SALİH TUNA SALİH TUNA

Lan oğlum sen hangi ara oldun?

Unutmuş olamazsınız; "Bunlar iktidara geldiğinde bizi kıtır kıtır kesecekler" diyerek başladılar.
Sonra, özellikle her seçim döneminde, bu algı faaliyetinin değişik versiyonlarını devreye soktular.
Barlar, plajlar kapatılacak, otobüslerde metrolarda haremlik selamlık uygulanacak, karma eğitim bitecek, ila ahir..
En ilgincini de Kılıçdaroğlu söylemişti: "Bunlar lokantaları kapatacaklar..."
Bitmedi...
Erdoğan şayet cumhurbaşkanı seçilirse "diktatörlüğünü" ilan edecek, dediler.
Hatta, "padişah" olacak. Kim ona karşı çıkarsa, malına mülküne el koyup şeyhlere cemaatlere aktaracak, şeklinde algı faaliyeti yürüttüler.
Ne oldu?
FETÖ 15 Temmuz'da savaş uçaklarıyla "diktatör" dediklerinin katline ferman verdi.

***
Maksat şundan ibaretti:
Algı operatörleri ürettiği korkular üzerinden "gettolaşma" oluşturacak, yeri ve zamanı geldiğinde de "gizli el" tarafından bu "gettolar" harekete geçirilecekti.
Taa iki binli yılların başından beri sosyolojiyi operasyona hazır hale getirmek için "endişeli modernler" ile "endişeli muhafazakarlar" arasında korkunç bir "yabancılaştırma" oluşturduklarını dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım.
Dedim ki...
Toplum içinde irtibatın bittiği; gerçeklerin, takımların mevzi kazanmasına kurban edildiği yerde, "gettolaşma" başlamış demektir. Artık her gettonun köşe yazarı, sineması, romanı, ayranı-köftesi kendinedir. Gerçek, vehimle yer değiştirmeye başlayınca da, "gizli el" zevkten dört köşe olur; yetinmek nedir bilmez. İster ki daha da harlı yansın ateş; toplumun bütün irtibat telleri berhava olsun. Böylece, sürgit yaşanan figüran bir korkudur gettolarda. Korktuğu; suyun hidrolizini birlikte öğrendiği sıra arkadaşı, balkonuna çamaşır astığı komşusudur...
Yürümenin bittiği yerde sadece kaçış vardır; kaçış yani "korku."
Hitchcock, "Rebecca" filminde, kahramanlarından Danvers'in, gerilimi oluşturmak için hiç yürümediğini anlatır: "Yürüseydi insanileşirdi..."
Yürümenin durduğu yerde, herkes birbirinin "Danvers"idir!
***
Baktılar yine olmadı. Yani, "endişeli modernleri" taklaya getirme gayreti tek başına yetmedi.
"Endişeli muhafazakarlara" el attılar.
Daha dün "modern- laik kesimlerin malına mülküne el koyup şeyhlere cemaatlere aktaracak" diyen aynı algı operatörleri son zamanlarda, "Erdoğan cemaatleri, İslamcıları vs. bitirecek" demeye başladılar.
Kaç zamandır "muhafazakar sosyolojiyi" sinsi sinsi zehirliyorlar diye feveran etmemin nedeni bu!
Şu sahtekârlara bakın!..
Oturduğu apartmandan ulaşım vasıtasına, içtiği sudan yediği ekmeğe kadar "tecdid" üzre yaşıyor, sonra da mezkur kavramın Türkçesini dillendirdi diye Erdoğan'a cart curt ediyor.
Lan oğlum sen entegrist / vahhabi değil miydin?
Ya sen sayın şebek, daha dün "tarihselciydin" hangi ara Ehl-i Sünnet oldun?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN