TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
SALİH TUNA SALİH TUNA

Koltuğunu garantiye mi alıyor?

İnsan "bonzai" müptelası olsa Kılıçdaroğlu gibi konuşmaz.
Beyninde nasıl fırtınalar kopuyor da böyle acayip laflar ediyor, inanın aklım almıyor.
CHP'li bir belediyenin etkinliğinde kadınlara yaptığı şu konuşmaya bakar mısınız lütfen: "Kadına yönelik şiddetten söz ettiler.
Doğrudur. Erkek işsizse, eve yeteri kadar para gelmiyorsa, akşam tencere kaynamıyorsa bu erkek de gelir hıncını karısından alır..."
Bunlar nasıl laflardır?
Abdullah Gül'ün veciz ifadesiyle söyleyecek olursak, "insan gerçekten hayret ediyor."
Kadına şiddeti meşrulaştıran böyle bir açıklamayı aklı başında veya başı omuzlarının üstünde bir insan evladı nasıl yapar?
Amiyane tabirle, "kafayı yemeden" bu laflar edilebilir mi?
Bir süre önce, Uygur bilgelerinden Vapşı Bakşı'nın ayna metaforundan hareketle "Kafasını kaybeden Kemal Bey'in maceralarını" yazmıştım.
Kemal Bey'in hali gerçekten de çok vahim; bir an önce kafayı bulması lazım.
Hayır yahu, onu kastetmedim...
Lakin kafayı öyle de bulsa, "hıncını" karısından çıkaran kozalaklara meşruiyet tanıyan böylesi "ayık kafadan" bin kat evladır.
Hani...
Brecht'in, "Puntilla Ağa ve Uşağı Matti" oyununda kafayı bulunca ceberut olmaktan çıkıp şeker gibi bir insana dönüşen "Puntilla" misali.
***
İşsiz kalan bir adamın "hıncını" karısından çıkarmasının mizahını yapmak mümkün. Nitekim, Levent Kırca'nın bu tarz skeçleri vardı.
Fakat bir partinin lideri mahut lafları ediyorsa mizahı bile yapılamaz. Çünkü komik değil, trajikomiktir.
Kılıçdaroğlu'nun o sözlerini değil Erdoğan, herhangi bir AK Parti seçmeni söyleseydi kıyametler kopardı.
Aydın Doğan'ın adamları başta olmak üzere malum eşhas, tek bir seçmen üzerinden, "bunlar var ya bunlar, kadın düşmanıdır" diyerek kolektif linç kampanyaları düzenlerdi.
Gelgelelim, Kılıçdaroğlu'nun mahut sözleri karşısında...
"Dağdaki çobanın oyu benim oyumla bir mi" diyeninden, "Müftünün karısıyım CHP'nin hastasıyım" kıvamındaki propagandistine; kadın hakları üzerinden mangalda kül bırakmayan CHP yandaşı kalemlerden, sahillerde yaşayan o çok okumuş CHP'li seçmene kadar kimseciklerde "tık" yok.
***
Çok düşündüm; Kılıçdaroğlu kafası yerindeyken o sözleri nasıl söyler diye.
Doğrusu, işin içinden çıkamadım.
Son anda aklıma bir Laz fıkrası geldi, belki de işin sırrı bu fıkrada gizli.
Temel arkadaşı Dursun'la doktora gitmiş.
Doktor demiş ki, "kanser metastas yapmış, en fazla 2 ay ömrün kaldı." Doktora gittiğini duyan bilen mahalleli, "neyin var" diye sorunca da "aids oldum, 2 ay sonra öliyirum" demiş. Oldukça şaşıran Dursun, Temel'i bir kenara çekerek, "Ula ne deyisun, doktor sana kansersun dedi, habu aids de nerden çikti..." deyince, Temel, "Fadime'yi garantiye aliyirum..." cevabını vermiş.
Acaba, diyorum...
Kılıçdaroğlu kumpas maharetiyle oturtulduğu koltukta kimsenin gözü olmasın diye mi böyle yapıyor?
Yani demem o ki, böyle konuşmakla, CHP Genel Başkanlık koltuğunu garantiye mi alıyor?
BİZE ULAŞIN