ÖMER TAŞPINAR

Obama için zor dönem başlıyor

WASHINGTON

Sıradan Amerikan vatandaşı için Irak'ta işlerin gene kötüye gidiyor olması veya Afganistan'da Taliban korkusu nedeniyle seçimlere son derece az katılım olması hiç önemli değil. Pek çok ülkede olduğu gibi Amerika'da halk herşeyden önce ekonomik duruma bakıyor. Ekonomide işler kötüye gidiyorsa kimse dış politikaya aldırmıyor bile. Bu nedenle Amerika için şu aralar en önemli konu ne Afganistan, ne Pakistan, ne de Irak. Ülkedeki bütün siyasi kutuplaşma sağlık sisteminde reform ve bunun ekonomik dengeleri nasıl etkileyeceği yönünde yaşanıyor.
Demokratların başı bu sağlık reformu meselesiyle son derece dertte. Bunun en açık göstergesi Obama'nın hızla düşmekte olan popülaritesi. Obama'ya Amerikan kamuoyunda destek oranı son beş aydır ortalama yüzde 70 civarındayken, bu rakam geçen hafta ilk kez yüzde 50'nin altına indi. Peki Amerikan halkı neden rahatsız? Neden sağlık reformu meselesi ülkeyi bu derece geriyor?
Her şeyden önce sorunu tanımlamak gerekiyor. Amerika'da Avrupa'da olduğu gibi bir sosyal devlet ve her vatandaşı kapsayan bir sağlık sigortası sistemi yok. 300 milyon vatandaşın 50 milyonu sigortasız. Aynı zamanda ABD dünyanın en pahalı ve en çok para harcayan sağlık sektörüne sahip. Bu sektörde inanılmaz rakamlar dönüyor. 14 trilyon dolarlık Amerikan ekonomisinde sağlık sektörü toplam rakamın yüzde 16'sını kapsıyor. Sadece kamu sektörü çalışanlarını kapsayan, emeklileri ve de en fakirleri içine alan sınırlı sağlık sigortası her yıl ortalama 50 milyar dolar açık veriyor. Bu gidişle devletin kendi çalışanları için sağladığı bu dar kapsamlı sigorta sistemi bile 2038 yılında iflas edecek gibi gözüküyor.

Reform zamanı geldi

Peki neden bu kadar çok para, bu kadar verimsiz bir şekilde harcanıyor? Kısa cevap özel sigorta ve ilaç şirketlerinin astronomik kârları. Aynı şekilde hastane ve doktor meslek kuruluşları sistemin bu şekilde devam etmesinin destekçileri. Sonuçta Amerika'da parası olan dünyanın en iyi servisini alıyor. Ama bu hizmet ancak sigortalı olanlara astronomik rakamlar karşılığında veriliyor. Nitekim özel sağlık sigortaları çok pahalı olduğu için bir sürü küçük şirket çalışanlarına sağlık sigortası vermemek için didiniyor. Sonuç olarak dünyanın en zengin ülkesinde 50 milyon insan sigortasız ve sistem gittikçe daha büyük zararlar veriyor . Tipik bir vahşi kapitalizm ve başarısız devlet yönetimi durumu. İşte bütün bu nedenlerle Amerikan sağlık sistemi büyük bir reform gerektiriyor.
1993 yılında Bill Clinton bu sistemi değiştirmek ve milyonlarca insanı piyasanın insafına terk edilmiş olmaktan kurtarmak istemişti. Ancak o dönem Demokratların sağlık sigortası reform yasası tıpkı bugün olduğu gibi çıkarları zedelenecek ilaç şirketlerinin, sigorta devlerinin ve hastanelerle doktorların meslek kuruluşlarının ortak lobileri sonucunda Kongre'den geçmemişti. Gene aynı bugün olduğu gibi yasanın muhalifleri yalanlarla dolu agresif bir reklam kampanyasıyla sıradan Amerikan vatandaşını reformun kötülüğüne ikna etmişlerdi.
Bundan 16 yıl önce Bill Clinton'ın başaramadığını başarmak isteyen Obama'yı şimdi son derece zor bir dönem bekliyor. Bir yandan kurulu düzenden nemalanan statükocular kamuoyunu "sosyalizm geliyor" sloganlarıyla korkutuyorlar. Öte yandan daha bilinçli bir kesim, eğer Amerikan devleti sağlık sigortası işine Avrupa'da olduğu gibi girerse o zaman Amerika'da vergiler tıpkı Avrupa'da olduğu gibi son derece artar diye korkuyor. Artık balayı bitti ve Obama'nın karşısında ciddi bir toplumsal kesim var. Obama eğer taviz vermeden reform yolunda ilerlerse ülkenin yarısını karşısına almış olacak. Ama lider olmak bunu gerektiriyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN