TARIK YILMAZ

Çıkışta bize değil gelişmişlere bakın

Merkez Bankası'nı tebrik etmek gerek. Türkiye'de olmayanı yapmaya devam ediyor. Geleceğe yönelik yol haritasını tüm dünyadan önce tarihleri açık açık koymasa da açıkladı. Hafta için ilan edilen çıkış stratejisinden bahsediyorum. Kısaca özetlersek;
Krizde bankalara kaynak yaratmak için (2.5 milyar dolarlık bir destek olmuştu) döviz hesapları zorunlu karşılık oranlarını yüzde 11'den 9'a çekmişti. Bu yeniden yükseltilecek.
Krizde dövizi almak isteyen bankalara 'döviz depo piyasası' adlı piyasadan kaynak sağlamıştı. Bu piyasada bankalara verilebilen kaynak 10.8 milyar dolara kadar yükseltilmiş üstelik borçlanmanın vadesi önce 1 haftadan 1 aya sonra 3 aya çıkarılmıştı. Dolar borç verme faizi ise önce yüzde 10'dan 7'ye ardından 5.5'e düşürülmüştü. Şimdi döviz depoda faiz artışı gündemde.
Bu piyasaya ihtiyaç kalkınca da Merkez döviz deposunda 'dükkanı kapatacak'.
Bunlar döviz tarafındaki işlemler... Bir de TL tarafında yapılacaklar var. Merkez Bankası tarafından piyasaya sağlanan likidite düşürülecek, bu faiz artırımına zemin hazırlayacak. Merkez piyasada fazla para bırakmayacak.
Bunların atılması gereken adımlar olduğu konusunda herkes hemfikir. Üstelik dünya henüz çıkış stratejileri üzerine çalışırken bizim merkez bankamızın ilk adımları atması cesaret verici. Ancak asıl düğümlenilen iki konu var. Biri zorunlu karşılıkların ne zaman artırılacağı (yüzde 11'den 9'a indirilmişti) ikincisi Merkez Bankası'nın faiz artırımları. İndirirken 2.5 milyar dolarlık bankalara bir imkan sağlanmıştı. Bugün daha da büyüyen bankacılık sisteminde bu rakamdan daha yüksek bir tutarın piyasadan çekilmesine neden olacak anlamına geliyor. Bu kritik bir nokta. Bu dönemlerde paranın maliyeti bankalar için yükselebilir. Aynı zamanda vatandaş için daha yüksek bir faiz fırsatı!
İkincisi ve daha önemlisi faiz artırımı. Piyasa uzmanları bu yıl en az 1 en fazla 2 puanlık artış bekliyor. Ancak zaman belirtmeyen Merkez Bankası'nın bu işleri gelişmiş ülke merkez bankalarıyla koordineli yapacağı malumunuz. O halde bizim Merkez, ABD ve Avrupa'yı bekleyecektir. Ancak son birkaç haftadır iki merkez bankasından da gelen açıklamalar 'Faiz artırımları için henüz erken' şeklinde. Uzatmayayım, zamanlama için bize değil Avrupa Merkez Bankası ile ABD Merkez Bankası Fed'in açıklamalarını izlemek daha uygun olacaktır diye düşünüyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN