GÜRCAN BİLGİÇ GÜRCAN BİLGİÇ

Maç içinde maç!

F.Bahçe'nin maça başlangıcı kimsenin beklemediği gibi oldu. Hem beklenen takım farklıydı, hem de oyun anlayışı. Klasik 4-4-2 ile oynamanın yanına önde agresif baskıyı da ekledi Aykut Kocaman... "Bizi çok iyi tanıyorlar" mantığına, ters ayaklı açıklardan vazgeçmiş kurgusunu da ekledi. Sağ ayaklı (Aatif) sağda, sol ayaklı (Hasan Ali) solda idi.
Taktiğin mantığında istediğini de aldı.
Trabzonspor'un kendi oyunundan uzaklaşıp, sadece savunma ile ilgilendiği ilk 45 dakikayı seyrettik. Bu telaşlı oyunda pozisyonlar da elde ettiler ama skordan uzak kaldılar.
İkinci yarı başlarken Trabzon'da bu kadar dominant oynayan bir Fenerbahçe takımı olmamıştı. İpleri ellerine geçirip, kısıtlı kadronun sınırlarını zorlayarak istedikleri golü aradılar. Stoper olmayan iki stoperin dikkatinden kaçan Abdülkadir'in çalışılmış pasına kafasını uzatarak tabelayı değiştirdi Burak...
Tek gol hamlesi vardı rakibin, gerçekleşti.
Yenik duruma düşmek Kocaman'ın hesaplarında yoktu. Valbuena hamlesini galibiyet golü için yapacaktı; beraberliğin peşine düşme kararı olarak geldi. Dripling özelliğine güvenerek de Eljif'e şans verdi.
Bundan sonra başka bir maç başladı. Artık taktik oyunculara aitti. Baskıyı kuran ama bir türlü ceza alanına top sokamayan F.Bahçe, yine kornerden buldu golü. Orta sahada top kaptırıp pozisyona davetiye açan Valbuena, bu kez asistin sahibiydi. Trabzon'da Sosa yeterli görünmediği için yedek başlıyor ama girdikten sonra maçın aklı oluyor. Böylesine ikilemlerde yaptıkları seçimlerle de teknik adamları yargılıyoruz.
Kendine yakışan gerilim ve mücadele içinde, dişe diş geçen bir maç izledik.
Aslında herkesin yetindiği ve üzülmediği bir sonuç çıktı ortaya. Yeni dizilişi ve görev anlayışıyla Aykut Kocaman bir ışık yaktı F.Bahçelilere...
Ön liberosuz, iki forvetli, klasik dörtlü orta sahalı bu dizilişte ısrar etmeli.
BİZE ULAŞIN