ÜLKÜ TAMER

Turgutreis'te bir gün

Turgutreis, Bodrum yarımadasında en sevdiğim yer. İlk 1960'larda gitmiştim oraya. Turgutreis değil, Karatoprak'tı. Bodrum'dan ancak ciple gidilebilirdi. Tarlalar arasından geçerek. Şimdi Sağlık Ocağı'nın bulunduğu yükseltiden dümdüz denize inilirdi. Çevrede villa, dükkân, mağaza, market ne gezer... Mandalina bahçelerinin yanı sıra yine tarlalar... Ev özentisi bir-iki derme çatma yapı... Deniz kıyısında sadece Kortan Oteli.
Artık "inanılacak gibi değil" demiyorum. Nelere tanık olduktan sonra bu sözü çoktan unuttum. Ama bugünün Turgutreis'inin dünkü Karatoprak'la ilgisi yok sanki. Bir baştan bir başa donanımlı küçük bir kent olup çıkmış.

***

Semih Karataşoğlu
ile Mudurnu Chicken'da oturuyoruz. Semih Adanalı. Yıllar önce yerleşmiş Turgutreis'e. Eşi Özlem Hanım'la uzunca bir restoran işletmeciliğinden sonra kendi yerlerini açmışlar. (Eski yerlerinin müdavimleri henüz habersiz bu girişimden.) Yemekte Hıncal'ın kulaklarını çınlatıyorum. O olsa şimdi sebzeli pizzaya, Meksika usulü tavuğa ne övgüler düzerdi... Ben büyük tat alarak yemekle yetiniyorum. Neslihan da öyle. Neslihan'ın ağabeyi Harun ise en mutlumuz belki. Sonunda mercimek çorbasına kavuştu. Güneş Karabuda'dan söz ediyoruz. "Buradaydı," diyor Semih. "Yakında yine gelecek."
Yıllardır görmedim Güneş'i. Kendisini de, çektiği o fotoğrafları da özlemişim.
Semih de, eşi de tanımaktan mutluluk duyduğum insanlar. Turgutreis'e sundukları güzelliklerin karşılığını almalılar.

***

Derken inanamadığım bir şey oluyor. Mudurnu Chicken'ın önünde kemanıyla bir Turgutreisli. Beni görünce söylediği şarkıyı kesip başlıyor "Memik Oğlan" ı çalmaya. Çalıyor, bir yandan da söylüyor: "On dört yaşım diken ile kaplanmış..."
Kendi sözlerini hiç beklenmedik bir yerde, umulmadık bir zamanda, tanımadığı birinin ağzından duyması insanı ne kadar duygulandırıyormuş meğer.
Metin Okan'la sonradan tanıştık. En büyük tutkusu müzikmiş. Kadıkalesi'nde bahçeli bir evde oturuyormuş. Kedileriyle, köpeğiyle, atıyla birlikte... Yüreği sevgi dolu, son derece alçakgönüllü, görmeyi özlediğimiz bir insan.

***

Söz müzikten açılınca, "Yarın Turgut Reis'i anma şenlikleri başlıyor," diyor Semih. "Edip Akbayram'ın da konseri var."
Ne güzel... Edip dostu da dinleyeceğiz, göreceğiz.
Edip hem sesiyle, hem kişiliğiyle en sevdiğim insanlardan biri. Hani, "Tanımasam içimde bir şeyler eksik kalırdı" derler ya, Edip de onlardan. Hem hemşehrim, hem dostum... Daha ne isteyebilirim ki... Telefonla arıyorum Edip'i. Konserinden sonra buluşacağız.

***

Ertesi sabah erkenden kalkıyorum. Semih'in ültimatomu var: "Çelenk törenine katılacaksın."
Katılıyorum. Yağmur altında İstiklal Marşı'nı söylüyoruz. Kaymakam'la Belediye Başkanı Atatürk heykeline çelenk koyuyorlar. Turgut Reis'i anma şenliği "resmen" başlıyor.
Akşamüstü Edip'in konseri alanda... Herkese açık... Herkes de orada... Önce Tolga Çandar çıkıyor sahneye. Arkasından Edip. Yine yüreklerine yerleşiyor dinleyicilerin. Konserden sonra buluşacağız diye sözleşmiştik, sahne arkasına yöneliyoruz. Edip korumaların arasında çıkıp yirmi metre ötedeki oteline yöneliyor. Yaklaşıyoruz.
O arada olanlar oluyor. Korumalar güya Edip'i koruyacaklar ya, gözleri bir şey görmüyor, Neslihan'ı savuruyorlar. Neslihan yerlerde sürükleniyor. O arada Edip "Otelde buluşalım" diye sesleniyor.
Kaldırıyoruz Neslihan'ı. Neyse, kırık çıkık yok. Ama yürüyemiyor bile. Eh, profesyonel koruma yerine bıçkın Turgutreis delikanlılarını görevlendirirsen böyle olur elbet.
Edip'in oteline zor atıyoruz kendimizi. Edip çok üzülüyor tabii. Kısaca hasret gideriyoruz. Sabah altıda yollara düşecek. Ayrılıyoruz.
Neslihan'ın yürümesi olanaksız. Bir zamanların tiyatro sanatçısı sevgili Mehmet Kaya'yla eşi imdadımıza yetişiyor. Taşıtların girmesi yasak bölgeye "acil taksi" getiriyorlar.

***

Kazasız olmasa bile belasız atlatıyoruz bu serüveni. Ertesi sabah Semih'le Özlem Hanım'ın güler yüzleri en iyi ilaç.
"Hadi," diyorum Neslihan'a. "Ağır ağır yürümeye çalış. Şöyle bir marinaya uzanalım hiç olmazsa. Biz Turgutreis'e mi geldik, Mudurnu Chicken'e mi?"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN