Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞEBNEM BURSALI

Özgürlüğün yarım asrında

"45 yıl önce adada denize bile giremezdik ölüm korkusundan. Şimdi denize nazır villamızda güvenle oturuyoruz çok şükür". Bu sözler, yaşı 60'ın üzerinde KKTC'li bir hanımefendinin sözleri. Ada'nın en büyük medya grubunun sahibi Ertan Birinci'nin çok yakın bir aile dostunun pazar günü kendisine söylediği bu sözlerin anlamı ve derinliği çok büyük. Bundan yaklaşık yarım asır önce Kıbrıs adasında Türklerin uğradığı zulüm sona erdi. Hor görülen Kıbrıs Türkleri bugün tam bağımsız bir ülke olarak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de tüm ilgi ve desteğiyle "özgürce" yaşamanın önemini bu sözlerle ifade ediyor.
20 Temmuz'da 45. yılını kutladıkları Barış ve Özgürlük Bayramı, bu yıl daha anlamlı, daha coşkulu kutlandı hem KKTC hem Türkiye olarak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın başkanlığında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Meclis Başkan Vekili Şadi Bilgiç ile MHP adına Meclis Başkan Vekili Celal Adan ve Milletvekili Ahmet Erbaş'ın katıldığı Barış Harekatı'nın yıldönümünde son günlerin sıcak konusu Doğu Akdeniz'deki gelişmeler üzerine mesajlar kararlılıkla iletildi. Başkan Erdoğan'ın "Gerekirse Ayşe tekrar tatile çıkar" diyerek tarihi bir hatırlatma yaparak Türkiye'nin kararlılığını ortaya koyması, Yardımcısı Oktay'ın bu mesajları hatırlatması, KKTC adına Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın Türkiye'nin ve Erdoğan'ın desteğine karşılık Kıbrıs halkının güven hislerini cömertçe ifade etmeleri, MHP lideri Bahçeli'nin de milli davamız Kıbrıs konusunda hiçbir taviz verilmeyeceğine yönelik mesajlarının adresi, iç kamuoyundan ziyade dış muhataplara göndermeydi ve büyük karşılık buldu.
Hayli heyecanlı ve renkli yapısıyla KKTC'nin çiçeği burnunda Başbakanı Ersin Tatar ile yaptığımız özel röportajı dün gazetemizde okudunuz. 1974 ruhunun Erdoğan'ın liderliği ile yeniden dirildiği ve Doğu Akdeniz'de Türkiye ve KKTC'nin kader birliğinin, işbirliği ile muhakkak sonuç alacağına dair mesajları büyük yankı uyandırdı. Bu birlikteliğin, sorunların çözümündeki etki ve önemi çok açık. Ancak yine de iki gün boyunca adada yaptığım görüşmelerde, yapılması gereken ekonomik ve siyasi işbirlikleri dışında sosyal ve halklar arası bağları tekrar canlandırmanın önemini de gördüm. İlk ve orta öğrenim ile üniversite çağındaki neslin KKTC'ye daha çok gezi düzenlenerek kendi gözleri ve gözlemleriyle Kıbrıs'ı tanımaları ve ait hissetmelerinin sağlanması, 500'e yakın Osmanlı eserini, tarih ve medeniyeti ile tarihsel bağlarımızı yerinde görmelerine dair beklenti yüksek. Özellikle uluslararası sanat ve spor müsabakalarında KKTC'nin yer almasının sağlanmasıyla adadaki Türk varlığının uluslararası arenada görünür olacağına dönük bir başka beklenti de var.
Ve ben yeni dönemde iki ülke arası ilişkilere, atılan adımlara, heves ve heyecana ve motivasyona baktığımda, bu yeni adımların atılmaması için hiçbir sebep göremiyorum. Kıbrıs bizim milli davamız, KKTC yavru vatan.. Bu gerçeği ve bilinci hiçbir güç ve hiçbir zorlama değiştiremeyecektir...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA