" dedi. Erdoğan gazetecilerin sorularına şu yanıtları verdi:

Afrin'de şehitlerimiz, yaralılarımız var.
ABD'nin Ankara maslahatgüzarı "YPG'yi Menbiç'ten çekeceğiz, YPG'yi müttefik olarak görmüyoruz, verdiğimiz sözlere bağlıyız" diyor.
Değerlendirmenizi alabilir miyiz?
Çatışma haberlerinin hemen akabinde Hulusi Paşa ile telefonla görüşerek bilgi aldım.
Jandarmadan, JÖH'lerden, maalesef 8 şehidimiz oldu. ÖSO'dan da iki şehit var. Yaralılar da. Terör unsurlarının bölgedeki uçaksavarları personelleriyle birlikte yok edilmiş. Oradaki mücadeleyi, kararlı bir şekilde sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Teröristlere yaptıklarını misliyle ödeteceğiz.
ABD'liler, Obama döneminden beri Menbiç'te kalmayacaklarını, oraya girmiş olanları Fırat'ın doğusuna çekeceklerini söylüyorlar. Sözünü vermiş olmalarına rağmen, fiiliyatta YPG'yi oradan çıkarmadılar. Trump ve ekibi de aynı şeyi söylüyor.
Ama sözler henüz fiiliyata yansımış değil. Dışişleri Bakanları Rex Tillerson geldiğinde, "Çıkaralım onları.
Menbiç'in yarısında güvenlik sizde, yarısında bizde olsun" dedi. Cevaben, "Ne sizde olsun güvenlik, ne de bizde! Menbiç oranın gerçek sakinlerinin olmalı" dedim. ABD'nin kastettiği kentin asli sakini olan Arapların yerlerine yerleşmelerini sağlama amacıyla, Menbiç'in güvenliğini beraberce sağlamak ise bu elbette yapılabilir.

Putin "Erdoğan sayesinde Doğu Guta'daki siviller tahliye edilebildi" dedi. Doğu Guta, İdlib veya başka noktalarda sivillerin tahliyesi için beraber çalışılmaya devam edilecek anlamına gelir mi?
Ben Doğu Guta ve İdlib ile ilgili Sayın Putin'i aradım. Kendisinden Doğu Guta'dan tahliye için ricada bulundum. Orada çocuklar ve kadınlar öldürülüyor.
Sözüm ona sivillerin gözetileceği söyleniyor ama, videolar, fotoğraflar ortada. Yapılanları gördüğüm zaman, insan olmaktan, baba olmaktan, siyasetçi olmaktan, hatta cumhurbaşkanı olmaktan utanıyorum. Bu zulme seyirci kalamayız. Putin'den Doğu Guta'ya insani yardım konusunda, yaralıları oradan tahliye konusunda bize yardımcı olunmasını istedim. "Tahliye edilenleri biz alalım hastanelerimizde bunların tedavilerini yaptıralım" dedim.
O da buna olumlu bir yaklaşım gösterdi. Ama bu isteğimizle ilgili maalesef bir mesafe katedilemedi.
Çocukların ve kadınların tahliye edilerek Şam'a gönderildiklerine dair haberler var. Ama Şam'a gönderilmiş olmaları, ejderhaya teslim edilmeleri anlamına gelir.

Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, "ABD ile Idlib konusunda anlaşmamız mümkün değil. Türkiye ile gerekeni yapıyoruz, sonuç alıyoruz" diyor. İdlib'de bazı muhalif isimlerden Rusya endişeli olduğundan bu meselenin sadece sizin müdahalenizle çözülebileceğinden söz ediliyor. Afrin'de olumlu yaklaşan Rusya, İdlib'de rahatsız edecek bir teklifle karşımıza gelebilir mi?
Afrin olayında Rusya'yla bir sıkıntımız yok.
İdlib'de gözlem noktaları oluşturma sürecimiz de devam ediyor. Şu ana kadar 8 gözlem noktası oluşturduk.
Önümüzdeki süreçte Soçi'deki üçlü zirvenin benzerini İstanbul'da yapacağız. Bu ve benzeri konuları orada da değerlendirme imkanımız olacaktır.

Türkiye'nin Rusya'dan alacağı S400 füze savunma sistemleri nedeniyle ABD'nin yaptırıma gidebileceği ima ediliyor. Böyle bir risk olursa Türkiye silah sistemlerini alma kararını gözden geçirir mi?
Bizden söz bir kere çıkar, iş biter. Ruslar'la o konuda anlaşmış olduğumuz için o iş artık bitmiştir.
NATO üyesi Yunanistan da Rusya'dan S-300 füzeleri aldı. Yunanistan'a yaptırım mı uygulandı? Kaldı ki ülkemizin güvenliği ile ilgili meselelerde kimden ne alacağımızı başkalarına soracak değiliz. Stratejik ortaklarımızdan, aynı ittifakta yer aldığımız ülkelerden, müttefikliğin gereğini yerine getirmelerini bekleriz.
Müttefikimiz olan bir ülkenin, bir terör örgütüne silah temin etmesini, hem de ücretsiz olarak silah vermesini makul karşılamamız mümkün değil.

KIBRIS'TA SONDAJ BERABER YAPILMALI

Macron'la telefon görüşmenizde Kıbrıs konusu da gündeme gelmiş. Tartışmalar sürerken Türkiye bir sondaj gemisi aldık. Türkiye'nin arama çalışması söz konusu mu?
(Macron) Kıbrıs ve münhasır ekonomik bölge konusunda daha yumuşak davranmamızı istiyor. Ben de uluslararası hukuka uygun davrandığımızı anlattım. Orada bulunacak petrol ve doğalgazda, Kıbrıs'ın kuzeyinin de güneyinin de hakkı var. Bu noktada birilerinin tek taraflı hareket etmesini kabul edemeyiz. Anastasiadis dürüst davranmak istiyorsa yapması gereken bir şey var: Arama çalışmalarının kime nasıl yaptırılacağını Kıbrıs'ın kuzeyiyle belirlemek.
Çıkacak ürün paylaşılmalı.
Sondaj gemisinin alınması Rum kesimini rahatsız etti. O bölgede KKTC'nin ve Türkiye'nin rızası olmaksızın bir adım atılamaz.
KKTC'nin ve Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının çiğnenmesine fırsat vermemiz mümkün değil.

BANKALARIN KARI FAİZ SÖMÜRÜSÜ

Kredi faizlerinin düşmesi için bankaları yönlendirici adım atılması söz konusu mu?
Faiz meselesinde devlet bankaları ve danışmanlarımla bir çalışma yaptık. Sayın Başbakan da bir çalışma yaptı ve arkadaşlarımıza bir süre verdi. Onlar bir çalışma yapacaklar. Akabinde de benim başkanlığımda tekrar bir araya geleceğiz. Faiz meselesinde bazı arkadaşımızla tam anlamıyla uyumlu sayılmayız.
Ama faiz konusuna çözüm de bulmamız lazım. Yüksek faiz uygulaması ile ülkemizde yatırımı teşvik edemeyiz, yatırımı teşvik edemediğimiz zaman da istihdamı artıramayız. En büyük sıkıntı burada. Bakıyorsunuz bir banka 2.7 milyar kâr ettiklerinden söz ediyor. Halbuki kâr dedikleri, faiz sayesinde yaptıkları sömürüden ibaret. Hiç birisi, "Biz yatırımcıyı teşvik edelim de sürümden kazanalım" derdinde değil. Elimizdeki bu imkanları onlarla paylaşmak suretiyle ülkenin kalkınmasına yardımcı olalım diye dertleri yok.
BİZE ULAŞIN